KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2025/4877 E., 2025/6476 K.
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/416 E., 2023/771 K
- Suç
- Kasten yaralama İNCELEME KONUSU
- Karar
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Detayı
430 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Küçükçekmece
22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2023 tarihli ve 2022/416 Esas, 2023/771 Karar Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 62, 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, itiraz edilmeksizin 08.12.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 11.06.2025 tarihli ve 2024/26330 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2025 tarihli ve KYB - 2025/76993 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2025 tarihli ve KYB - 2025/76993 sayılı kanun yararına bozma isteminin.
"Dosya kapsamına göre, sanığın katılan ........'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarını işlediğinden bahisle mahkumiyetine karar verilmiş ise de, dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu'nun 27.06.2022 tarihli raporu ile katılanın yaralanmasının basit tıbbi bir müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, sanık hakkında cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurunu oluşturan 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi kapsamında kalan kasten yaralama suçundan ayrıca hüküm kurulamayacağı gözetilmeden,
yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Sanık hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2022 tarihli ve 2022/39809 Soruşturma, 2022/11821 Esas, 2022/8866 İddianame numaralı evrakı ile düzenlenen iddianamede sanığın katılana yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından cezalandırılmasına karar verilmesi talep edilmiş, Mahkemece sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetine, kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hüküm istinaf edilmeksizin kesinleşmiş ise de, anılan hüküm yönünden mahallinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu, Mahkemece 26.06.2025 tarihli ek karar ile kanun yararına bozma talebine konu incelenen dosyanın dönüşünün beklendiği belirlenmekle, kasten yaralama eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsurunu oluşturup oluşturmadığının mahallinde Mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen Küçükçekmece
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Sanık, katılana yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından yargılanmış; adli raporla yaralamanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu belirlenmiştir. Mahkeme yaralamadan ayrıca HAGB kurmuş, Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma istemiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsurunu oluşturan TCK 86/2 kapsamındaki basit yaralamadan ayrıca hüküm kurulamaz; bu değerlendirmenin mahallinde yapılması gerekir.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Hürriyetten yoksun kılmada cebir zaten suçun unsurudur; aynı fiile dayanan basit yaralamadan ayrı ceza verilmesine karşı çıkmak, çifte cezalandırmayı önler.