Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2026/231 E. , 2026/2308 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2517 E., 2025/2234 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön incel
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2026/231 E. , 2026/2308 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2517 E., 2025/2234 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, savunma hakkının kısıtlandığına, 4. Gecikmesinde sakınca bulunan halin olmadığına, sanığın yokluğunda çilingir ile kapı açılarak yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, 5. 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 6. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarının yeterli gerekçeyi içermediğine, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin hukuka uygun şekilde toplandığına ve değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, mevcut delillerin suçun sübutunu ve vasfını tayinde yeterli olduğu, yargılamanın sonucunu etkileyecek nitelikte eksiklik bulunmadığı, savunma hakkının ihlal edilmediği, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının 5271 sayılı CMK'nın aradığı şartları taşıdığı, Bölge Adliye Mahkemesince de İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararına dayanıldığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Sanığa verilen adli para cezasının ödenmemesi halinde “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği”ne ilişkin ihtar yerine yazılı şekilde karar verilerek 5237 sayılı TCK'nın 52/4-son maddesine aykırı davranılmasının, 2. İadesine karar verilen paraların bulunduğu emanet numarasının belirtilmemesinin, Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, 1. Hüküm fıkrasının 6. paragrafında yer alan "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde" ibaresinden sonra gelmek üzere "geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve" ibaresinin eklenmesi, 2. Hüküm fıkrasının 16. paragrafında yer alan "Sanığa ait olan" ibaresinden sonra gelmek üzere "Adli Emanetin 2025/9174 sırasında kayıtlı" ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunun ceza miktarı ve tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin reddine, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, Diyarbakır BAM 10. Ceza Dairesi re'sen istinafa tabi hükme yönelik başvuruları esastan reddetmiştir. Müdafi, gecikmesinde sakınca bulunan hâl olmadan sanığın yokluğunda çilingirle kapı açılarak yapılan aramanın hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüş; Yargıtay ise hükümde iki ayrı düzeltilebilir aykırılık tespit etmiştir.
Hukuki İlke: Taksitlendirilen adli para cezasında TCK'nın 52/4-son maddesindeki ihtarın eksik yazılması ve iadesine karar verilen paraların kayıtlı olduğu adli emanet numarasının hükümde belirtilmemesi hukuka aykırıdır; ancak bu aykırılıklar yeniden yargılama gerektirmeyip Yargıtayca düzeltilebilir niteliktedir.
Uygulama Sonucu: Daire, çilingirle arama dahil esasa ilişkin itirazları reddetmiş; BAM kararını CMK'nın 302/2. maddesi gereği bozup 303. madde uyarınca ihtar ibaresini ve emanet numarasını hükme ekleyerek hükmün düzeltilerek onanmasına, salıverilme taleplerinin reddine karar vermiştir.
Dava Strateji Notu: Sanığın yokluğunda çilingirle yapılan aramaya dayalı hukuka aykırılık itirazı, derece mahkemelerinin delillerin hukuka uygun toplandığı takdirini aşamıyor; müdafiin gecikmesinde sakınca hâlinin yokluğunu kolluk ifadeleri ve zaman çizelgesiyle belgelemesi şart. İade edilen paranın emanet numarasının hükümde yer almasını sağlamak ise infazda tahsilat sorunlarını önleyen pratik bir ayrıntıdır.