KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2026/182 E., 2026/1045 K.
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2026
- Konu
- Uyusturucu Suclari
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2025/2917 E., 2025/3600 K
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hükümler
- Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
Karar Detayı
354 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize etmeye hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Soma Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle. 1. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 2. Eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna, 3. Suçun unsurlarının oluşmadığına, B.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle. 1. Arama kararı bulunmadığına, 2. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 3. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. Temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine,
5. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine İlişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, adli arama kararının kanunun aradığı şartları taşıdığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, sanık ...'ın eyleminin yardım niteliğinde olmadığına ilişkin takdirlerinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi
17. Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklu kalınan süreye göre sanıklar hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK' nın 304/1. maddesi uyarınca Soma Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Soma Ağır Ceza Mahkemesi iki sanığı uyuşturucu madde ticareti yapmaktan mahkûm etmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi hükümlerdeki hukuka aykırılıkları düzelterek istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Sanık müdafileri eylemin yardım etme niteliğinde kaldığını, arama kararı bulunmadığını ve temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek temyize başvurmuş; Yargıtay 10. Ceza Dairesi her iki hükmü de onamıştır.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Adli arama kararının kanunun aradığı şartları taşıması hâlinde arama ve buna dayalı delil toplama hukuka uygundur; sanığın eyleminin asıl fail yerine yardım etme niteliğinde sayılması talebi ile alt sınırdan ceza belirlenmesi itirazı, derece mahkemelerinin takdirinde isabetsizlik saptanmadıkça temyizde bozma sonucu doğurmaz.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Temyiz istemleri CMK'nın 302/1. maddesi gereği esastan reddedilerek hükümler oy birliğiyle onanmış, tutuklu sanıkların tahliye talepleri de reddedilmiştir; arama kararı ve delil toplama işlemleri hukuka uygun bulunmuştur.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: 'Eylem yardım etme düzeyinde kaldı' savunması, sanığın rolünün asli failden ayrıştığını gösteren somut olgular (rolün sınırlılığı, karar mekanizmasına katılmama) ortaya konmadan temyizde kabul görmüyor. Alt sınırdan uzaklaşmaya itiraz da yalnızca takdir yetkisinin gerekçesiz veya ölçüsüz kullanıldığı gösterilebilirse anlam kazanır.