KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2025/9739 E., 2026/835 K.
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2026
- Konu
- Uyusturucu Suclari
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2024/631 E. 2024/479 K
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
344 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle. 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Eksik inceleme yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir.
III. GEREKÇE
Dairemizin 16.06.2025 tarih, 2025/2281 Esas ve 2025/6618 Karar sayılı tevdii kararı doğrultusunda, sanık müdafiinin istinaf talebinin ek karar ile değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, gerekli incelemelerin yapılmış olduğu anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Denizli Bölge Adliye Mahkemesi
5. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Denizli
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, Denizli BAM 5. Ceza Dairesi hükümdeki hukuka aykırılıkları düzelterek istinaf başvurusunu asıl ve ek kararla esastan reddetmişti. Dosya daha önce Dairenin 16.06.2025 tarihli, 2025/2281 E., 2025/6618 K. sayılı tevdii kararıyla müdafiin istinaf talebinin değerlendirilmesi için geri gönderilmiş, BAM bu talebi ek kararla karara bağlamıştı; Tebliğname bozma yönünde görüş bildirmesine rağmen Daire buna katılmadı.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Yargıtay'ın tevdii kararı üzerine müdafiin istinaf talebinin bölge adliye mahkemesince ek kararla değerlendirilmesi usule uygun bir tamamlama yoludur; bu eksiklik giderildikten sonra suç vasfı (TCK 191 kapsamında kullanım mı, ticaret mi) ve sübuta ilişkin takdir, isabetsizlik saptanmadıkça temyizde korunur.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: ONAMA: Daire, Tebliğname'nin bozma görüşüne iştirak etmeyerek ek kararla giderilen usul eksikliğinden sonra hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna vardı ve temyiz istemlerini esastan reddedip hükmü oy birliğiyle onadı; salıverilme talebi de reddedildi.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Bu karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma yönündeki tebliğname görüşünün Daireyi bağlamadığını somut biçimde gösterir; müdafi tebliğnamedeki lehe görüşe güvenerek ek savunma sunmaktan kaçınmamalı, istinaf talebinin karara bağlanmamış olması gibi usul eksikliklerinin tevdii ve ek karar mekanizmasıyla bozma olmaksızın giderilebildiğini hesaba katmalıdır.