Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/8025 E. , 2025/13159 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/19 E., 2024/260 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düşme İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairemizin, 24.09.2025 t
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/8025 E. , 2025/13159 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/19 E., 2024/260 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düşme İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairemizin, 24.09.2025 tarihli 2024/5499 Esas ve 2025/8767 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2025 tarihli ve KD - 2024/51071 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, "dava zamanaşımı süresinin dolduğu ve bu nedenle sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ...'nın, 11/12/2010 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan yargılama sonucunda, TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmolunmuştur. TCK'nın 191. maddesinin birinci fıkrası suç tarihi itibarıyla; "Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. " şeklindedir. Aynı Kanun'un "Dava zamanaşımı" başlıklı 66. maddesi;"(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçme "Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi" başlıklı 67. maddesi de; "(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hallerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur. (2) Bir suçla ilgili olarak; a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi, halinde, dava zamanaşımı kesilir. (3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. (4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." şeklinde düzenlenmiştir. TCK'nın 66. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça kamu davasının maddede yazılı sürelerin geçmesiyle düşeceği düzenlenmiş, aynı maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda bu sürenin sekiz yıl olacağı hüküm altına alınmıştır. Ceza Genel Kurulunun birçok kararında da açıkça belirtildiği üzere, yargılama yapılmasına engel olup davayı düşüren hâllerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme ya da Yargıtay, resen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verecektir. İnceleme konusu dosyada; sanık ...'ya atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun yaptırımı, suç tarihi itibarıyla TCK'nın 191. maddesinin birinci fıkrasında bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası olarak öngörülmüş olup aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresi, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67. maddeleri uyarınca ise 12 yıllık kesintili dava zamanaşımı süresi geçerlidir. Sanık hakkında yapılan yargılamada Büyükçekmece 5. Sulh Ceza Mahkemesince 02/06/2011 tarihinde TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca "denetimli serbestlik tedbiri" uygulanmasına karar verilmiş, bu karar 05/10/2011 tarihinde kesinleşmiş, sanığın denetim planını ihlal etmesi üzerine aynı mahkemece 18/11/2013 tarihinde tensip zaptı düzenlenmiş, 29/05/2014 tarihinde ise TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar da 15/07/2014 tarihinde kesinleşmiştir. Sanığın denetim süresi içerisinde 14/09/2014 tarihinde "Uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlemesi nedeniyle 05/04/2016 tarihinde hüküm açıklanarak TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmolunmuştur. Yüksek Dairenizce; "6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde verilen 'hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına' ilişkin kararların 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına ilişkin özel bir düzenleme niteliğinde olduğu, bu itibarla hükmün ancak; ihbara konu suçun 'kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma' suçu olması halinde açıklanabileceği gözetilmeksizin, 'Uyuşturucu madde ticareti yapma' suçundan verilen mahkûmiyet hükmü nedeniyle sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesi," isabetsiz görülmüş ise de, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 28/06/2014 tarihinde önce 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi kapsamında genel hükümler uyarınca takdiren verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olup hükmün açıklanması koşullarının da genel hükümlere tabi olduğu, sanığın da denetim süresi içerisinde 14/09/2014 tarihinde işlediği uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm olduğu anlaşılmakla; hükmün açıklanmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Buna göre, sanığın, 11/12/2010 tarihinde gerçekleştirdiği eylemle ilgili olarak, denetimli serbestlik tedbiri kararının kesinleştiği 05/10/2011 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle mahkemenin tensip tarihi olan 18/11/2013 tarihi arasındaki ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 15/07/2014 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 14/09/2014 tarihi arasındaki duran süreler de eklendikten sonra, suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşı süresinin 24/03/2025 tarihinde dolduğu... sanık ... yönünden temyiz incelemesi tarihi itibarıyla dava zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği " nedeniyle 24.09.2025 tarihli 2024/5499 Esas ve 2025/8767 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılması ile temyiz incelemesi tarihi itibarıyla dava zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE A) Büyükçekmece 5. Sulh Ceza Mahkemesinin, 29.05.2014 tarihli ve 2013/1130 Esas, 2014/430 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verdiği ve 15.07.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, hükmün ancak; ihbara konu suçun "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçu olması halinde açıklanabilmesi durumunun 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” dair kararlara ilişkin olması ve bu kuralın genel hükümlere göre 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca verilen kararları kapsamamasının yanında incelemeye konu suçtan dolayı doğrudan denetimli serbestlik tedbiri verilmiş olması nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca ''hükmün açıklanmasının geri bırakılması'' kararı verilmesinin şartlarının da bulunmadığı, B) Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi ile 67/4. maddesi gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşıldığından; suç tarihinden itibaren, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği 05.10.2011 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle mahkemenin tensip tarihi olan 18.11.2013 tarihi arasındaki ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 15.07.2014 tarihi ile HAGB'nin ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 14.09.2014 tarihi arasındaki duran süreler de eklendikten sonra temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu, anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı CMK'nın 308/2. maddesi gereği Dairemizin, 24.09.2025 tarihli ve 2024/5499 Esas, 2025/8767 Karar sayılı ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünün (B) bendinde belirtilen nedenle Büyükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2024 tarihli ve 2024/19 Esas, 2024/260 Karar sayılı kararının 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.