İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/3094 Karar: 2025/13832 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/3094 K.2025/13832

10. Ceza Dairesi 2025/3094 E. , 2025/13832 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/317 E., 2024/352 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet (29.12.2012 tarihli eylemden) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/3094 E. , 2025/13832 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/317 E., 2024/352 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet (29.12.2012 tarihli eylemden) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/3094 E. , 2025/13832 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/317 E., 2024/352 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet (29.12.2012 tarihli eylemden) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, 29.12.2012 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Sanığın 20.12.20212 tarihli eyleminden dolayı Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2013 tarihli ve 2013/1713 soruşturma, 2013/694 Esas sayılı iddianamesi ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık hakkında dava açıldığı, Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin 03.02.2015 tarihli ve 2013/175 Esas, 2015/54 Karar sayılı ilamı ile mahkûmiyet hükmü kurulduğu, hükmün Dairemizin 13.09.2023 tarihli ve 2018/2461 Esas, 2023/7657 Karar sayılı ilamı ile sanığa zorunlu müdafi tayini gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozulduğu, bozmadan sonra sanık ... yönünden tefrik kararı verilerek Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2024 tarihli ve 2024/385 Esas, 2024/385 Karar sayılı kararı ile dosyanın, temyize konu dosya ile birleştirildiği; ancak birleştirme kararı, iddianame, bozma kararı ve ekleri duruşmada okunup hazır olan sanık ve müdafiinden savunmalarının sorulmadığı, gerekçeli kararda ve hüküm fıkrasında 20.12.2012 tarihli eylemin değerlendirilmediği anlaşılmakla; her iki dosyadaki tüm deliller birlikte incelenip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Gerekçeli kararın "kabul, delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe kısmında" 29.12.2012 tarihli eyleme yönelik Dairemizin 01.07.2021 tarihli ve 2017/5797 Esas, 2021/8414 Karar sayılı bozma ilamının değil, 29.12.2012 tarihli eyleme yönelik olan Dairemizin 13.09.2023 tarihli ve 2018/2461 Esas, 2023/7657 Karar sayılı bozma ilamının yazılması, 3. Birleştirilmesine karar verilen dosyada suça konu maddeye ilişkin ekspertiz raporu, iletişimin tespiti kararları, iletişimin tespiti tutanakları ve fiziki takip tutanaklarının yer almadığı anlaşılmakla, asılları veya onaylı örnekleri getirtilip duruşmada sanığa okunarak diyeceklerinin sorulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden Tebliğname'ye aykırı olarak, hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı 29.12.2012 tarihli eylemden uyuşturucu ticaretinden mahkûm etmiş; ancak sanığın 20.12.2012 tarihli ayrı bir eyleme ilişkin, savunma hakkı kısıtlaması nedeniyle bozulmuş dosyası bu dosyayla birleştirilmiş, birleştirilen dosyanın iddianame ve delilleri duruşmada okunmadan ve sanığın savunması alınmadan hüküm kurulmuştu.

Hukuki İlke: Birleştirilen dosyalardaki tüm deliller birlikte incelenip eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılmalı; birleştirme kararı, iddianame ve ekspertiz/iletişim tespiti tutanakları gibi deliller duruşmada okunup sanığın diyecekleri sorulmadan hüküm kurulamaz.

Uygulama Sonucu: Bozma - birleştirilen ikinci eyleme ilişkin savunma alınmaması, delillerin duruşmada okunmaması ve eylemler arası hukuki niteliğin (zincirleme suç dâhil) tartışılmaması nedeniyle hüküm bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: Farklı tarihli eylemlere ilişkin dosyalar birleştirildiğinde, her eylemin duruşmada ayrı ayrı okunup savunmasının alınması ve zincirleme suç değerlendirmesi istenmeli; bu usul eksiklikleri güçlü ve bağımsız bir bozma sebebidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla