İçeriğe geç
AC

Ayıplı Malda On Dört Gün Kafa Karışıklığı: Hakem Heyeti mi, Tüketici Mahkemesi mi

17 Haziran 2026 Medeni Hukuk 2 dk okuma 79 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Tüketici uyuşmazlıklarında en sık görülen iki hata birbirini besler: on dört günlük sürenin yanlış hukuki kuruma bağlanması ve başvurunun yetkisiz mercie yapılması. Her ikisi de tek başına, esasen haklı bir talebin sonuçsuz kalmasına yeter.

Cayma Hakkı ile Ayıp İhbarı Aynı Şey Değildir

Mesafeli Satış Yönetmeliği kapsamında tüketiciye tanınan on dört günlük cayma hakkı, malın ayıplı olup olmadığından bağımsızdır; hiçbir gerekçe göstermeden sözleşmeden dönme imkânı verir. Ayıplı mal ise TKHK kapsamında ayrı bir rejime tabidir ve seçimlik hakların kullanılması cayma süresinin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Cayma süresi geçtiği için hakkının bittiğini düşünen tüketici, aslında kendisine tanınan çok daha geniş bir korumadan vazgeçmiş olur.

Parasal Sınır Merci Hatasının Ana Kaynağıdır

Tüketici uyuşmazlıklarında belirli bir parasal sınırın altındaki taleplerde tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; bu sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar ise tüketici mahkemesinde görülür. Sınırın altındaki bir talep doğrudan mahkemeye taşınırsa dava usulden reddedilir. Parasal sınırlar her yıl yeniden belirlendiğinden, başvuru öncesinde güncel değerin teyit edilmesi ve başvurunun yapılacağı heyetin yerleşim yerine göre doğru seçilmesi gerekir.

Ayıbın Varlığı Nasıl Ortaya Konur

İspat tartışması genellikle ayıbın teslim anında var olup olmadığı üzerinde yoğunlaşır. Bu nedenle şu kayıtlar erken aşamada toplanmalıdır:

  • Fatura, sipariş özeti ve teslim tarihini gösteren kargo kaydı
  • Arızanın ortaya çıktığı ana ait fotoğraf veya video, tarih bilgisi görünecek şekilde
  • Yetkili servise giriş fişleri ve yapılan işlem raporları
  • Satıcı ve üretici ile yapılan yazışmaların tamamı
  • Ürün tanıtma ve kullanma kılavuzu ile garanti belgesi

Seçimlik Hakkı Yazılı ve Net Kullanmak

Tüketicinin ücretsiz onarım, ayıp oranında bedel indirimi, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya sözleşmeden dönme yönündeki tercihi, karşı tarafa açık biçimde bildirilmelidir. Sözlü görüşmelerle sürüncemede kalan taleplerde hem hangi hakkın kullanıldığı tartışmalı hâle gelir hem de süreler işlemeye devam eder. Bildirimin, gönderildiği ve ulaştığı tarihi belgeleyen bir kanaldan yapılması, sonraki aşamada tek başına belirleyici olabilir.

Buradaki bilgiler genel çerçeve sunar. Malın türü, satışın mesafeli olup olmaması ve garanti koşulları sonucu değiştirebileceğinden, başvuru yapılmadan önce somut duruma özgü bir değerlendirme almak isabetli olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla