Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/8814 E. , 2026/1464 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3622 E., 2024/3549 K. HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Dairemizin 10.02.2026 tarihli ve 2026/50 Değişik İş sayılı kararı ile; temyiz
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/8814 E. , 2026/1464 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3622 E., 2024/3549 K. HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Dairemizin 10.02.2026 tarihli ve 2026/50 Değişik İş sayılı kararı ile; temyiz isteminden vazgeçen sanık ... hakkında "dosyanın incelenmesine yer olmadığına" karar verildiğinden, bu sanık temyiz incelemesi dışında tutulmuştur. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanıklar ..., ..., ... ve ... 'un uyuşturucu madde ithal etme suçundan, sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eksik inceleme yapıldığına, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna, İlişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, 2. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, İlişkindir. D. Sanık ...'nın temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden; İthal edilen uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince, temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi yerinde ise de, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden sanık ... hakkında eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, mevcut delillerin suçun sübutunu ve vasfını tayinde yeterli olduğu, yargılamanın sonucunu etkileyecek nitelikte eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik eleştiri dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden; Tüm dosya kapsamına göre; yapılan teknik takip neticesinde sanıkların yurt dışından uyuşturucu getireceklerine dair bilgiler üzerine 27.06.2022 tarihinde ... hudut kapısından giriş yaptığı tespit edilen diğer sanık ...'ın karavanında usulüne uygun yapılan aramada 40 adet pakette toplam net 66780 gram ... etken maddesi içeren katı madde parçaları ve tabletin, 4 adet pakette 18620 gr esrarın ele geçirildiği olayın suç konusu uyuşturucu maddelerin miktarı, bulunduğu yerin özelliği ve ele geçiriliş biçimi dikkate alındığında uyuşturucu madde ithal etme suçunu oluşturduğu, devam eden teknik takiplerde 12.08.2022 tarihinde sanıkların Diyarbakır'dan İstanbul'a getirttikleri bazalt taşların arasında usulüne uygun yapılan aramada 195 adet pakette toplam net 56190 gr esrar elde edilen net 93650 gr kenevir bitkisinin ele geçirildiği ikinci olayın uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturduğu, uyuşturucu madde ithal etme suçu ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarının ayrı suçlar olduğu ve ayrı ayrı uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden zincirleme suç hükümleri uygulanarak yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; İthal edilen uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince, temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi yerinde ise de, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR 1. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, 2. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ve ...'nın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanıklar ... ve ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, 5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanıkların KAZANILMIŞ HAKLARININ SAKLI TUTULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi dört sanığı uyuşturucu madde ithal etme, bir sanığı ticaret suçundan mahkûm etmiş, istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. Teknik takiple, 27.06.2022'de hudut kapısından giren karavanda 40 pakette 66780 gram etken maddeli katı madde ve tablet ile 18620 gram esrar; 12.08.2022'de ise Diyarbakır'dan İstanbul'a getirtilen bazalt taşların arasında 195 pakette net 56190 gram esrar elde edilen 93650 gram kenevir ele geçirilmiştir. Bir sanık temyizden vazgeçtiğinden inceleme dışı bırakılmıştır.
Hukuki İlke: Yurt dışından madde sokulması ithal, yurt içi nakil ve elde bulundurma ise ticaret suçunu oluşturur; ithal ve ticaret ayrı suçlar olduğundan her biri için ayrı uygulama yapılması gerekirken zincirleme suç hükümleri uygulanamaz. Ayrıca ithal edilen maddenin miktarına bağlı önem, değer ve tehlike ağırlığı karşısında TCK'nın 61. maddesi ölçütleri ve 3. maddedeki orantılılık ilkesi, temel cezada alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmasını gerektirir.
Uygulama Sonucu: Daire iki sanık yönünden hükümleri onarken, üç sanık yönünden ithal ve ticaret eylemlerine zincirleme suç uygulanmasını ve alt sınırdan yeterince uzaklaşılmamasını hukuka aykırı bularak CMK 302/2 gereği bozmuş; CMK 307/5 uyarınca sonuç ceza yönünden sanıkların kazanılmış haklarını saklı tutmuş, aleyhe temyiz bulunmayan bir sanık için eksik cezayı yalnızca eleştiri konusu yapmıştır.
Dava Strateji Notu: İki ayrı operasyona dayanan dosyalarda eylemlerin zincirleme tek suç mu, ayrı suçlar mı sayılacağı sonucu kökten değiştirir; ithal ve ticaret vasfının birleştirilmesine dayanan hüküm bozulsa bile CMK 307/5'teki kazanılmış hak koruması sayesinde bozma sanık aleyhine sonuç doğurmaz, bu nedenle müdafi bu tür bozma riskinden çekinmemelidir. Aleyhe temyiz yoksa eksik cezanın yalnızca eleştiriyle geçiştirildiği de not edilmelidir.