İçeriğe geç
AC

Giriş Yasağı Dosyasında Görevli ve Yetkili Mahkeme: Belge Listesi ile Uzlaşma-Dava Tercihi

3 Haziran 2026 Medeni Hukuk 3 dk okuma 75 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Giriş yasağı (tahdit) kaydı çoğu zaman kişi sınır kapısında geri çevrildiğinde fark edilir. Bu rehber, yasağın kaldırılması talebinde hangi merciin ve hangi yer mahkemesinin devrede olduğunu, dosyaya hangi belgelerin konulacağını ve idari çözüm ile dava arasındaki tercihin nasıl kurgulanacağını ele alır.

Yasağın kaynağı belirlenmeden yetki tartışılamaz

Giriş yasağı tek tip bir işlem değildir. Kaydı koyan makam göç idaresi birimi olabileceği gibi, kolluk, sağlık kaynaklı bir bildirim ya da kamu düzeni gerekçesiyle valilik de olabilir. YUKK çerçevesinde konulan tahdidin dayanağı, uyuşmazlığın hangi yargı kolunda görüleceğini belirler. Vatandaşlık statüsüne dokunan tartışmalarda ise 5901 sayılı Kanun ekseninde ayrı bir değerlendirme gerekir. Bu nedenle ilk iş, tahdit kodunun ve dayanak işlemin yazılı olarak öğrenilmesidir; kod bilinmeden yazılan dilekçe çoğu kez konusuz kalır.

Yer yönünden yetkiyi belirleyen bağlantı noktaları

İdari yargıda yetki, işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yere göre belirlenir. Uygulamada üç ihtimal karşımıza çıkar: kaydı koyan il valiliğinin bulunduğu yer, işlemin uygulandığı sınır kapısının bağlı olduğu yer ve merkezi bir birim tarafından tesis edilmişse merkezin bulunduğu yer. Yanlış yer mahkemesine açılan dava esastan incelenmez; dosya yetkili mahkemeye gönderilirken geçen süre, pratikte hak kaybı riskini büyütür. Bu yüzden dilekçe yazılmadan önce dayanak işlemin kim tarafından tesis edildiği belgeyle sabitlenmelidir.

Belge listesi: yetki itirazını baştan kesen dosya

  • Pasaport ve varsa önceki ikamet izni kayıtlarının tam sayfa örnekleri
  • Sınır kapısında düzenlenen geri çevirme veya bilgilendirme tutanağı
  • Tahdit kodu ve dayanak işlemi gösteren yazılı idari cevap
  • Türkiye ile bağı gösteren belgeler: aile birliği, çalışma, öğrenim, taşınmaz kayıtları
  • Yasağın dayandığı olguyu çürüten belgeler (beraat, takipsizlik, borç kapama, sağlık raporu)

İdari başvuru mu, doğrudan dava mı?

Uzlaşma niteliğindeki idari başvuru yolu, yasağın maddi bir hataya, ödenmemiş bir idari para cezasına veya süresi dolmuş bir vize ihlaline dayandığı hallerde hızlı sonuç verebilir. Buna karşılık kamu düzeni veya güvenlik değerlendirmesine dayanan kayıtlarda idari başvuru çoğunlukla kalıplaşmış bir ret ile sonuçlanır ve asıl çözüm yargısal denetimdir. Belirleyici ölçüt şudur: yasağın sebebi belgeyle ortadan kaldırılabiliyorsa idari yol, sebep takdire dayanıyorsa dava yolu önceliklidir. Her iki yol seçilirken dava açma süresinin idari başvuru beklenirken tükenmemesine dikkat edilmelidir.

Dava dilekçesinde talebin kurgusu

Talep yalnızca yasağın kaldırılması ile sınırlı tutulmamalı; işlemin dayanağının hukuka aykırılığı, ölçülülük ve aile hayatına saygı boyutu ayrı başlıklar halinde işlenmelidir. Yürütmenin durdurulması talebi, sınır kapısında tekrar eden mağduriyet somut biçimde ortaya konarak gerekçelendirilir. İdarenin savunmasıyla birlikte gelen işlem dosyası incelendiğinde çoğu kez yasağın gerçek sebebi ilk kez görünür hale gelir; bu aşamada iddiaların yeniden düzenlenmesi gerekebilir.

Yukarıdaki açıklamalar genel nitelikte bilgilendirmedir. Tahdit kodunun türü, kişinin statüsü ve işlemin tarihi sonucu doğrudan etkilediğinden, dosyanızın kendi koşullarına göre bir hukukçuyla birlikte değerlendirme yapılması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla