Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/8380 E. , 2026/1065 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/156 E., 2015/348 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Eski hale getirme ve temyiz isteminin reddi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebili
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/8380 E. , 2026/1065 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/156 E., 2015/348 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Eski hale getirme ve temyiz isteminin reddi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Anayasanın 40. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarında başvurulacak kanun yolu mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği halde, sanığın yüzüne karşı verilen 26.05.2015 tarihli hükümde "Dair kararın açıklanmasından ve tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde...erteleme yönünden verilen karar Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere" denilmek suretiyle yasa yoluna başvurabileceği belirtilerek sanığın yanıltıldığı belirlendiğinden, Tebliğname'deki ret düşüncesine iştirak edilmeyerek, sanığın eski hale getirme talebinin kabulüyle, temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşıldığından; 5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.05.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesi 26.05.2015 tarihinde sanığı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm etmiş, ancak hükümde kanun yolu bildirimi sanığı yanıltacak biçimde yazılmıştır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, Tebliğname'deki ret görüşüne katılmayarak sanığın eski hâle getirme talebini kabul etmiş ve temyizi süresinde sayarak incelemiş; bu sırada dava zamanaşımının dolduğunu saptamıştır.
Hukuki İlke: Anayasa'nın 40. maddesi ile CMK 34/2, 231/2 ve 232/6 uyarınca kararda kanun yolu, mercii, süresi ve başlangıcı ilgiliyi yanıltmayacak açıklıkta gösterilmelidir; yanıltıcı bildirim hâlinde eski hâle getirme yoluyla temyiz süresi öğrenmeden başlatılır. TCK 191/1'deki suç için TCK 66/1-e gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı geçerlidir ve TCK 67/2-d'ye göre süreyi kesen son işlem olan mahkûmiyet kararından temyiz incelemesine kadar bu süre dolmuşsa dava düşer.
Uygulama Sonucu: Daire, 8 yıllık olağan zamanaşımının mahkûmiyet kararından temyiz incelemesine kadar gerçekleştiğini belirleyerek hükmü CMUK 321 gereği bozmuş ve CMUK 322/1'in verdiği yetkiyle kamu davasının CMK 223/8 uyarınca zamanaşımından düşmesine Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle karar vermiştir.
Dava Strateji Notu: Eski tarihli kullanım dosyalarında iki kontrol hayat kurtarıyor: kararda kanun yolu bildiriminin yanıltıcı olup olmadığı (eski hâle getirme kapısı) ve son kesme işleminden bu yana 8 yıllık zamanaşımının dolup dolmadığı. Yıllar önce kesinleştiği sanılan bir mahkûmiyet, yanıltıcı bildirim üzerinden yeniden temyize taşınıp düşme ile sonuçlanabilir.