İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1646 K.2025/6194

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/1646Karar2025/6194Tarih24 Aralık 2025Okuma7 dk · 1.328 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2025/1646 E., 2025/6194 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Aralık 2025
Mahkemesi
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/934 E., 2025/356 K.
İlk derece mahkemesi
Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/240 E., 2024/77 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.328 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davacının murisi ...'nın 92... parselde 4 mesken ve 1 işyerinin bulunduğunu, murisin taşınmazdaki 1 ve 4 numaralı bağımsız bölümü eşi ...'ya, 2 numaralı bağımsız bölümü oğlu ...'ya, 3 numaralı bağımsız bölümü davacıya vereceğini söylediğini, iş yeri vasıflı 5 numaralı bağımsız bölümü ise uhdesinde tutacağını belirttiğini, murisin 16.05.1994 tarihinde davacıya 3 numaralı bağımsız bölümü ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle devrettiğini ancak uhdesinde tutacağını söylediği 5 numaralı bağımsız bölümü davalı ...'ya temlik ettiğini;

davacının annesi muris ...'nın, 16.05.1994 tarihinde eşi ...'dan aldığı 2 adet meskeni 17.04.2000 tarihinde oğlu ...'ya devrettiğini, murislerin işlemlerinin mirastan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek 1 92... parselde kayıtlı 1, 4 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davalının akdedilen ölünceye kadar bakma sözleşmesinin gereklerini eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, muris tarafından hiçbir şekilde mal kaçırma kastı ile hareket edilmediğini ve davacı tarafça da bizzat imzalanan ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile bütün mirasçılara miras hakkı verildiğini, murisin terekesinde de malvarlığı bulunduğunu, annesi muris ...’nın 1 ve 4 numaralı bağımsız bölümleri bakım karşılığı devrettiğini, muris ...'nın hem eşine olan bakım borcunu yerine getiren hem de kendisinin bakımını üstlenen ve gelecekte sağlık sorunlarının arttığı dönemde de kendisine bakacak olan oğlu davalıya,

eşinden aldığı taşınmazları devrettiğini, anne ...'nın bu tutumunda kızı olan davacının 1990'lı yılların başında dava konusu aile apartmanından ayrılması ve babası olan murise karşı bakım borcunu yerine getirmemesinin etkili olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; muris ...'nın taşınmazlarının bir kısmını tüm mirasçıları arasında paylaştırdığı, davalıya da aynı resmi senet ile taşınmaz devrettiği, muris ...'nın amacının yapılan temlik işlemleri ile mirasçıları arasında mal bölüştürme iradesiyle olduğu, yine muris ...'nın devir işleminin bütün malvarlığına oranına ve mirasçı sayısına göre makul sayılabilecek ölçüde olduğu,

devrettiği taşınmazlardan bir tanesinin intifa hakkını üzerinde bıraktığı ve ölünceye kadar burada ikamet ettiği, satışa konu edilen bir malın devrinin belirli bir semen karşılığında olacağı kuşkusuz olup malın bedelinin ise mutlaka para olması şart olmayıp belirli bir hizmet ya da emek de olabileceği, buna göre murisin gerçek irade ve amacının diğer mirasçısından mal kaçırma olmadığı, murisin yıllarca bakımını yapan davalı oğluna minnet duygusu ile hizmet karşılığı temliki yaptığı, satış işleminin muvazaalı olmadığı, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanık beyanları ile iddianın kanıtlandığını, her iki murisin yaptığı işlemlerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, muris ...’nin yaptığı işlemin değerlendirilmediğini, muris ...’in en kıymetli taşınmazlarını oğluna temlik ettiğini, davacının yapılan işleme rızası olmadığını, kendisine temlik edilen taşınmazı da davalının baskıları sonucu davalıya devretmek durumunda kaldığını, muris ...’nin bakıma ihtiyacı olmadığını, temlikin minnet duygusu ile yapılamayacağını, davacının da murisleri ile ilgilendiğini ancak kız çocuğu olduğu için taşınmazların davalıya devredildiğini,

murisin maaşının da davalı tarafından kullanıldığını, temlik tarihinde de murisin bakıma ihtiyacı olan bir kişi olmadığını, muris ...’nin temlik tarihinde dava konusu 2 adet taşınmaz dışında taşınmazı olmadığını, murisin yaptığı temlikin tüm malvarlığına oranının makul sayılamayacağını, murislerin davalının baskısı altında temlikleri yaptığını, davacının da adına kayıtlı taşınmazı bu baskı nedeniyle devretmek zorunda kaldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dosya içeriğinden; muris ...’nın 24.04.2002 tarihinde öldüğü, geride eşi ... ile çocukları olan tarafların mirasçı olarak kaldığı, muris ...’nin de 15.09.2021 tarihinde öldüğü, muris ...’in 30.05.1994 tarihli ölünceye kadar bakma akdi ile dava konusu 1 92... parseldeki 1 ve 4 nolu bağımsız bölümleri eşi olan ...’ye, 2 ve 5 nolu bağımsız bölümleri davalıya, dava dışı 3 nolu bağımsız bölümü de davacıya temlik ettiği, muris ...’nin dava konusu 1 ve 4 nolu bağımsız bölümleri 17.04.2000 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik ettiği, davacının muris ... ve muris ... tarafından davalıya temlik edilen 1, 4 ve 5 nolu bağımsız bölümler için eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.

Hemen belirtmek gerekir ki; muris ... tarafından davalıya temlik edilen 5 nolu bağımsız bölüm yönünden, murisin aynı resmi akit ile davacıya da aynı taşınmazda bağımsız bölüm temlik ettiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerinde değildir.

Davacının 1 ve 4 nolu bağımsız bölümlere yönelik temyiz itirazına gelince;

Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Böyle bir durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237., (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün, diğer bir söyleyişle mirasbırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ile durumun aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup-olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Öte yandan, satışa konu edilen bir malın devrinin belirli bir semen karşılığında olacağı kuşkusuzdur. Ancak semenin, bir başka ifade ile malın bedelinin mutlaka para olması şart olmayıp belirli bir hizmet veya bir emek de olabileceği kabul edilmelidir. Esasen muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılan davaların hukuki dayanağını teşkil eden 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın, mirasbırakanın gerçek iradesinin mirasçıdan mal kaçırma olması halinde uygulanabilirliğinde kuşku yoktur.

Somut olayda; muris ...’nin temlik tarihi itibariyle malvarlığının tümünü oluşturan dava konusu 1 ve 4 nolu bağımsız bölümleri 17.04.2000 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik ettiği kayden sabit olup davalının anılan taşınmazların bakım karşılığı devredildiğini belirttiği ancak dosya kapsamından muris ...’nin 17.04.2000 tarihi itibariyle dava konusu taşınmazları devretmesini gerektirecek ölçüde bakıma ihtiyacı olmadığı hususu;

davacının 1990'lı yılların başında dava konusu aile apartmanından ayrılması ve babasına karşı bakım borcunu yerine getirmemesi nedeniyle de muris ...’nin dava konusu devirleri yaptığına ilişkin davalı savunması birlikte değerlendirildiğinde muris ...’nin temlik tarihinde malvarlığının tamamını oluşturan 1 ve 4 nolu bağımsız bölümleri tek erkek evladı olan davalıya mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı temlik ettiği sonucuna varılmaktadır.

Hal böyle olunca; dava konusu 1 ve 4 nolu bağımsız bölümler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1-Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,

2-Davacı vekilinin değinilen yön itibariyle yerinde görülen temyiz itirazının kabulüyle, temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3- İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/1646, K. 2025/6194, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1646
Karar No
2025/6194
Tarih
24 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/1650 K.2025/7501
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1651 K.2025/5999
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/1652 K.2025/4340
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/1655 K.2025/4341
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/1659 K.2025/4266
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1662 K.2025/6374

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.