İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/23304 K.2025/5449

Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca durmasına ilişkin kararın, itiraz…

Esas2023/23304Karar2025/5449Tarih12 Mayıs 2025Okuma7 dk · 1.342 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2023/23304 E., 2025/5449 K.

Karar tarihi
12 Mayıs 2025
Konu
Dolandiricilik İban Magduriyeti
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2021/584 E., 2022/661 K
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması

Karar Detayı

1.342 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca durmasına ilişkin kararın, itiraz edilmeksizin 21.09.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2023 tarihli ve 2023/4488 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/119459 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/119459 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Her ne kadar Bursa

13. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2022 tarihli kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın sanığa erteleme kararı verilirken itiraz süresi ve usulünün CMK 263 şerhinin belirtilerek bildirilmesinin gerektiği, (tutuklu bulunan şüpheli veya sanık zabıt katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutuk evi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vermek üzere) mevcut dosyada söz konusu maddede belirtilen hususların yer almadığı,

itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve mercinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile kesinleştiğinden söz edilemeyeceği ve bu nedenle erteleme kararının henüz kesinleşmediği bu haliyle denetim süresi başlamadığı ve kovuşturma şartının oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında açılan kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de.

Dosya kapsamına göre, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.08.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararda itiraz yolu ve merciinin "kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren on beş(15) gün içinde ....

BURSA NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİNE itiraz yolu açık olmak üzere" denilerek sarih bir şekilde belirtildiği, kararın 15.10.2020 tarihinde Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan şüpheliye "Bursa Dava Açılmasının Ertelenmesi Bürosunun 13.10.2020 gün ve 2020/53562 CBS Soruşturma sayılı yazılarını Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35 inci maddesine uygun olarak okunup anlatılmak suretiyle tebliğ/tebellüğ ettim." ibaresiyle ıslak imzasına tebliğ edildiği, bu tebliğ-tebellüğ belgesinde de ...'ın ve tebliğ eden infaz koruma görevlisinin ıslak imzaları bulunduğu,

dolayısıyla kararı tebliğ alan şahsın karara karşı itiraz hakkı bulunduğunu da tebliğ aldığı karar içeriğinden okuyabileceği gibi kararın şüpheliye okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edildiği, bu haliyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek kesinleştirildiği ve açılan kamu davasında kovuşturma şartının gerçekleştiği cihetle; yargılamaya devam olunarak esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A.

Şüpheli hakkında, 12.07.2020 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 26.08.2020 tarihli ve 2020/53562 Soruşturma, 2020/1446 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 15.10.2020 tarihinde Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edildiği,

04.11.2020 tarihinde tedbirin infazı için Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlanıldığı, şüphelinin uyarılmasına rağmen müdürlüğe başvurmadığı gerekçesiyle 11.08.2021 tarihinde dosyanın kapatılmasına karar verilerek 17.09.2021 tarihinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, C.

Erteleme kararının kaldırılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2021 tarihli ve 2020/53562 Soruşturma, 2021/28567 Esas, 2021/21017 sayılı iddianamesi ile Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, D. Bursa

13. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.09.2022 tarihli ve 2021/584 Esas, 2022/661 Karar sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

E. Kanun yararına bozma istemi ve Tebliğname de karar tarihinin "13.09.2022" yerine "03.09.2022" olarak gösterilmesi maddi hata kabul edilerek yapılan incelemede: 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesi ile tutuklu bulunan şüpheli veya sanığın kanun yollarına başvurusu kolaylaştırılmak, başvurunun zamanında yapılıp yapılmadığı, sürelerin kesilip kesilmediği konusundaki tereddütler de ortadan kaldırılmak istenmiştir.

Buna göre tutuklu bulunan, şüpheli veya sanık sözlü olarak tutuklu bulunduğu kurum müdürüne veya kararı veren mahkemenin zabıt kâtibine başvurabilir. Bu başvuruyu dilekçeyle de yapabilir. Her iki hâlde de başvurular önce ilgili deftere kaydedilir, sonra bu konuda tutanak düzenlenir ve tutanağın bir örneği tutukluya verilir. Kurum müdürlüğünce gönderilen dilekçe ve tutanak mahkeme kâtibince de ayrıca deftere kaydedilir.

Zabıt kâtibi veya kurum müdürünün başvuru ile ilgili yaptığı işlemlerle kanunun öngördüğü süreler kesilmiş olur. CMK'nın 263. maddesi, tutuklanan şüpheli veya sanıkların, tutukluluk halindeyken kanun yollarına başvurma hakkını düzenleyen bir hükümdür. Bu madde sayesinde, tutuklu bulunan kişiler haklarını korumak ve hukuki süreçte aktif rol almak amacıyla çeşitli başvurularda bulunabilirler.

Tutuklu olan her şüpheli veya sanık tutukluluk kararı verildiği andan itibaren kanun yollarına başvurma hakkına sahiptir. Bu hak, kişinin savunma hakkının bir parçasıdır. Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir unsuru olarak etkin başvuru yolu ve yöntemine verilen önem dikkate alındığında, Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen.

"Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." şeklindeki düzenleme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 13. maddesinde güvence altına alınan etkin başvuru hakkı ve 5271 sayılı CMK'nın "kararların gerekçeli olması" başlıklı 34. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen.

"Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir" hükmü ile aynı Kanun'un 232. maddesinin altıncı fıkrasının ilgili bölümünde yer verilen.

"Hüküm fıkrasında, ...kanun yollarına başvurma.... olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." şeklindeki düzenlemeye uygun olarak kararın tebliğinin şeklî değil, faydalı, amacına uygun, hak arama hürriyetini ve etkin başvuru hakkını engellemeyecek biçimde olması gerekmektedir.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın şüpheliye yüklediği yükümlülükler karşısında, Anayasa'nın 36. maddesinde yer alan "Adil Yargılama Hakkının" gereği olarak hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine kararına itiraz etme yetkisinin tanınması gerektiği, Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasının bu yönde olduğu,

nitekim 17.10.2019 tarihli 7188 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile CMK'nın 171/2. maddesinde, Dairemiz uygulamaları ile uyumlu şekilde değişiklik yapılarak erteleme kararlarına karşı suçtan zarar gören veya şüphelinin bu karara CMK'nın 173. madde hükümlerine göre itiraz edebileceği düzenlenmiştir.

Cumhuriyet savcısının kararına karşı CMK'nın 173. maddesinde tanınan itiraz hakkının da, kanun yolu olan "itiraz" hakkı olarak kabul edilmesi gerektiği, CMK'nın 260 - 266. maddeleri arasında düzenlenen kanun yollarına başvuru hakkı, hakim ve mahkeme kararlarına karşı getirilmiş bir düzenleme ise de, maddi ceza hukukunun aksine, ceza muhakemesi hukukunda sınırlı da olsa kıyasın mümkün olduğu,

bir karar veya hükme ilişkin kanun yolunun belirlenmesi sırasında kıyas ve yorum yoluna başvurulabileceği, ancak temel hak ve özgürlüklere ilişkin düzenlemeleri daraltıcı şekilde kıyas yapılamayacağı, dolayısıyla tutuklunun kanun yollarına başvurma yöntemine ilişkin CMK'nın 263. maddesinin Cumhuriyet savcısınca verilen kararlara ilişkin olarak kıyasen uygulanabileceği, kabul edilmelidir.

Kararın tebliğinin şeklî değil, faydalı, amacına uygun, hak arama hürriyetini ve etkin başvuru hakkını engellemeyecek biçimde olması gerektiği, Uluslararası Sözleşmeler, Anayasa ve çeşitli kanunlardaki hak arama özgürlüğü ile ilgili tüm düzenlemelerin de kanun yollarına etkili başvuru hakkını sağlamak amacıyla getirildiği gözetildiğinde.

6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca verilen "kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın tebliğinde, ceza infaz kurumunda yapılacak tebligata, şüphelinin karara nasıl itiraz edebileceğine dair açıklamanın eklenmesi gerekeceği, aksi halde, karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmeyeceği, kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak,

sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı tutuklu veya hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğine ilişkin ihtar ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerekeceği, açıklanan nedenlerle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinde, itiraz hakkını ceza infaz kurumunda olması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle kullanabileceği ihtaratının aranması gerektiği anlaşıldığından.

Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli ve 2021/584 Esas, 2022/661 Karar sayılı durma kararının Kanun'a uygun olduğu belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/23304
Karar No
2025/5449
Tarih
12 Mayıs 2025
Konu
Dolandiricilik İban Magduriyeti

İlgili Rehberler

  • Forex Dolandırıcılığı Mağduru Ne Yapmalı?
  • Kripto & Dolandırıcılık Toplu Talep
  • Dolandırıcılık / IBAN Makaleleri

İlgili Kararlar

  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/23296 K.2025/7358
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/23266 K.2025/7346
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/23248 K.2025/6314
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/23245 K.2025/5445
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/23236 K.2025/6316
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/23209 K.2025/6654

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.