Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/9627 E. , 2025/1637 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/1816 E., 2023/2041 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık müdafiinin temyiz isteminin kasten öldürme suçundan kur
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/9627 E. , 2025/1637 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/1816 E., 2023/2041 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık müdafiinin temyiz isteminin kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin bulunmadığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2022/143 Esas, 2023/19 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 14 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.09.2023 tarihli ve 2023/1816 Esas, 2023/2041 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik soruşturma ile hüküm kurulduğuna, sanığın öldürme ya da yaralama kastı bulunmadığından ve olayda birçok şüphe mevcut olduğundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2. maddesinin c, d ve e fıkraları gereğince beraatine, aksi kanaat halinde sanığın olayda meşru savunmada bulunarak sınırı heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşması nedeniyle aynı Kanun'un 223/3-c maddesi gereği ve meşru savunmanın koşullarında hataya düştüğünden ceza verilmesine yer olmadığına, bu talep de kabul edilmezse sanığın üzerine atılı suç ile fiil arasında illiyet bağının bulunmaması ve hastane sorumluluğunun varlığı sebebi ile sanığın taksirle yaralama veya öldürme suçundan cezalandırılmasına, aksi hâlde neticesi sebebi ile ağırlaşmış yaralama suçundan cezalandırılmasına, lehe hükümlerin ve haksız tahrik indiriminin azami miktarda uygulanmasına ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanığın eylemi ile maktulün ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının bulunmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında indirim miktarının isabetli olduğu, sanık lehine takdiri indirim hükmünün uygulandığı, başkaca uygulanabilecek lehe hükmün bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.09.2023 tarihli ve 2023/1816 Esas, 2023/2041 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sinop Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Maktul ...'ın, Ayancık ilçesi ... Köyü muhtarı olduğu, olay tarihlerinde köyde işçilerin defne yaprağı topladıkları, sanık ...'ın ise kendi bahçesindeki defne yapraklarının toplanmamasını istediğini muhtara söylediği, 13/03/2022 günü sanığın kızının düğünü bittikten sonra köyüne dönerken arazisinin yanından geçerken arazisindeki defne yapraklarının toplanmış olduğunu gördüğü, durumu işçilere sorduğunda işçibaşı ...'nın kendisine arazisine girmediklerini, durumu köy muhtarı ile görüşebileceğini söylediği, sanığın köy muhtarını telefon ile aradığı, muhtarın sanığın arazisinin yanına geldiğinde sanığın oğlu ... ve işçibaşı olarak çalışan ...'nın da yanlarında oldukları, görüşmenin tartışmaya dönüşmesi üzerine sanık ...'in o esnada yanında bulundurduğu ruhsatsız tabancayı çıkararak köy muhtarı ...'ı sol klavikula orta kısmından bir atış atarak yaraladığı, köy muhtarının yere düşmesi üzerine sanığın oğlu ... ile birlikte 112'yi arayarak yardım talep ettikleri, ardından muhtarı kaldırıp kendilerinin aracına yükleyerek ambulansa yetiştirmek istedikleri, muhtarın kilolu olması sebebiyle arazinin üst kısmında bulunan yeğeni olan ...'dan yardım istedikleri, ...'nın da gelmesiyle muhtarı araca yükleyerek ambulansın geliş istikametine doğru yola çıktıkları, ...Mevkinde ambulans ile karşılaştıkları ve muhtarı ambulansa teslim ettikleri, teslim olmak için Jandarmaya doğru yola devam ettikleri esnada ... Mevkinde kolluk kuvvetleri ile karşılaştıkları, sanığın burada kolluk kuvvetlerine teslim olarak olayda kullanmış olduğu tabanca ve şarjörü içerisindeki mermileri teslim ettiği, önce Ayancık Devlet Hastanesine ardından Sinop Atatürk Devlet Hastanesine sevk edilen ve tedavisi devam eden muhtar ...'