Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2025/5652 E. , 2025/8230 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1430 E., 2023/2661 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 17.06.2025 tarihli ve 2024/307 Esas, 2025/4802 Karar sayılı kararın
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2025/5652 E. , 2025/8230 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1430 E., 2023/2661 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 17.06.2025 tarihli ve 2024/307 Esas, 2025/4802 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.08.2025 tarihli ve KD-2023/135005 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, dosya kapsamı ve keşif sırasında çekilen fotoğrafların incelenmesi sonucu ayrıca olay sırasında tarafların hareketli olması da nazara alındığında, sanık ve mağdurların olay anında bulundukları yerlerin kesin biçimde tespit edilemeyeceği, tek el atış yapılması karşısında olay yerinde bulunan aracın sanığın görüş alanını etkileyip etkilemeyeceği ile ateşlenen av fişeğinin içinde kaç adet saçma tanesinin bulunduğu hususlarının göz önüne alınarak keşif yapılması gerektiği, av fişeğinin içinde çok az sayıda saçma tanesinin bulunması halinde her iki mağduru da muhakkak isabet alacağının söylenemeyeceği, suç kastında oluşan şüpheli durumun sanık lehine değerlendirilerek, sanığın eylemi sonucunda hedefte olmayan kişilerin yaralanmasının muhakkak değil muhtemel olduğunun ve sanığın öngördüğü muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalarak eylemine devam ettiğinin kabulü ile sanığın katılan ...’ya yönelik eyleminin TCK’nın 21/2. maddesi kapsamında "suçun kanuni tanımında belirtilen unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesi halinde olası kast vardır" tanımına uygun şekilde gerçekleştiği ve sanığın muhtemel olan yaralama neticesinden olası kastla sorumlu tutulması gerektiği, sanık ...'nin tüfeği ile bir el ateş etmesi devamında başkaca ateş etme eyleminin olmaması, tek bir fiil ile hem katılan ...'yi öldürmeye teşebbüs ettiği, hem de katılan ...'yı olası kastla yaraladığı, 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi uyarınca daha ağır cezası olan katılan ...'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi katılan ... 'ya yönelik olası kastla yaralama suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden bahisle, sanık hakkında katılan ...'ya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs hükmüne yönelik onama ilâmının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Katılan ... ve sanık ... arasında husumet bulunduğu, olay günü aralarında yaşanan tartışma sırasında yaralanan sanık ...’nin evine gidip yanına av tüfeği alarak katılan ...’nin ahırına doğru yöneldiği ve ahırın yakınında gördüğü katılan ...’ye doğru hedef gözeterek bir el ateş ettiği, atış sonucu av tüfeğinden çıkan saçma tanelerinden birinin olayla ilgisi olmayan katılan ...’nın göğüs bölgesine isabet ettiği, katılan ...’nın hemen yanında bulunan tanık İbrahim’in ve katılan ...’nin isabet almadıkları anlaşılan olayda, katılan ...'nın katılan ...'ye yakınlığı nazara alındığında av tüfeği ile ateş edildiğinde isabet almasının mutlak, muhakkak olduğu fikri içtimanın oluşmadığı, katılanlara yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından hükümler kurulması gerektiğinin anlaşılması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 17.06.2025 tarihli ve 2024/307 Esas, 2025/4802 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Dosya içeriğine göre; katılan ... ve sanık ... arasında husumet bulunduğu, olay günü aralarında yaşanan tartışma sırasında yaralanan ...’nin evine gidip yanına av tüfeği aldığı, yürüyerek ...’nin ahırına doğru yöneldiği ve ahırın yakınında gördüğü ...’ye doğru hedef gözeterek bir el atış yaptığı, ...’nin bu sırada sanık ...’yi görmediği, atış sonucu av tüfeğinden çıkan saçma tanelerinden birinin olayla ilgisi olmayan katılan ...’nın göğüs bölgesine isabet ettiği, tek atış sonucunda katılan ...’nın hemen yanında bulunan (duruşmadaki beyanlara göre 50 cm. yanında duran) tanık İbrahim’in ve yaklaşık 4 metre yanlarında duran katılan ...’nin isabet almadıkları anlaşılmaktadır. Kabulü yapılan maddi olayın nitelendirilmesi sırasında Mahkemece sanık ...’nin katılanlar ... ve ...’ya karşı eylemini doğrudan kastla gerçekleştirdiği kabul edilmiş ise de, bu kabul olayın oluşuna, günlük hayat tecrübelerine ve yerleşik yargı kararlarına uygun değildir. Sanık ...’nin etkili mesafeden katılan ...’yi hedef gözeterek av tüfeği ile ateş etmesi, onun ...’yi öldürmek istediğine delalettir ancak gerçekleştirilen eylem sonucunda sanık ile arasında husumet de bulunmayan ...’nın isabet alacağının muhakkak olduğunu söylemek tarafımızca mümkün görülmemektedir. Şöyleki; dosya kapsamı ve keşif sonucu ibraz edilen fotoğraflar incelendiğinde tarafların hareketli olması da gözetildiğinde bulundukları yerlerin tereddütsüz tespit edilemeyeceği, sanık ...’nin de uygulamalı keşfe katılması sağlanarak ateş ettiği yerin belirlenmesi gerektiği, sanık müdafi tarafından yapılan keşfe bu gerekçeyle itiraz edildiği, olay sırasında tek el atış yapılması karşısında olay yerinde bulunan aracın sanığın görüş alanını etkileyip etkilemeyeceğinin, ayrıca av fişeğinin içinde kaç adet saçma tanesinin bulunduğunun gerek keşif sırasında gerek mahkemece yapılan değerlendirmede göz önüne alınmadığı, eğer av fişeğinin içinde çok az sayıda saçma tanesi var ise her iki katılanın da muhakkak isabet alacağının söylenemeyeceği, kaldı ki sanığın yaptığı atış sonucunda katılan ...’ye herhangi bir saçma tanesi isabet etmediği gibi ...’nın hemen yanındaki tanık İbrahim’in vücuduna da saçma tanesi isabet etmediği anlaşıldığından, suç niteliğinde oluşan şüpheli durumun sanık lehine değerlendirilip katılan ...’ya karşı muhtemel olan yaralama neticesinden olası kastla sorumlu tutulması ve içtima hükümleri çerçevesinde hüküm kurulması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan itirazın reddine ilişkin çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.