KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2025/9348 E., 2026/283 K.
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2026
- Konu
- Uyusturucu Suclari
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/168 E., 2025/463 K
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- Yargılamanın yenilenmesine ilişkin talebin kabulü ile kesinleşen mahkûmiyet hükmünün ortadan kaldırılarak yeniden mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Karar Detayı
377 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Dairemizin onama kararı üzerine yapılan yargılamanın yenilenmesi sonucunda, Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle. 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde yer alan artırım oranının 1/3 uygulanarak fazla yapıldığına, 3. Lehe olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine, 4. Sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığa neticeten 2500 gün adli para cezasına hükmedildiği halde adli para cezasına çevrilirken 1875 gün adli para cezasının esas alınması suretiyle eksik adli para cezası tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri ve aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Mahkemece, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda iki ayrı "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunun sanık tarafından işlediğinin kabul edilmesine rağmen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri uygulanırken alt sınırdan ayrılmasını gerektirir neden veya nedenler ile hukuki gerekçesi denetime elverişli şekilde belirtilmeksizin eylem sayısına göre kanunda öngörülen alt sınırdan 1/4 oranı üzerinden artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, alt sınır aşılarak 1/3 oranı üzerinden artırım yapılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Yargıtayın onama kararıyla kesinleşen uyuşturucu madde ticareti mahkûmiyeti hakkında yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edilmiş; Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi kesinleşen hükmü ortadan kaldırarak sanığı yeniden mahkûm etmiştir. Sanık müdafii, zincirleme suç artırımının 1/3 oranında uygulanmasının fazla olduğunu ileri sürerek bu yeni hükmü temyiz etmiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Değişik zamanlarda işlenen iki ayrı uyuşturucu ticareti eylemi için TCK 43 zincirleme suç artırımı uygulanırken, alt sınır olan 1/4'ten ayrılmayı gerektiren nedenler denetime elverişli şekilde gerekçelendirilmeden eylem sayısı iki iken 1/3 oranında artırım yapılması fazla ceza tayinidir ve bozma nedenidir. Buna karşılık 2500 gün yerine 1875 gün üzerinden adli para cezası hesaplanması sanık lehine hata olduğundan aleyhe temyiz yokken bozulmaz.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülerek Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi kararı, Tebliğname'deki onama görüşüne aykırı olarak CMK 302/2 uyarınca oy birliğiyle bozulmuştur; bozma nedeni zincirleme suç artırım oranındaki gerekçesiz aşırılıktır.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: İki eylemli zincirleme suç dosyalarında TCK 43 artırımının 1/4'ü aşması, ancak somut ve denetlenebilir gerekçeyle mümkündür; hükümde bu gerekçe yoksa oran itirazı tek başına bozma kazandırır. Yargılamanın yenilenmesi sonrası kurulan hükümler de olağan temyiz denetimine tabi olduğundan, yenileme davası kaybedilse bile ceza bireyselleştirme hataları yeni bir temyiz imkânı doğurur.