Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/8206 E. , 2023/8635 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/8206 E. , 2023/8635 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafii tarafından hükümlerin duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma günü belirlenerek sanık müdafiine meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine rağmen, belirlenen gün ve saatte hazır bulunmadığı anlaşıldığından duruşmasız olarak yapılan temyiz incelemesinde gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2015 tarihli ve 2014/88 Esas, 2015/233 Karar sayılı kararının, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2018/1286 Esas, 2020/440 Karar sayılı ilâmı ile bozulması üzerine, ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2020 tarihli ve 2020/150 Esas, 2020/157 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık ... hakkında maktuller Rojda ve Dilan'a karşı kasten nitelikli öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 ... maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Sanık ... hakkında maktul ...'a karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. 2. Bu kararın katılan ... vekili, katılan Kurum vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 20.10.2021 tarihli ve 2020/4375 Esas, 2021/13453 Karar sayılı ilâmı ile; Sanığın oğlu olan ve beyanları hükme esas alınan, olayın tek görgü tanığı ...'nın, 20.04.2015 tarihli celsede tanıklıktan ve yeminden çekilme hakkı hatırlatılmadan dinlenilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 45 ... ve 51 ... maddelerine aykırı davranılması, Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2021/585 Esas, 2022/298 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık ... hakkında maktuller Rojda ve Dilan'a karşı kasten nitelikli öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82 ... maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Sanık ... hakkında maktul ...'a karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri; suçun tasarlanarak işlendiğine, sanık hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması, vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. C. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın öldürme kastının bulunmadığına, suçların olası kastla işlendiğine, tahrik nedeniyle daha fazla indirim uygulanması gerektiğine, üst sınırdan fazla ceza tayin edildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ... ile maktul ...'ın ... zamandır gayrı resmi birlikte yaşadıkları, maktuller Rojda ve Dilan'ın ise müşterek kızları olduğu, sanığın başka bir kadınla ilişkisinin bulunması nedeniyle maktullerin evden ayrılmak istemesinden kaynaklanan anlaşmazlıklarının olduğu, olay günü yine bu nedenle çıkan tartışma sırasında sanığın ruhsatsız tabancası ile maktullere toplam 13 el ateş etmek suretiyle her üçünü de kasten öldürdüğü anlaşılmıştır. 2. Sanık savunması, tanıkların anlatımları, maktullerin kesin ölüm sebebine ilişkin olarak İstanbul Adlî Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen otopsi raporları, sanığın ceza ehliyetinin tam olduğuna dair İstanbul Adlî Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinin 31.12.2014 ve 4. İhtisas Dairesinin 09.03.2015 tarihli raporları, olay yeri inceleme tutanağı, uzmanlık raporları, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur. 3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ancak; tanığa ulaşılamaması nedeniyle bozma gereğinin yerine getirilemediği tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Diğer temyiz sebepleri yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın toplam 13 el ateş etmesi ve maktullerde birden fazla kurşun girişi bulunması, isabet sayısı ve yerleri karşısında sanığın olası kastla değil doğrudan öldürme kastı ile hareket ettiğinin anlaşıldığı, olayın ani geliştiği tasarlama şartlarının oluşmadığı, sanık ile maktul ... arasındaki kavganın tanık ...'ın beyanları ile de doğrulanması karşısında maktul ...'a karşı eylemde asgarî şekilde haksız tahrik indirimi uygulanmasında ve eylemi ile orantılı şekilde ceza tayin edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması mahkeme takdirinde olup dosya kapsamı ile uyumlu şekilde yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek uygulandığı anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme ve bozma nedenleri dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Haksız tahrik, tekerrür ve vekâlet ücreti yönünden a) Maktuller Rojda ve Dilan'ın olay anındaki haksız söz ve eylemleri yönünden soruşturma aşamasındaki sanık savunması ile tanık Doğukan'ın anlatımlarının birbirleri ile uyumlu olmadığı, tanık ...'ın da sadece maktul ... ile sanık arasındaki tartışmayı doğrulayıp 30 saniye sonra silah sesleri geldiğini beyan ettiği, maktuller Rojda ve Dilan'ın herhangi bir haksız eyleminden bahsetmediği, sanığın ve tanık Doğukan'ın çelişkili anlatımları dışında somut olayda maktuller Rojda ve Dilan'dan sanığa yönelen haksız bir söz ya da davranışın bulunmadığı gözetilmeden, bu eylemler yönünden koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, b) Tüm aşamalarda sanık hakkında kasten öldürme suçlarından kurulan hükümler yönünden aleyhe temyiz bulunduğu da dikkate alınarak, mükerrir olan sanık hakkında, hapis cezalarına hükmedildiği halde 5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, (Maktul ...'a karşı kasten öldürme suçunda tekerrüre ilişkin hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.) c) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hususları, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık hakkında maktul ...'a karşı kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünde (2-b) numaralı paragrafta açıklanan nedenle katılan ... vekili, katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri tekerrür yönünden yerinde görüldüğünden ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2021/585 Esas, 2022/298 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince, hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin fıkradan sonra gelmek üzere "Sanığın adlî sicil kaydına konu Tuzla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2009 tarihli ve 2008/1651 Esas ve 2009/589 Karar sayılı ilâmı ile verilen ve 05.09.2012 tarihinde kesinleşen ilâmı nedeniyle mükerrir olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58 nci maddesi altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına," ilişkin fıkranın eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Sanık hakkında maktuller Rojda ve Dilan'a karşı kasten nitelikli öldürme suçlarından kurulan hükümler yönünden Gerekçe bölümünde (2-a-b-c) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri haksız tahrik, tekerrür ve vekâlet ücreti yönünden yerinde görüldüğünden ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2021/585 Esas, 2022/298 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi.