Yabancıların Türkiye'de çalışabilmesi için alınması gereken izin, işveren ile yabancının birlikte yürüttüğü bir süreçtir. Talep reddedildiğinde çoğu başvurucu yeni bir başvuru yapmayı tercih eder; oysa ret gerekçesi giderilmeden yapılan tekrar başvurular genellikle aynı sonucu doğurur. Bu rehber, çalışma izni reddine karşı idari itiraz ve dava yolunun nasıl işletileceğini ele alır.
Ret Gerekçesini Doğru Okumak
İzlenecek yol, ret sebebinin türüne göre değişir. Pratikte üç grup ayırt edilebilir:
- Belge eksikliği ve şekle ilişkin sebepler; bunlar tamamlanabilir niteliktedir.
- İşyerine ilişkin ölçütlerin karşılanmaması; sermaye, istihdam ve faaliyet konusuna dair değerlendirmeler bu gruba girer.
- Yabancının kişisel durumuna ilişkin sebepler; ikamet durumu, kayıtlarda görünen olumsuzluklar veya güvenlik değerlendirmesi.
İlk gruptaki bir ret için doğrudan dava açmak çoğu zaman gereksiz zaman kaybıdır; buna karşılık üçüncü gruptaki bir ret, yeni başvuruyla aşılamaz ve yargısal denetim gerektirir.
İdari İtiraz Aşaması
Ret kararına karşı, kararı veren idareye yöneltilecek itiraz yolu bulunmaktadır. Bu aşamada dilekçe, gerekçeyi doğrudan hedef almalı ve ret sebebini karşılayan belgeler eklenmelidir. İtirazın kabul edilmemesi halinde idari yargı yolu açık kalır; ancak itiraz süresi ile dava açma süresinin birbirini nasıl etkilediği baştan hesaplanmalıdır. Süre yönetimi bu dosyalarda en kritik konudur, çünkü çalışma izni ile ikamet izni çoğu zaman birbirine bağlı ilerler ve birinin düşmesi diğerini de etkiler.
Dava Aşamasında Dosyanın Kurgusu
- Dava, işlemin tebliğ tarihinden itibaren işleyen süre içinde idare mahkemesinde açılır.
- Dilekçede işlemin sebep, konu, maksat ve şekil unsurları ayrı ayrı denetlenerek hukuka aykırılık iddiası somutlaştırılır.
- YUKK ve ilgili çalışma izni mevzuatı kapsamındaki koşulların fiilen karşılandığı belgelerle gösterilir.
- Yürütmenin durdurulması istemi, yalnızca hukuka aykırılıkla değil; işin kaybı, aile birliğinin bozulması gibi telafisi güç zararlarla desteklenir.
Vatandaşlık Başvurusuyla Bağlantı
Çalışma izni geçmişi, 5901 sayılı Kanun kapsamındaki bazı başvurularda ikamet ve çalışma sürekliliğinin ispatı bakımından önem taşır. Bu nedenle izin sürecindeki kesintiler yalnızca güncel bir sorun değil, ileride kullanılacak bir hakkın da dayanağını zayıflatabilir; kayıtların bütünlüğü bu açıdan da korunmalıdır.
Usule Aykırı İşlem Riski
En yaygın hata, tebligatın işverene mi yabancıya mı yapıldığının karıştırılması ve sürenin yanlış tarihten hesaplanmasıdır. Elektronik sistem üzerinden yapılan bildirimlerde de erişim tarihinin kayda alınması gerekir.
Yukarıdaki bilgiler genel çerçeveyi anlatmaktadır. Başvurunun türü ve ret gerekçesi izlenecek yolu doğrudan değiştirdiğinden, karar metni görülmeden yol seçimi yapılmamalıdır.