ın ise 20/03/2022 tarihinde hayatını kaybettiği, 20/06/2022 tarihli otopsi raporunda, ölüm sebebinin ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kot, klavikula vertebra kırığı ile birlikte medulla spinalis harabiyetinden gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğunun, ölenin vücudunda tespit edilen bir adet ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarasının tek başına öldürücü nitelikte olduğunun belirtildiği, 31/03/2022 tarihli uzmanlık raporunda, olay yerinde ele geçirilen bir adet boş kovanın 7032178 seri numaralı Kırıkkale Marka 7,65 çapında ruhsatsız tabancadan atıldığının tespit edildiği, 28/03/2022 tarihli uzmanlık raporunda, sanığın olayda kullandığı 7032178 seri numaralı Kırıkkale Marka 7,65 çapında ruhsatsız tabanca ve şarjörü ile içerisindeki 6 adet merminin 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz ateşli silah ve fişeklerden olduğunun tespit edildiği, Sanığın her ne kadar öldürmeye elverişli bir tabanca ile muhtarı tek atışla vurarak neticesinde 20/03/2022 tarihinde ölümüne sebep olmuşsa da, muhtarı vurduktan sonra 112'yi aradığı, hemen ardından oğlu ... ve yeğeni ... ile birlikte muhtarı aracına yükleyerek ambulansın geliş istikametine doğru yola çıktıkları, nitekim yolda ambulans ile karşılaşıp muhtarı onlara teslim ettiği, yine olayda kullandığı tabancanın içerisinde 5 adedi şarjörde bir adedi haznede olmak üzere 6 adet merminin daha bulunduğu, dolayısıyla muhtara karşı tek atışta bulunduktan sonra eylemine devam edebilecek durumdayken bunu yapmayıp ona yardım etmek istediği, bu nedenle sanığın öldürme kastı içerisinde olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, ancak sanığın muhtarı silah ile vurarak onu hayati tehlike geçirecek şekilde yaralayıp ardından ölümüne neden olmasının eyleminin neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçunu oluşturduğu, yerleşik Yargıtay içtihatlarında fail hakkında bu maddenin uygulanabilmesi için ''failin yaralama kastı ile hareket etmesi, mağdurun 86.maddenin 1 veya 3.fıkrasında düzenlenen şekilde yaralanması, failin eylemi ile arasında illiyet bağı olacak şekilde mağdurun ölmesi, failin meydana gelen ölüm sonucuna ilişkin en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması'' şartlarının birlikte olması gerektiğinin arandığı, somut olayda, sanığın tabanca ile muhtarı vurduktan sonrasındaki davranışlarından muhtarı yaralama kastı ile hareket ettiğinin kabulü gerektiği, sanığın 13.03.2022 tarihinde her ne kadar maktule Kırıkkale marka 7.65 mm çapında ruhsatsız tabancası ile tek el atış sonucunda maktulü sol klavikulada kırık oluşturup cilt cilt altı yumuşak doku seyirle cervikal 7. Vertebrayı kırarak medulla spinalisi bu seviyede tam kat katederek sağ 1. Kot seviyesi paravertebral yumuşak dokuda sonlanacak şekilde yani hayati tehlikeyi neden olacak biçimde yaralaması neticesinde 20.3.2022 tarihinde hastanede tedavi sonucunda ölümüne neden olmuş ise de sanığın tabancasında bulunan 7 adet mermiden sadece 1 tanesini kullanmış olması ve maktulün yaralanması sonrası maktule yardım ederek araca alıp hastaneye ulaşmasını sağlaması sırasında gösterdiği çaba da dikkate alındığında sanığın aslında maktulü öldürmek amacıyla değil yaralamak amacıyla ateş ettiği, maktulün baş, gögüs ve karın gibi daha hayati bölgeleri seçmeksizin genellikle yaralamayla yani ölümle sonuçlanmayacak clavicula gibi halk arasında köprücük kemiği olarak bilinen omuz kemerinin ön kısmında yer alan uzun ve ince kemik bölgesini hedeflemek suretiyle buradan vurmasına rağmen ve daha sonra onun kurtulması için hastaneye kaldırılarak ve tedavi altına alınmasını sağlayacak bicimde gösterdiği gayret sonucunda hastanede 7 gün tedavi sonrası maktulün öldüğü de dikkate alındığında sanığın eyleminin neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçunu oluşturduğu kanaatindeyim.