İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2026/662 Karar: 2026/1738 Tarih: 2026

Yargıtay 1. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2026/662 K.2026/1738)

1. Ceza Dairesi 2026/662 E. , 2026/1738 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1238 E., 2024/1020 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili k

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2026/662 E. , 2026/1738 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1238 E., 2024/1020 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili k

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2026/662 E. , 2026/1738 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1238 E., 2024/1020 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Didim (Yenihisar) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.08.2024 tarihli ve 2023/1238 Esas, 2024/1020 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 53, 58. maddeleri gereğince 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 09.10.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 26.12.2025 tarihli ve 2025/13098 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/522 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/522 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın adli sicil kaydına göre başka suçlardan hakkında akıl hastalığı nedeniyle güvenlik tedbirlerinin uygulandığı anlaşılması karşısında, sanığın psikolojik tedavi görüp görmediğinin araştırılması ve varsa hastahane kayıtlarının sanığa sorularak celbi ile suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiillerin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı konusunda, yöntemince sağlık kurulu raporu alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un, “Basit yargılama usûlü” başlıklı 251. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili birinci fıkrası ve yedinci fıkrasının ilgili bölümüne göre; “(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (Ek cümle:8/7/2021-7331/23 md.) 175 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz. ... (7) Basit yargılama usulü, ..., akıl hastalığı, ... hâlleri ile ... uygulanmaz.” 2. İnceleme konusu dava dosyasında; hükümlünün adlî sicil kaydında hakkında akıl hastalığı nedeniyle güvenlik tedbirine hükmedilmiş olduğu dikkate alındığında hükümlünün suç tarihi itibarıyla ve halen 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığı ve akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğini haiz olup olmadığının, Adlî Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından alınacak sağlık kurulu raporu ile tespit edilmesini müteakip hükümlünün sağlık durumuna göre, talebi olmasa dahi zorunlu müdafi atanması, yargılamanın basit yargılama usûlüne göre yürütülememesi ve hukuki durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği dikkate alınmadan karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan verilen Didim (Yenihisar) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.08.2024 tarihli ve 2023/1238 Esas, 2024/1020 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Basit yargılama usulüyle kasten yaralamadan (TCK 86/2, 86/3-a) mahkûm edilen hükümlünün adli sicilinde, başka suçlardan akıl hastalığı nedeniyle güvenlik tedbiri uygulandığı görülmektedir. Buna rağmen hükümlünün suç tarihindeki akıl sağlığı araştırılmadan basit yargılamayla mahkûmiyet kurulmuş, Bakanlık kanun yararına bozma istemiştir.

Hukuki İlke: TCK 32 kapsamında, akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli ölçüde azalmış olan failin cezai sorumluluğu farklı değerlendirilir; bu husus sağlık kurulu raporuyla tespit edilmelidir. Ayrıca CMK 251/7 uyarınca akıl hastalığı hâllerinde basit yargılama usulü uygulanamaz; sağlık durumuna göre, talep olmasa dahi zorunlu müdafi atanması gerekir.

Uygulama Sonucu: Hükümlünün TCK 32 kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığı yöntemince alınacak sağlık kurulu raporuyla tespit edilmeden, zorunlu müdafi atanmadan ve CMK 251 kapsamında basit yargılamayla mahkûmiyet kurulmasının kanuna aykırı olduğu belirlenerek karar CMK 309/3 uyarınca kanun yararına bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: Adli sicilde akıl hastalığına bağlı güvenlik tedbiri kaydı bulunması, sanığın cezai ehliyetinin sağlık kurulu raporuyla mutlaka araştırılmasını gerektirir; bu tür dosyalarda basit yargılama usulü uygulanamaz ve zorunlu müdafi şarttır. Müvekkilin geçmiş sağlık kayıtlarını dosyaya kazandırıp TCK 32 değerlendirmesinin yapılmasını talep ediyorum. — Av. Aycan Ceylan

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla