Sınır dışı etme kararlarında dosyanın kaderini belirleyen unsur çoğu zaman kararın içeriği değil, karara tepki verilen gündür. 6458 sayılı YUKK'un öngördüğü dava süresi, genel idari yargı sürelerine göre belirgin biçimde kısadır; bu kısalık, tebligatın gecikmesi ya da tercüman desteği olmadan yapılan tebliğ nedeniyle çoğu kez fark edilmeden tükenir. Aşağıda süre ekseninde başvuru ve itiraz adımları, usule aykırı işlem riskiyle birlikte ele alınmıştır.
Sürenin Başladığı An Nasıl Tespit Edilir
Süre, kararın ilgiliye, yasal temsilcisine veya avukatına tebliğ edildiği anda işlemeye başlar. Uygulamada tartışma çıkaran noktalar şunlardır: tebliğ evrakında imzanın kime ait olduğu, kararın anladığı dilde bildirilip bildirilmediği ve geri gönderme merkezinde yapılan tebliğin tarihidir. Bu üç unsur belgelenmeden yapılan bir hesaplama yanıltıcıdır. Tebliğ evrakının bir örneği alınamıyorsa, talep dilekçesiyle dosyadan sureti istenmeli, talep tarihi de kayda geçirilmelidir.
İki Ayrı Yol: Sınır Dışı Kararı ve İdari Gözetim
Sınır dışı etme kararı ile idari gözetim kararı birbirinden bağımsız iki işlemdir ve farklı mercilere taşınır. Sınır dışı kararı idare mahkemesinde dava konusu yapılırken, idari gözetime karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulur. En sık rastlanan usule aykırılık, tek dilekçeyle her iki işleme birden itiraz edilmesi ve dilekçenin bir kısım talep yönünden görev veya merci yokluğuyla karşılaşmasıdır. Gözetime yönelik başvurunun her zaman yenilenebilir nitelikte olduğu, buna karşılık sınır dışı davasının süreye bağlı bulunduğu unutulmamalıdır.
Dilekçede Mutlaka Yer Alması Gerekenler
- Kişinin Türkiye'deki hukuki statüsü ve varsa ikamet izni, uluslararası koruma ya da başvuru kaydı
- Kararın dayandığı sebep başlığı ve bu sebebi çürüten somut belgeler
- Aile birliği, çocukların eğitim durumu ve sağlık gerekçeleri gibi kişisel duruma ilişkin deliller
- Geri gönderilmesi hâlinde karşılaşacağı riske ilişkin ülke bilgisi ve belgeler
- Yürütmenin durdurulması talebinin ayrı ve gerekçeli biçimde yazılması
Süre Kaçırıldıysa Ne Kalır
Süre geçtikten sonra dava açma imkânı kural olarak kapanır; bu noktada tartışma, tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığına kayar. Tebligatın geçersizliği ileri sürülecekse, iddianın belgeyle desteklenmesi gerekir: dil, imza, adres veya tebliğ tarihine ilişkin somut çelişki gösterilmelidir. Ayrıca 5901 sayılı Kanun kapsamındaki vatandaşlık başvurusu bulunan kişilerde, bu başvurunun sınır dışı sürecine etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu metin bilgilendirme amacı taşır. Kişinin statüsü, dosyadaki sebep başlığı ve tebligatın niteliği sonucu tümüyle değiştirebileceğinden, karar elinize ulaştığı gün hukuki destek alınması önerilir.