Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2026/925 E. , 2026/2265 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/184 E., 2025/284 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün t
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2026/925 E. , 2026/2265 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/184 E., 2025/284 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın adli sicil kaydından ve UYAP üzerinden yapılan araştırmaya göre; sanık hakkında 10.02.2015 tarihli eylem nedeniyle 17.02.2015 tarihli iddianame ile "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan, Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2015 tarihli ve 2015/61 Esas ve 2015/191 Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada verilen mahkûmiyet hükmünün, temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 15.10.2015 tarihli, 2015/16546 Esas ve 2015/6621 Karar sayılı düzeltilerek onama kararı ile kesinleştiği; temyize konu dosyada ise 08.05.2014 tarihinde işlediği iddia edilen eylemden dolayı 24.12.2015 tarihli iddianame ile "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dava açıldığı anlaşılmış olup, söz konusu eylemlerin iddianame ve suç tarihleri itibari ile aralarında hukuki kesinti bulunmasa da, kesinleşen dosyaya konu suç henüz işlenmeden, temyize konu dosyada, sanığın istinabe yoluyla 03.09.2014 tarihinde kollukta ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldığı hususu ile eylemlerin farklı nitelikte oluşu (uyuşturucu madde nakletme ve uyuşturucu madde satma) ve suç tarihleri arasında geçen süre birlikte dikkate alındığında, iki eylem arasında fiilî kesintinin oluştuğu, kesinleşen dosyadaki 10.02.2015 tarihli eylem yönünden, suç işleme kararının yenilendiği, dolayısıyla sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı değerlendirilmiştir. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında 08.05.2014 tarihli eylem nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan davada bozma sonrası kurulan mahkûmiyet hükmü temyiz edilmiştir. Sanığın 10.02.2015 tarihli başka bir eylemi ise Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesince karara bağlanmış ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin düzelterek onamasıyla kesinleşmiştir; temyizde iki eylem arasında zincirleme suç ilişkisi bulunup bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Hukuki İlke: İddianame ve suç tarihleri itibarıyla hukuki kesinti bulunmasa dahi, sanığın önceki eylem sonrası kollukta ifadesi alınıp serbest bırakılması, eylemlerin farklı nitelikte olması (uyuşturucu madde nakletme ve satma) ve suç tarihleri arasında geçen süre birlikte değerlendirildiğinde fiilî kesinti oluşur; bu durumda suç işleme kararı yenilendiğinden zincirleme suç hükümleri uygulanamaz ve her eylem ayrı cezalandırılır.
Uygulama Sonucu: Sanık ve müdafiinin temyiz itirazları reddedilerek hüküm oy birliğiyle onanmıştır; Daire bozmaya uyulduğunu, delillerin gerekçeli kararda tartışıldığını ve zincirleme suç koşullarının bulunmadığını tespit etmiştir.
Dava Strateji Notu: Aynı sanığın farklı tarihli uyuşturucu eylemlerinde zincirleme suç indirimi talep edilecekse, eylemler arasında yakalanma, ifade alınma gibi fiilî kesinti yaratan olayların bulunmadığı ve eylemlerin aynı suç işleme kararının devamı olduğu gösterilmelidir; ifade sonrası serbest bırakılma dahi kararın yenilendiğine delil sayılmaktadır. Eylem tiplerinin farklılığı (nakil-satış) da tek suç işleme kararı savunmasını zayıflatan bir olgu olarak kullanılmaktadır.