İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/8461 Karar: 2025/486 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/8461 K.2025/486

10. Ceza Dairesi 2024/8461 E. , 2025/486 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/496 E., 2024/708 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme n

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/8461 E. , 2025/486 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/496 E., 2024/708 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme n

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/8461 E. , 2025/486 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/496 E., 2024/708 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun sübutuna, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinde belirtilen hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 6. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. III. GEREKÇE Gürbulak sınır kapısından Türkiye'ye girişte pasaport kontrolünden geçtikten sonra yolcu salonu arama nöbet noktasında sanığın çantasında yapılan aramada 249 adet metadon hapın ele geçtiği olayda; Sanığın aşamalarda 73 yaşında olduğundan yaşa bağlı akıl, kalp, tansiyon, şeker hastalıkları ile kronik baş, bel, bacak ağrılarının olduğunu savunduğu, alınan kan/idrar raporlarında savunması ile uyumlu ağrı kesici de dahil değişik ilaç etken maddelerinin tespit edildiği, Türkiye'ye 3 ay süre ile Denizli'de yaşayan kızlarını ziyaret için geldiğini, metadon hapların İran'da yasal ve reçete edilebilir olduğunu, Türkiye'de yasak ve uyuşturucu madde kapsamında olduğunu bilmediğini söylediği; sanık müdafiinin duruşmada tercümesiyle birlikte sunduğu reçetenin de incelenerek sanığın tedavisi için İran'da dahiliye ve cilt doktoru tarafından metadon içeren ilacın reçete edildiğinin tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu 5. Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan alınan raporda da metadonun birçok ülkede "kronik ağrı" tedavisinde ilaç olarak kullanıldığı, fakat Türkiye'de aynı zamanda bağımlılık yapma özelliğinin de bulunması sebebiyle ruhsat verilmediğinden ilaç olarak satılmadığının belirtildiği, ancak yine Adli Tıp Kurumunca yapılan kapsamlı ve teknik araştırma sonucunda aynı zamanda metadonun, Türkiye'de 29.12.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan "madde bağımlılığı tedavisinde kullanılacak ilaç ve maddeler" listesinde bulunduğunun da açıklandığı, Sanığın, kendi ülkesinden reçeteli olarak Türkiye'de kalacağı 3 ay süre boyunca yetecek miktarda satın aldığı metadon içeren hapları kendi tedavisi amacıyla Türkiye'ye getirdiğine, kendi ülkesinden metadon içeren hapları tedavi amacıyla yasal ve reçeteli olarak satın aldığına ve Adli Tıp raporuna göre birçok ülkede tedavi amacıyla reçetelendirilen metadon içeren ilaçların Türkiye'de ruhsatlandırılmadığını, satışının olmadığını ve uyuşturucu madde kapsamında olduğunu bilmediğine yönelik baştan beri istikrarlı savunmalarının yaşı, yaşına bağlı hastalıkları, alınan kan/idrar raporları, ele geçen suç konusu maddenin miktarı, sosyal ve kültürel durumu ile tüm dosya kapsamına göre mümkün, samimi ve inandırıcı olduğu, bu suretle sanığın suçun konusu hakkında hataya düştüğü anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 30/1. maddesine göre "Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen kimse kasten hareket etmiş olmaz." hükmü gereğince sanığın üzerine atılı suçtan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a. maddesi uyarınca Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İran vatandaşı 73 yaşındaki sanık, Gürbulak sınır kapısında çantasında 249 adet metadon hapıyla yakalanıp uyuşturucu madde ithalinden mahkum edilmiştir. Sanık, hapları kronik ağrıları için İran'da reçeteli ve yasal aldığını, Türkiye'de yasak olduğunu bilmediğini savunmuştur.

Hukuki İlke: Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen kimse kasten hareket etmiş sayılmaz (TCK 30/1); reçeteyle yasal alınan bir maddenin Türkiye'de ruhsatsız/yasak olduğunun bilinmemesi samimi ve inandırıcı ise suçun konusunda hata söz konusudur.

Uygulama Sonucu: Bozma - yaşı, hastalıkları, kan/idrar raporları, İran reçetesi ve Adli Tıp raporuyla desteklenen istikrarlı savunma karşısında sanığın suçun konusunda hataya düştüğü, TCK 30/1 uyarınca beraati gerekirken mahkumiyet kurulması hukuka aykırı bulunmuş, sanığın salıverilmesine de karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Kendi ülkesinde reçeteli/yasal bir ilacı sınırdan getiren yabancı sanıkta savunma, reçete, tıbbi durum ve Adli Tıp raporuyla desteklenen konu hatasına (TCK 30/1) dayandırılmalı; istikrarlı ve tutarlı anlatım beraat için belirleyicidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla