İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/2 Karar: 2025/1830 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/2 K.2025/1830

10. Ceza Dairesi 2025/2 E. , 2025/1830 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1138 E., 2019/1192 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi hükmünün kaldırılması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Ret (sanık ... yönünden) 2. Temyiz istemlerinin esastan reddi ile

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/2 E. , 2025/1830 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1138 E., 2019/1192 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi hükmünün kaldırılması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Ret (sanık ... yönünden) 2. Temyiz istemlerinin esastan reddi ile

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/2 E. , 2025/1830 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1138 E., 2019/1192 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi hükmünün kaldırılması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Ret (sanık ... yönünden) 2. Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması (diğer sanıklar yönünden) İTİRAZA KONU KARARLAR : 1. Ret (Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında) 2. Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması (Sanık ... hakkında) İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairemizin, 26.11.2024 tarihli ve 2020/12827 Esas, 2024/25325 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.12.2024 tarihli ve KD-2019/68288 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, A. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki red kararlarının kaldırılmasına ve hükümlerin esastan incelenmesi talebine, B. Sanık ... hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanırken 5237 sayılı TCK'nın hem 188/3-2. cümle hem de 188/5. hükümlerinin birlikte uygulanamayacağından bahisle temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması ilamının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine, İlişkindir. II. GEREKÇE A. Sanıklar ..., ..., ... ve...hakkında 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yönünden; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince duruşma açılarak verilen hükmün 15.05.2019 tarihli oturumda tefhim edildiği; sanıklar ... ve ... müdafilerinin 15.05.2019, ... müdafiinin 16.05.2019 ve...müdafiinin 17.05.2019 tarihli süre tutum dilekçeleri ile hükümleri temyiz ettikleri; gerekçeli kararın sanıklar .... ve .... müdafilerine 31.05.2019 tarihinde, ... ve ... müdafilerine ise 03.06.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve sanıklar müdafilerinin 5271 sayılı CMK'nın 295/1. maddesinde belirtilen yedi günlük süreden sonra gerekçeli temyiz dilekçelerini sundukları anlaşılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli 2019/495 Esas ve 2021/116 Karar sayılı ve 13.12.2023 tarihli 2022/515 Esas ve 2023/661 Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, hukuk devleti olmanın gereği olarak, verilen kararlar ile kurulan hükümlere karşı kanun yolları, şekli, süresi ve sonuçlarının ilgililere açıkça bildirilmemesi veya eksik bildirilmesi durumunda, usulüne uygun sebep içeren dilekçe var ise bu kapsamda temyiz incelemesi yapılmalı, aksi hâlde ilgiliye yapılacak meşruhatlı tebligatla yedi günlük süre içinde yasal düzenlemeye uygun sebep bildirmemesi hâlinde sebep yokluğundan dolayı temyiz talebinin reddedileceği ihtar edilmeli, sonucuna göre esasa ilişkin temyiz incelemesi yapılıp yapılmayacağına karar verilmesi gerektiği hususu da değerlendirildiğinde; Sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerini belirttikleri dilekçelerini sunmuş oldukları görülmekle; usûl ekonomisi açısından yeniden tebligat yapılmasına gerek olmadığı, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar...,...,..., ve .... hakkındaki hükümler yönünden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. 2. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 3. Sanıklar ...,..., ve .... hakkında kurulan hükümler yönünden; Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafileri ile sanık ...'in temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... hakkında 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yönünden; Zincirleme suçlarda, hüküm kurulurken uygulanacak kanun maddelerinin belirlenmesinde, zincire dahil olan her bir suç yönünden 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesindeki kriterler uyarınca suç bazlı olarak temel cezalar belirlendikten sonra, her suç yönünden kendi içinde gerçekleşen nitelikli hallerin de uygulanması suretiyle, her bir suç yönünden ayrı ayrı belirlenen sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması neticesinde daha ağır ceza gerektiren suç belirlenip, daha hafif ceza gerektirdiği tespit edilen suçların nitelikli halleri uygulanmadan, sadece daha ağır ceza gerektiren suça ilişkin temel cezalar belirlenip, bu suça ilişkin nitelikli hallerin de uygulanması suretiyle belirlenecek ceza üzerinden, 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle sanık hakkında sonuç cezanın tayin edilmesi gerekmektedir. Bu bilgiler doğrultusunda temyize konu dosya incelendiğinde: Sanığın, 01.02.2017 tarihli ilk suçu olan, suç tarihinde on sekiz yaşını tamamlamamış olan tanık ...'e sentetik kannabionid türü uyuşturucu madde satma eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 188/3-2. cümlesi ve 188/4-a maddelerinin uygulanmasını; 01.02.2017 tarihli ikinci suçu olan, diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte ...'ya sentetik kannabinoid türü uyuşturucu madde satma eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 188/3, 188/4-a ve 188/5. maddelerinin uygulanmasını; 05.02.2017 tarihli üçüncü suçu olan, ...'a sentetik kannabinoid türü uyuşturucu madde satma eyleminin TCK'nın 188/3 ve 188/4-a maddelerinin uygulanmasını gerektirdiği ve sanık hakkında, bu üç ayrı suçun aynı suç işleme kararı altında gerçekleştirildiği gerekçesi ile zincirleme suç hükümleri uygulanmasına karar verildiği ancak uygulama yapılırken, daha ağır cezayı gerektiren suçun tespiti için bir karşılaştırma yapılmadan, sanığın işlediği kabul edilen tüm suçların bünyelerinde barındırdığı nitelikli hallerin hepsinin aynı suç üzerinde birleştirilerek uygulanması neticesinde sonuç ceza belirlenmesi hukuka aykırı görüldüğünden, sanık ... hakkındaki hüküm yönünden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. 2. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Zincirleme suçlarda, hüküm kurulurken uygulanacak kanun maddelerinin belirlenmesinde, zincire dahil olan her bir suç yönünden 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesindeki kriterler uyarınca suç bazlı olarak temel cezalar belirlendikten sonra, her suç yönünden kendi içinde gerçekleşen nitelikli hallerin de uygulanması suretiyle, her bir suç yönünden ayrı ayrı belirlenen sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması neticesinde daha ağır ceza gerektiren suç belirlenip, daha hafif ceza gerektirdiği tespit edilen suçların nitelikli halleri uygulanmadan, sadece daha ağır ceza gerektiren suça ilişkin temel cezalar belirlenip, bu suça ilişkin nitelikli hallerin de uygulanması suretiyle belirlenecek ceza üzerinden, 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle sanık hakkında sonuç cezanın tayin edilmesi gerekmektedir. Bu bilgiler doğrultusunda temyize konu dosya incelendiğinde: Sanığın, 01.02.2017 tarihli ilk suçu olan, suç tarihinde on sekiz yaşını tamamlamamış olan tanık ...'e sentetik kannabionid türü uyuşturucu madde satma eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 188/3-2. cümlesi ve 188/4-a maddelerinin uygulanmasını; 01.02.2017 tarihli ikinci suçu olan, diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte ...'ya sentetik kannabinoid türü uyuşturucu madde satma eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 188/3, 188/4-a ve 188/5. maddelerinin uygulanmasını; 05.02.2017 tarihli üçüncü suçu olan, ...'a sentetik kannabinoid türü uyuşturucu madde satma eyleminin TCK'nın 188/3 ve 188/4-a maddelerinin uygulanmasını gerektirdiği ve sanık hakkında, bu üç ayrı suçun aynı suç işleme kararı altında gerçekleştirildiği gerekçesi ile zincirleme suç hükümleri uygulanmasına karar verildiği ancak uygulama yapılırken, daha ağır cezayı gerektiren suçun tespiti için bir karşılaştırma yapılmadan, sanığın işlediği kabul edilen tüm suçların bünyelerinde barındırdığı nitelikli hallerin hepsinin aynı suç üzerinde birleştirilerek uygulanması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR A. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE, B. 5271 sayılı CMK'nın 308/2. maddesi gereği Dairemizin 26.11.2024 tarihli ve 2020/12827 Esas, 2024/25325 Karar sayılı ilâmının KALDIRILMASINA, C. Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinin (2.) kısmında açıklanan nedenle, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, D. Sanıklar ..., ... ve...hakkında kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinin (2.) kısmında açıklanan nedenle, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararında Cumhuriyet savcısı ile sanıklar müdafileri ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, E. Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinin (2.) kısmında açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedenine göre hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla