Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/278 E. , 2025/3904 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3157 E., 2024/2990 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması 1. Hükmün açıklanması üzerine 14.09.2023 tarihli İl
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/278 E. , 2025/3904 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3157 E., 2024/2990 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması 1. Hükmün açıklanması üzerine 14.09.2023 tarihli İlk Derece Mahkemesi kararında sanık hakkında kasten yaralama suçundan 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen kararın istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince, haksız tahrik indirim oranı ve yanlış kanun maddesi uygulanması gerekçeleri ile bozulmasından sonra, anılan karara direnme yetkisi bulunmayan ve kanunen uyma zorunluluğu bulunan İlk Derece Mahkemesince kasten yaralama suçundan 8 ay 22 gün hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün aslında Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, esas olarak Bölge Adliye Mahkemesince bu hususlarda bozma kararı verilemeyeceği, bu tür kararların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak verilmesi gereken kararlardan olduğu, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde kurulan yeni mahkûmiyet hükmünün ceza miktarının artmış olması nedeniyle temyizi kabil olduğu kabul edilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Açıklanan hükmün İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 26.01.2024 tarihli kararıyla bozulması üzerine Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2024 tarihli ve 2024/259 Esas, 2024/425 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun ) 86/1-3-e, 87/3, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 8 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 10.10.2024 tarihli ve 2024/3157 Esas, 2024/2990 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; hükmün açıklanma şartlarının oluşmadığı, haksız tahrik indirim oranın yetersiz olduğuna, eylemin levye ile gerçekleştirilmediğine, vekalet ücretinin fazla miktarda takdir edildiğine ilişkindir. 2.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; ceza miktarına, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III.GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından silahtan sayılan aletle gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, suç vasfının kasten yaralama olarak kabulünde ve belirlenen yaptırımda isabetsizlik olmadığı, sanık lehine haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, haksız tahrik indirim oranının yerinde olduğu, hükmün açıklanması koşullarının oluştuğu, hüküm tarihinde geçerli asgari ücret tarifesi uyarınca katılan lehinde vekalet ücretine hükmedilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararındaki vekaletin mahsubuna karar verilmemesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 10.10.2024 tarihli ve 2024/3157 Esas, 2024/2990 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. fıkrası uyarınca Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde karar verildi.