Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/270 E. , 2025/10774 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/900 E., 2024/1166 K. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/270 E. , 2025/10774 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/900 E., 2024/1166 K. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile; 1. Sanık ... hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, 2. Sanıklar ....ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularına ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, sanık ...'nın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetlerine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik İlk Derece Mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 6. Eksik inceleme yapıldığına, 7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Kararın gerekçe bölümünde oluşa uygun şekilde sanık hakkında etkin pişmanlığın derecesi belirlenirken dosya kapsamına göre isabetli şekilde sanığın ortaya koyduğu hizmet ve yardım gözetilerek "yardımın niteliği göz önüne alındığında yapılacak indirim oranının 1/2 oranında olması gerektiğine" karar verildiği belirtilmesine karşın; kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında temel cezasından etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken 1/4 oranında indirim yapılarak gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Her ne kadar sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan 05.04.2022 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan ve 15.04.2022 tarihli eylemi nedeniyle değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; dayanak dosyada verilen mahkûmiyet kararının, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12.03.2025 tarihli ve 2024/441 Esas, 2025/430 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verilmiştir. Bu durumda inceleme konusu davada TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşulları oluşmamıştır. Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenen tüm eylemler tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında cezanın alt sınırından uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edileceğinden, Mahkemece, Ankara 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli ve 2023/842 Esas, 2023/896 Karar sayılı kararın bozulmasından sonraki hukuki sürecin araştırılması, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun şekilde verilerek kesinleşip kesinleşmediğinin irdelenmesi, derdest davalar var ise birleştirilmesi, sanığın sübut bulan tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilmek suretiyle, eylemlerin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç olup olmadığının ve sanığın hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun'a aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,28.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesi üç sanığı uyuşturucu madde ticaretinden mahkûm etmiş; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi bir sanık yönünden istinafı reddetmiş, duruşmalı inceleme sonucu diğer sanığı ticaret suçundan, üçüncü sanığı ise kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm etmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi ilk sanığın hükmünü onarken diğer iki sanığın hükümlerini ayrı gerekçelerle bozmuştur: birinde gerekçede 1/2 etkin pişmanlık indirimi öngörülmesine rağmen hüküm fıkrasında 1/4 uygulanmış, diğerinde TCK'nın 191/6. maddesine dayalı doğrudan dava açma koşulu, dayanak mahkûmiyetin bozulmasıyla ortadan kalkmıştır.
Hukuki İlke: Gerekçede etkin pişmanlık indiriminin 1/2 oranında yapılması gerektiği kabul edilmişken hüküm fıkrasında 1/4 indirim uygulanması, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratarak fazla ceza tayinine yol açar ve bozma nedenidir. Ayrıca TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması, dayanak mahkûmiyet kararı bozulduğunda koşulsuz kalır; Dairenin yerleşik uygulamasına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenen tüm eylemler tek suç sayılır ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi yapılır, bu nedenle erteleme kararının kesinleşip kesinleşmediği ve derdest davaların birleştirilmesi araştırılmadan hüküm kurulamaz.
Uygulama Sonucu: Bir sanık hakkındaki mahkûmiyet onanmış, diğer iki sanık hakkındaki hükümler CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle bozulmuştur; ilkinde gerekçe-hüküm çelişkisiyle fazla ceza verilmesi, ikincisinde 191/6 koşulları oluşmadan ve eylemlerin tek suç/zincirleme suç niteliği araştırılmadan karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Dava Strateji Notu: Kararı aldığınızda gerekçe bölümündeki indirim oranı ile hüküm fıkrasındaki oranı mutlaka karşılaştırın; çelişki varsa bu tek başına bozma getiren güçlü bir temyiz sebebidir. Kullanım suçlarında TCK 191/6'ya dayalı doğrudan açılan davalarda, dayanak dosyanın akıbetini (bozulup bozulmadığını, erteleme kararının kesinleşip kesinleşmediğini) sürekli izleyin; dayanak hüküm bozulduysa doğrudan dava koşulu çöker ve tüm eylemlerin tek suç olarak birleştirilmesi gündeme gelir.