Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/6186 E. , 2026/5 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2089 E., 2025/2085 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/6186 E. , 2026/5 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2089 E., 2025/2085 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Eksik inceleme yapıldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 6. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; ilk derece mahkemesi kararlarının bölge adliye mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda “tanıklardan ele geçirilen uyuşturucu maddelere ilişkin kriminal raporların ve tanıkların soruşturma aşamasındaki beyanlarının dosya arasına alınması, olay yerinde keşif yapılarak TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanma şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti ve sanık hakkında TCK'nın 188/3-son maddesinin uygulanması...” gerektiğine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 27.03.2024 tarih, 2024/875 Esas ve 2024/968 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.02.2025 tarih, 2024/247 Esas ve 2025/92 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 26.06.2025 tarihli, 2025/2089 Esas ve 2025/2085 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi tutuklu sanığı uyuşturucu madde ticaretinden mahkûm etmiş; bu hüküm, İstanbul BAM 16. Ceza Dairesinin, tanıklardan ele geçen maddelere ilişkin kriminal raporların ve soruşturma beyanlarının dosyaya alınması, olay yerinde keşifle TCK 188/4-b koşullarının araştırılması ve TCK 188/3-son uygulanması gerektiği yönündeki 27.03.2024 tarihli bozma kararı üzerine verilmiştir. BAM yeni hükme yönelik istinafı esastan reddetmiş, sanık müdafii temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Kriminal raporların toplanması, keşif yapılması ve nitelikli hâl koşullarının araştırılması gibi delil ikamesine ve davanın esasına ilişkin eksiklikler, CMK 280/1-e ve f'de sınırlı sayıda sayılan BAM bozma nedenleri arasında yer almaz; bu tür gerekçelerle verilen istinaf bozma kararı ile üzerine kurulan ilk derece hükmü, Dairece benimsenen CGK'nın 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararı ve CMK 7 uyarınca hükümsüzdür; BAM'ın bu eksiklikleri gerekiyorsa CMK 280/2 kapsamında kendisi gidererek hüküm kurması gerekir.
Uygulama Sonucu: BAM'ın istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı, diğer yönleri incelenmeksizin tebliğnameye aykırı olarak CMK 302/2 gereği oy birliğiyle bozulmuş ve dosya ilk kararın istinaf incelemesi için geri gönderilmiş, salıverilme talebi reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu: İstinaf mahkemesi eksik araştırma tespit ettiğinde artık dosyayı ilk derece mahkemesine bozarak gönderemeyip delilleri kendisi toplamak zorunda olduğundan, bozma üzerine kurulan ikinci hükümler yapısal olarak sakattır; müdafi bu zinciri temyizde ortaya koyarak tüm ara işlemlerin hükümsüz sayılmasını sağlayabilir. Özellikle 188/4-b gibi artırım nedenlerinin keşifle araştırılması istenen dosyalarda bu usul hatası, artırımlı cezayla sonuçlanmış yargılamayı baştan açtırma fırsatı verir.