Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/5645 E. , 2025/9283 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3370 E., 2021/2131 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Dairemizin, 25.03.2025 tarihli ve 2022/14255 Esas, 2025/3581 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıl
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/5645 E. , 2025/9283 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3370 E., 2021/2131 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Dairemizin, 25.03.2025 tarihli ve 2022/14255 Esas, 2025/3581 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.09.2025 tarihli ve KD - 2021/124329 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün onanması gerektiğinden bahisle bozma ilamının kaldırılması ve sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE 5271 sayılı CMK'nın 148/4. maddesinde düzenlenen "Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz." hükmü uyarınca, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun sanığı olan ...'in kovuşturma aşamasında doğrulamadığı müdafisiz kolluk beyanının hükme esas alınamayacağı ve içeriği tespit edilemeyen telefon iletişim kayıtlarının sanık aleyhine yorumlanamayacağı anlaşılmakla; sanık ...'ın savunmasının aksine ...'te ele geçen uyuşturucu maddenin sanık tarafından temin edilip teslim edildiğine ilişkin ...'in sonradan döndüğü müdafisiz kolluk beyanı dışında mahkûmiyetine yetecek, kuşku sınırlarını aşan, kesin ve yeterli delil bulunmadığı; sanığın üzerinde ele geçen kişisel kullanım sınırındaki uyuşturucu maddeyi de satma veya başkasına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna ilişkin kuşku sınırlarını aşan, kesin ve yeterli delil elde edilemediği, sanığın sübut bulan eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde belirtilen "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle; 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca Dairemizin, 25.03.2025 tarihli ve 2022/14255 Esas, 2025/3581 Karar sayılı temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün bozulması kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık aleyhine, kullanmak için bulundurma sanığının sonradan döndüğü müdafisiz kolluk beyanı ve içeriği tespit edilemeyen telefon iletişim kayıtları dışında delil bulunmadığı halde uyuşturucu ticaretinden mahkumiyet kurulmuştur.
Hukuki İlke: CMK 148/4 uyarınca müdafi hazır bulunmaksızın alınan ve mahkemede doğrulanmayan kolluk ifadesi hükme esas alınamaz; kişisel kullanım sınırındaki maddenin satma/verme amacı kanıtlanamazsa eylem TCK 191 kapsamında kullanmak için bulundurma sayılır.
Uygulama Sonucu: Başsavcılık itirazının reddi (bozma kararı korunmuştur)
Dava Strateji Notu: Mahkemede doğrulanmayan müdafisiz kolluk beyanlarının ve içeriği belirsiz iletişim kayıtlarının delil değeri bulunmadığı CMK 148/4 dayanağıyla vurgulanarak suç vasfının kullanma lehine değiştirilmesi istenmelidir.