İçeriğe geç
AC

Şirket İçi Uyuşmazlıkta Yetki ve İspat: Çağrının Ulaşması ve Defter Delili

26 Mayıs 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 75 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Ortaklar arasındaki uyuşmazlıklar çoğu zaman esasa girilmeden önce iki noktada tıkanır: davanın hangi mahkemede açılacağı ve şirket iradesinin usulüne uygun oluşup oluşmadığı. TTK ve 6102 sayılı düzenlemenin kurduğu sistemde genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının geçerliliği, çağrı ve toplantı usulüne sıkı biçimde bağlıdır. Bu nedenle delil planı, kararın içeriğinden önce kararın nasıl doğduğu üzerine kurulmalıdır.

Uyuşmazlığın niteliği yetkili mahkemeyi belirler

Ortaklık sıfatından doğan talepler, sözleşmeden doğan alacak talepleri ve haksız fiil iddiaları farklı yetki kurallarına tabi olabilir. Şirket merkezinin bulunduğu yer, sözleşmede yetki kaydı bulunup bulunmadığı ve tarafların tacir sıfatı birlikte değerlendirilmelidir. Sözleşmede tahkim şartı varsa, mahkemeye başvurmadan önce bu kaydın kapsamı okunmalıdır; aksi halde dava usulden reddedilir ve emek boşa gider.

Çağrının ulaşmaması neden ayrı bir dava konusu olur

Genel kurul çağrısının pay sahibine ulaşmaması, kararın iptali talebinin en sık dayanağıdır. Bu iddiayı ileri süren tarafın elinde çağrı mektubunun gönderilmediğini ya da geç ulaştığını gösteren kayıt bulunmalıdır: pay defterindeki adres bilgisi, iadeli taahhütlü gönderi takibi, elektronik ortamda yapılan bildirim kayıtları. Karşı taraf açısından ise aynı belgeler savunmanın omurgasını oluşturur.

Ticari defterler ve elektronik yazışmalar

  • Defterlerin açılış ve kapanış onayları, defterin sahibi lehine delil olma gücünü etkiler.
  • Yönetim kurulu karar defteri ile banka hareketleri arasındaki uyum kontrol edilmelidir.
  • Kurumsal elektronik posta yazışmaları, tarih ve gönderici bilgisiyle birlikte çıktı alınmalıdır.
  • TBK kapsamındaki ortaklar arası ek sözleşmeler ana sözleşmeden ayrı bir klasörde tutulmalıdır.

Yanlış mahkemeye gitmenin bedeli

Yetkisiz ya da görevsiz mahkemede açılan dava, yalnız zaman kaybı değildir; bu süreçte şirket paylarının devri, mal kaçırma niteliğindeki işlemler veya kayıtların değişmesi ihtimali de artar. Bu riski azaltmak için dava açılmadan önce ihtiyati tedbir ve defterlerin incelenmesi taleplerinin hangi mercide ileri sürüleceği netleştirilmelidir. Tedbir talebinin dayanağı olan yaklaşık ispat, dilekçeye eklenen belgelerle desteklenmelidir.

Bu metin genel bir yol haritasıdır. Ana sözleşme hükümleri ve şirket türü sonucu belirgin biçimde değiştirebileceğinden, dosyanızı belgeler üzerinden bir hukukçuyla incelemeniz uygun olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla