İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/7724 Karar: 2026/435 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/7724 K.2026/435

10. Ceza Dairesi 2025/7724 E. , 2026/435 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/229 E., 2014/544 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜMLER : 1.Mahkûmiyet (Asıl karar) 2.Temyiz isteminin reddi (Ek karar) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/7724 E. , 2026/435 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/229 E., 2014/544 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜMLER : 1.Mahkûmiyet (Asıl karar) 2.Temyiz isteminin reddi (Ek karar) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/7724 E. , 2026/435 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/229 E., 2014/544 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜMLER : 1.Mahkûmiyet (Asıl karar) 2.Temyiz isteminin reddi (Ek karar) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihinde başka suçtan hükümlü bulunan sanığın yüzüne karşı verilen 23.05.2014 tarihli hükümde, 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesi uyarınca sanığa, hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğine ilişkin bildirimde bulunulmaması nedeniyle yasa yolu bildiriminin eksik olduğu ve sanığın yanıltıldığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın hukuki geçerliliği bulunmadığı, temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e bendi ile 67/4. maddesi gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Suç tarihinden itibaren, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği 12.02.2013 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle mahkemenin tensip tarihi olan 07.03.2014 tarihi arasındaki duran süreler de eklendikten sonra temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenle, İstanbul (Kapatılan) 20. Sulh Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İstanbul (Kapatılan) 20. Sulh Ceza Mahkemesi, sanığı 23.05.2014 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm etmiş; karar tarihinde başka suçtan hükümlü olan sanığa CMK'nın 263. maddesindeki ceza infaz kurumu müdürü aracılığıyla kanun yoluna başvurma imkânı bildirilmemiştir. Mahkemenin temyiz istemini reddeden ek kararına rağmen 10. Ceza Dairesi temyizi süresinde sayarak esasa girmiştir.

Hukuki İlke: Karar tarihinde cezaevinde bulunan sanığa CMK'nın 263. maddesi uyarınca kurum müdürüne beyanda bulunarak veya dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin bildirilmemesi, kanun yolu bildirimini eksik kılar ve temyiz reddine ilişkin ek kararı hukuken geçersiz hale getirir; ayrıca TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği bu suçtaki 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı, duran süreler eklendikten sonra dolmuşsa dava düşürülür.

Uygulama Sonucu: Daire, denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği 12.02.2013 ile tensip tarihi 07.03.2014 arasındaki duran süreleri de ekleyerek 12 yıllık olağanüstü zamanaşımının temyiz incelemesi tarihine kadar gerçekleştiğini saptamış; hükmü CMUK'un 321. maddesi gereği bozup davanın CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak düşmesine oy birliğiyle karar vermiştir.

Dava Strateji Notu: Cezaevindeki müvekkile hüküm açıklanırken CMK 263'teki başvuru yolunun bildirilmemesi, yıllar sonra dahi temyiz kapısını yeniden açan bir eksikliktir; vekil bu eksikliği kullanarak süre engelini aştıktan sonra, eski tarihli kullanım dosyalarında olağanüstü zamanaşımı hesabıyla düşme sonucuna ulaşabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla