İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/8970 Karar: 2026/1387 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/8970 K.2026/1387

10. Ceza Dairesi 2024/8970 E. , 2026/1387 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/225 E., 2020/550 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Sarıkamış Asliye Ceza Mahkeme

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/8970 E. , 2026/1387 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/225 E., 2020/550 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Sarıkamış Asliye Ceza Mahkeme

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/8970 E. , 2026/1387 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/225 E., 2020/550 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf incelemesinden geçmeksizin 06.06.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2024 tarihli ve 2024/7200 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB - 2024/112979 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB - 2024/112979 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 08/11/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Sarıkamış Cumhuriyet Başsavcılığının 30/01/2018 tarihli iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 09/12/2020 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği ve anılan hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de, Sanığın daha önce inceleme dışı 30/09/20 18... /12/2018 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı Kars Cumhuriyet Başsavcılığınca 18/04/2019 tarihli ve 2018/7250 soruşturma, 2019/32 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süre ile ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, sanığın denetim süresi içerisinde aynı türden suç işlediğinden bahisle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda mahkûmiyetine ilişkin Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/04/2021 tarihli ve 2020/6 esas, 2021/246 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 05/09/2023 tarihli ve 2022/1759 esas, 2023/939 sayılı bozma kararında yer alan "Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 2017/6318 Esas, 2017/6699 Karar, 2016/15 83... /3200 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önceki tüm uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma eylemlerinin suçun temadi etme özelliği karşısında tek suç, bu aşamadan sonra ilk kullanma ve bulundurma eylemlerine ihlal, iddianame düzenleninceye kadar gerçekleşen kullanma bulundurma şeklindeki birden fazla eylemin ise TCK 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği.." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, somut olayda Kars Cumhuriyet Başsavcılığının 18/04/2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı içerisinde kalan inceleme konusu 08/11/2017 tarihli eylem nedeniyle sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/197 Esas ve 2019/148 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 08.11.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Sarıkamış Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2018 tarihli ve 2017/1392 Soruşturma, 2018/52 Esas, 2018/49 sayılı iddianamesi ile Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce Kars Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/1209 sayılı soruşturmasında Kars Sulh Ceza Mahkemesine 2013/234 Esas sayılı dava açıldığından 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2019 tarihli ve 2018/197 Esas, 2019/148 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 11.06.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 3. Sanığın denetim süresi içerisinde 22.02.20 20... .09.2019 tarihlerinde işlediği kasıtlı suçlardan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.12.2020 tarihli ve 2020/225 Esas, 2020/550 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf incelemesinden geçmeksizin 06.06.2023 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/6 Esas ve 2021/246 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 30.09.20 18... .12.2018 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından yapılan soruşturma sonunda, Kars Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2019 tarihli ve 2018/7250 Soruşturma, 2018/32 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 22.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 2. Şüphelinin 25.10.2019 tarihinde aynı nev'iden suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Kars Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2019 tarihli ve 2018/7250 Soruşturma, 2019/2159 Esas, 2019/1331 sayılı iddianamesi ile Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2021 tarihli ve 2020/6 Esas, 2021/246 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 05.09.2023 tarihli ve 2022/1759 Esas, 2023/939 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. C. 5237 sayılı TCK'nın 191. madddesinde yer alan Kanun hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları "(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir. (3) (Değişik: 28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir." şeklinde düzenlenmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi gereğince verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüphelinin tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usûlüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibariyle de usûl ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlâl ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesinin zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde (5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde) ilgili sulh ceza hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usûle uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usûle uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir. 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usûlüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Yine Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." hükmü kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta ve ancak bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği ve iddianame düzenlenmeden aynı nev'i suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da; 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (a) bendinde belirtilen "kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi" şartının gerçekleşmesinden yani dava açma şartının gerçekleşmesinden sonra işlenen 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde belirtilen aynı nitelikteki eylemin de artık 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiğidir. İddianame düzenlendikten sonra aynı nev'i suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olayda; Sanığın incelemeye konu 08.11.2017 tarihli eylemi hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince Sarıkamış Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2018 tarihli ve 2017/1392 Soruşturma, 2018/52 Esas, 2018/49 sayılı iddianamesi ile Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesine, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeksizin usulsüz şekilde doğrudan açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; Sanığın 30.09.20 18... .12.2018 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından yapılan soruşturma sonunda, Kars Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.04.2019 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesinden sonra 25.10.2019 tarihinde yeniden aynı nev'iden suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Kars Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2019 tarihli ve 2018/7250 Soruşturma, 2019/2159 Esas, 2019/1331 sayılı iddianamesi ile Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda verilen Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2021 tarihli ve 2020/6 Esas, 2021/246 Karar sayılı mahkûmiyet kararının Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 05.09.2023 tarihli ve 2022/1759 Esas, 2023/939 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği anlaşıldığından; Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesince, davanın, Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/6 Esas sayılı dosyasının bozmadan sonra aldığı esas numarasının belirlenerek bu dava ile birleştirilmesine karar verilmesi, sanığın 08.11.2017 tarihli eyleminin, yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda erteleme kararından önce işlendiği, bu nedenle tek suça konu olacağı ve cezanın bireyselleştirilmesinde 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesince, tüm eylemlerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekeceği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2020 tarihli ve 2020/225 Esas, 2020/550 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla