İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/8379 Karar: 2026/486 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/8379 K.2026/486

10. Ceza Dairesi 2025/8379 E. , 2026/486 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1993 E., 2025/1990 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapıla

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/8379 E. , 2026/486 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1993 E., 2025/1990 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapıla

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/8379 E. , 2026/486 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1993 E., 2025/1990 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usulsüz ve yasalara aykırı olduğuna, 2. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, 3. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Hukuka aykırı olarak soruşturma ve kovuşturmanın yürütüldüğüne, İlişkindir. III. GEREKÇE Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK'nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlere göre; sanık hakkında temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına, TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Sanık ve müdafii temyizde eylemin kullanmak için bulundurma suçunu oluşturduğunu ve beraat gerektiğini savunmuş; Yargıtay 10. Ceza Dairesi incelemesinde ilginç biçimde cezanın eksik tayin edildiğini tespit etmiş ancak aleyhe temyiz bulunmadığından bunu bozma nedeni yapmamıştır.

Hukuki İlke: Suç konusu uyuşturucunun miktarına bağlı önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı karşısında, TCK 3'teki orantılılık ilkesi ve TCK 61 ölçütleri gereği temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerekir; ancak yalnızca sanık lehine temyiz varsa eksik ceza tayini aleyhe bozma yasağı nedeniyle bozma konusu yapılamaz, sadece eleştirilir.

Uygulama Sonucu: Daire, eksik ceza tayinini eleştiri konusu yapmakla yetinerek CMK 302/1 uyarınca temyiz istemlerinin esastan reddine ve hükmün oy birliğiyle onanmasına karar vermiştir; suç vasfı ve sübuta ilişkin takdirde isabetsizlik görülmemiştir.

Dava Strateji Notu: Bu karar aleyhe temyiz yasağının sanık lehine somut sonucunu gösteriyor: savcılık aleyhe temyiz etmediği için alt sınırdan verilen ceza korunmuştur. Savunma açısından ders, cezanın alt sınırdan tayin edildiği dosyalarda temyizin risk-fayda dengesini tartmak; vasıf itirazı (ticaret yerine kullanım için bulundurma) ise madde miktarı ve paketleme gibi ölçütlerde somut karşı delil olmadan sonuç vermiyor.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla