Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/4238 E. , 2025/6889 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/346 E., 2025/38 K. SUÇA SÜRÜKLENEN SUÇ : Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi sonucunda kişinin ölmesi HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hük
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/4238 E. , 2025/6889 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/346 E., 2025/38 K. SUÇA SÜRÜKLENEN SUÇ : Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi sonucunda kişinin ölmesi HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/9. maddesinde, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 253/6. maddesine paralel bir şekilde "Derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği" hüküm altına alınmış olup, anılan maddenin gerekçesinde de "fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hallerde derhal beraat kararı verilebileceği"nin belirtilmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.06.2016 tarihli ve 126–207 sayılı kararı başta olmak üzere yerleşmiş uygulamasında "zamanaşımının gerçekleşmesi durumunda derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller hariç öncelikle beraat değil, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi, aksi halde, yani derhal beraat kararı verilmesini gerektiren hallerde ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.12.2012 tarihli ve 864-1861, 26.06.2012 tarihli ve 978-2 50... .01.2007 tarihli ve 254-5 sayılı kararları başta olmak ve Özel Dairelerce de benimsenmiş olan birçok kararında da açıkça vurgulandığı gibi yargılama yapılmasına engel olup, davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme ya da Yargıtay tarafından resen zamanaşımı kuralı uygulanarak kamu davasının düşmesine karar verilmesinin zorunlu olmasına göre; eylemin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir hal, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığından zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle mahkemece re'sen ve diğer iddialardan önce davanın düşmesine karar verilmesi zorunluluğuna riayet edilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi sonucunda kişinin ölmesi suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle düşme kararını suça sürüklenen çocuğun temyiz etmesinde hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık ve müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Kanun'un 286/1 ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2019 tarihli ve 2018/247 Esas, 2019/107 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında olası kastla öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine, karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2019/1443 Esas, 2021/1409 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Gaziantep Bölge Adliyesi Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının, katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 11.07.2024 tarihli ve 2022/12894 Esas, 2024/5275 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 98/2. maddesinde belirtilen yardım ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunu oluşturduğu nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Elbistan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2025 tarihli ve 2024/346 Esas, 2025/38 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi sonucunda kişinin ölmesi suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 98/2 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307/3 maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle, suçun işlenmediğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, lehe hükümlere ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, ölene yönelik eylem nedeniyle uygulanmayan lehe hükümler yönünden yasal ve yeterli gerekçe gösterildiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Suça sürüklenen çocuğun temyiz istemi yönünden Zamanaşımı nedeniyle düşme kararına karşı suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminde hukuki yararı bulunmadığından, suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elbistan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2025 tarihli ve 2024/346 Esas, 2025/38 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Elbistan 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık önce olası kastla öldürmeden beraat etmiş; Yargıtay bozması ile eyleminin TCK 98/2'deki yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi sonucu kişinin ölmesi suçunu oluşturduğu kabul edilerek 1 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmıştır. Ayrıca bir suça sürüklenen çocuk hakkında zamanaşımından düşme kararı verilmiştir.
Hukuki İlke: Yardım/bildirim yükümlülüğünün ihlali sonucu ölüm meydana gelmesi (TCK 98/2) ayrı bir suç tipidir ve öldürmeden beraat halinde bu suç yönünden mahkûmiyet kurulabilir. Zamanaşımından düşme kararına karşı, derhal beraat gerektiren bir hal bulunmadıkça, sanığın/çocuğun temyizinde hukuki yarar yoktur.
Uygulama Sonucu: onama (çocuğun temyizi hukuki yarar yokluğundan reddedilmiş, sanık yönünden onama)
Dava Strateji Notu: Ölümle sonuçlanan olaylarda öldürme kastı ispatlanamasa da, yardım/bildirim yükümlülüğü ihlali (98/2) bir tali sorumluluk kapısıdır; savunma sırf öldürme kastının yokluğuna odaklanırsa bu suça düşülebileceği hesaba katılmalı. Düşme kararı sanık lehineyse temyiz hukuki yarardan yoksundur.