İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/8440 Karar: 2026/500 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/8440 K.2026/500

10. Ceza Dairesi 2025/8440 E. , 2026/500 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2546 E., 2025/1741 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapıla

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/8440 E. , 2026/500 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2546 E., 2025/1741 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapıla

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/8440 E. , 2026/500 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2546 E., 2025/1741 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun eleştirili esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yerel mahkeme kararının ve istinaf ilamının yeterli gerekçe içermediğine, 2. Hükme esas alınan belgelerin duruşmada okunmadan ve tartışılmadan karar verildiğine, 3. Eksik incelemeyle karar verildiğine, 4. Arama kararının veriliş ve aramanın yapılış şeklinin hukuka aykırı olduğuna, 5. Sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, 6. Arama sonucu elde edilen bulguların suçun konusu ve unsuru olarak kullanılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a ve 58. maddelerinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde ve ele geçirilen madde miktarı itibariyle TCK'nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesi ile TCK'nın 61. maddesi gereğince temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna, ancak aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından eleştiri ile yetinilmiştir, şeklindeki Bölge Adliye Mahkemesinin eleştirisinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 14. maddesi ile yapılan değişiklik ile ikinci kez tekerrür hükmünün uygulanmasına karar verilmesi halinde de koşullu salıverme hükümlerinin uygulanacağı düzenlendiği halde, ikinci kez tekerrür hükmünün uygulanmasına karar verilen sanık hakkında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi, 2. Suça konu uyuşturucu maddelerin müsaderesine karar verilirken ilgili emanet numarasının "2025/1906" yerine "2025/1909" olarak gösterilmesi, 3. Suça konu uyuşturucu maddelerin bulunduğu yerden ele geçirilen paraların, tüm dosya kapsamı itibariyle suçtan elde edildiği anlaşılması karşısında söz konusu paranın müsaderesi yerine sahibine iadesine karar verilmesi hukuka aykırı olduğu, değerlendirilmiş; bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, 1. Hüküm fıkrasının tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin kısmından "5275 sayılı yasanın 108/3. maddesi gereğince hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına" ibaresinin hükümden çıkartılması, 2. Hüküm fıkrasının 10. maddesinde yer alan "2025/1909" ibaresinin çıkartılması ve yerine "2025/1906" ibaresinin eklenilmesi, 3. Hüküm fıkrasının 11. maddesinde yer alan "sahibine iadesine" ibaresinin çıkartılması "5237 sayılı TCK'nın 55/1 maddesi uyarınca müsaderesine" ibaresinin eklenilmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesi tutuklu sanığı uyuşturucu madde ticaretinden mahkûm etmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi ele geçen madde miktarına göre temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğini belirtip aleyhe istinaf olmadığından eleştiriyle yetinerek başvuruyu esastan reddetmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi ise hükümde üç ayrı hukuka aykırılık tespit ederek bunları kendisi düzeltmiştir.

Hukuki İlke: 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca ikinci kez tekerrür hükmü uygulanan sanık hakkında da koşullu salıverilme hükümleri uygulanır; ayrıca uyuşturucu maddelerle birlikte ele geçirilip suçtan elde edildiği anlaşılan paranın sahibine iadesi değil TCK'nın 55/1. maddesi uyarınca müsaderesi gerekir.

Uygulama Sonucu: BAM kararı CMK 302/2 gereği bozulmuş; koşullu salıverilme yasağı ibaresi hükümden çıkarılmış, yanlış yazılan emanet numarası düzeltilmiş ve paranın iadesi yerine müsaderesine hükmedilmek suretiyle hüküm CMK 303 kapsamında düzeltilerek onanmıştır.

Dava Strateji Notu: 7550 sayılı Kanun sonrası ikinci kez tekerrür uygulanan eski tarihli hükümlerde koşullu salıverilme yasağı ibaresi kalmışsa bu, infaz aşamasında dahi ileri sürülebilecek somut bir kazanımdır; müdafiler bu değişikliği temyizde mutlaka gündeme getirmelidir. Buna karşılık uyuşturucuyla birlikte ele geçen nakit paranın müsadere riski müvekkile baştan anlatılmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla