KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2024/5578 E., 2026/1614 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/181 E., 2024/891 K.
- İlk derece mahkemesi
- Pınarbaşı(Kayseri) Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/205 E., 2023/263 K.
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 63... parsel sayılı 217, 00... yüz ölçümündeki taşınmaz, tapu kaydına istinaden ... adına tespit ve tescil edildikten sonra 31.08.2020 tarihli satış işlemi ile davalı ... adına devredilmiştir.
Davacı vekili; muris ...'nun mal kaçırmak amacı ile dava konusu 1 63... parsel sayılı taşınmazı satış gibi gösterilerek ... adına tescil ettirdiğini, daha sonra taşınmazın kötü niyetli olarak ...’a devir edildiğini, murisin davalıya devir ettiği taşınmazın yüzölçümünün 1 10... olmasına rağmen kadastroda 2 17... olarak tescil edildiğini ileri sürerek tapu kaydının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
Davalı ... vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, satışların gerçek satış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın 11.05.2022 tarihinde açıldığı, kadastro tutanağının 27.02.1987 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... mirasçıları ... vd. vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5578, K. 2026/1614, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama