İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/8983 Karar: 2026/648 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/8983 K.2026/648

10. Ceza Dairesi 2025/8983 E. , 2026/648 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1591 E., 2025/1259 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, y

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/8983 E. , 2026/648 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1591 E., 2025/1259 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, y

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/8983 E. , 2026/648 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1591 E., 2025/1259 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. KDZ. Ereğli Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yapılan aramaların usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. Ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kullanım sınırında olduğuna, 5. Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanma şartlarının bulunmadığına, 6. Her türlü şüpheden uzak, yeterli ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 7. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve sanığın uyuşturucu maddeleri aldığını beyan ettiği Mustafa isimli şahsın tespit edilememesi sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun yöntemlerle ele geçirildiği, adil yargılanma ilkesinin ihlaline sebebiyet verecek bir işlemin yapılmadığı; sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığını beyan ettiği ... ve ... isimli şahıslar hakkında mahkemece herhangi bir araştırma yapılmamış ise de, soruşturma kapsamında bu şahısların açık kimlik bilgilerinin tespit edildiğine dair tutanakların dosyaya yansıdığı, UYAP kayıtlarında yapılan incelemede söz konusu şahıslar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dava dosyaları bulunmakla birlikte bu suçlarla ilgili soruşturma işlemine sanığın beyanı üzerine değil farklı sebeplerle başlanıldığı, dolayısıyla sanığın isimlerini beyan ettiği şahısların suçlarını ortaya çıkarır nitelikte herhangi bir katkısı bulunmadığı bu nedenle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının yerinde olduğu anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması sırasında sanıkların koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanabileceklerine dair yasal düzenleme karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulamasına ilişkin bölümünde yer alan ''sanık hakkında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" ibaresinin çıkartılması suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca KDZ. Ereğli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: KDZ. Ereğli Ağır Ceza Mahkemesi tutuklu sanığı uyuşturucu madde ticaretinden mahkûm etmiş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay, sanığın maddeleri aldığını söylediği Mustafa isimli kişinin tespit edilememesi ve ticaret yaptıklarını beyan ettiği şahıslar hakkındaki soruşturmaların sanığın beyanından bağımsız sebeplerle başlamış olması nedeniyle etkin pişmanlığın uygulanmamasını yerinde bulmuş; ancak ikinci kez tekerrürde koşullu salıverilme yasağı yazılmasını hukuka aykırı saymıştır.

Hukuki İlke: Etkin pişmanlık için sanığın verdiği isimlerin suçun ortaya çıkmasına gerçek katkı sağlaması gerekir; adı verilen kişiler hakkındaki dava veya soruşturmalar sanığın beyanı dışındaki sebeplerle başlamışsa katkı yoktur. Ayrıca 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi karşısında, ikinci kez tekerrür uygulanan sanık koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanabileceğinden hükümde aksi yönde ibareye yer verilemez.

Uygulama Sonucu: Karar bozulmuş, ancak yeniden yargılama gerekmediğinden hükümdeki koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin ibare çıkarılmak suretiyle hüküm düzeltilerek onanmış; salıverilme talebi reddedilmiştir.

Dava Strateji Notu: 7550 sayılı Kanun sonrası ikinci kez mükerrir hükümlülerde koşullu salıverilme yasağı ibaresi içeren eski tarihli hükümler düzeltme konusu yapılabilir; infaz aşamasındaki dosyalarda dahi bu ibarenin kaldırılması talep edilmelidir. Etkin pişmanlıkta ise verilen ismin soruşturmayı fiilen tetiklediğini gösteren UYAP kayıtları ve tutanak tarihleri karşılaştırılarak katkı kanıtlanmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla