Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/258 E. , 2025/4469 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3678 E., 2024/4018 K. SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmü
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/258 E. , 2025/4469 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3678 E., 2024/4018 K. SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü : I. HUKUKİ SÜREÇ A. Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, 3. 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesinin sanık hakkında uygulanmaması gerektiğine, 4. Tanık dinlenmemesi ve adı geçen ...’ın araştırılmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ve arama işleminde bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca araştırılacak başkaca bir husus da kalmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçu 5237 sayılı TCK'nın “Topluma Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü kısmının, “Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü bölümünde düzenlenmiştir. Bu suçlarda korunan hukuki yarar tüm toplumunun sağlığı olduğu gibi suçun mağduru da tüm toplumdur. Mağduru tüm toplum olan suçlarda 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesinde yazılı zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olsa da, dava konusu olaydaki Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü gibi aynı anda birden fazla kişiye uyuşturucu madde satma eylemlerinde uyuşturucu madde satılan ve haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan dosya tanıklarının uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun mağduru kabulü ile şartları bulunmadığı halde fikri içtima hükümleri uygulanarak 5237 sayılı TCK'nın 43/2. maddesi uyarınca cezanın artırım yoluna gidilmesi hukuka uygun değildir. 2. Ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesinde yazılı “değişik zamandan” anlaşılması gereken eylemin gerçekleştiği sırada az ya da çok bir zaman aralığı olması gerektiğidir. Araştırma- fiziki takip- rızaen teslim ve muhafaza altına alma tutanağı içeriği, sanık ve tanıkların beyanları ile tüm dosya kapsamına göre; suç tarihinde haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan tanıklar ... ve ...'ın sanığa ait ikamete girip kısa bir süre kalarak çıktıktan sonra her ikisinin de üzerinde uyuşturucu maddeler ele geçirildiği olayda; tanıkların aşamalardaki beyanlarındaki çelişkiler ve ikamet içerisinde gerçekleşen uyuşturucu madde alışverişin görülmemiş olması göz önünde alındığında, somut olayda sanığın tanıklara değişik zamanlarda ayrı ayrı uyuşturucu maddeleri verdiği tam olarak tespit edilmediğinden ve dolayısıyla zincirleme suç hükümlerinin düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesinde yazılı “değişik zaman” kavramı belirlenemediğinden, şartları oluşmadığı halde sanığın cezasının 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca artırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesi, ikametinden kısa süreyle çıkan iki tanığın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilen sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi hükmü düzelterek istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, sübut ve arama itirazlarını reddetmekle birlikte, zincirleme suç artırımının koşullarının oluşmadığını saptayarak Tebliğname'nin onama görüşüne aykırı biçimde hükmü bozmuştur.
Hukuki İlke: Uyuşturucu ticareti suçunda korunan hukuki yarar toplum sağlığı olup suçun mağduru tüm toplumdur; kendisine madde satılan ve haklarında kullanmak için bulundurmadan ayrı işlem yapılan kişiler suçun mağduru sayılamayacağından, aynı anda birden fazla kişiye satış TCK'nın 43/2. maddesindeki fikri içtima artırımını gerektirmez. Ayrıca TCK'nın 43/1. maddesindeki 'değişik zamanlarda' unsuru, satışların az ya da çok bir zaman aralığıyla ayrı ayrı gerçekleştiğinin kesin tespitini gerektirir; tanık beyanlarındaki çelişkiler ve alışverişin görülmemiş olması nedeniyle değişik zaman belirlenemiyorsa zincirleme suç artırımı uygulanamaz.
Uygulama Sonucu: Sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle bozulmuştur; şartları oluşmadığı halde TCK'nın 43/1. maddesiyle cezanın artırılması fazla ceza tayini olarak hukuka aykırı bulunmuştur.
Dava Strateji Notu: Birden fazla kişiye satış iddiasıyla TCK 43 artırımı uygulanan dosyalarda iki yönlü savunma kurun: satın alan kullanıcılar suçun mağduru olmadığından 43/2 fikri içtima uygulanamaz; satışların değişik zamanlarda yapıldığı kesin olarak tespit edilemiyorsa (tanık çelişkileri, alışverişin görülmemesi) 43/1 de uygulanamaz. Bu bozma, aynı anda ele geçen tek olayda zincirleme artırıma karşı doğrudan kullanılabilecek güncel bir emsaldir.