KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/11864 E., 2023/6605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/913 E., 2022/1053 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/217 E., 2020/155 K.
Karar Metni
773 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve fer'i müdahil kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, davacının 17.10.2008-10.04.2010 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili, davacının 17.10.2008 ile 10.04.2010 tarihleri arasında işçi statüsünde çalışıp ücret almadığını, bu tarihler arasında kesinlikle davalı iş yerinde çalışmadığını, başka bir yerde sigortalı olarak çalışması nedeniyle oluşan husumet ile davanın açıldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı kurum vekili, davacının davalı şirkette dava ettiği dönemlerde çalışmasına rastlanılmadığını, davacının çalışma iddiasının mevcut resmi kayıtlar karşısında kabul edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; Davacının hizmet cetveline göre davalı işyerinde 16.04.2010-13.02.2017 döneminde sigortalılık bildiriminin bulunduğu, başkaca bir çalışmasının tespit edilmediği, dinlenen davacı ve davalı tanıkları ile komşu işyeri sahiplerinin beyanlarından davacının davalı şirkete ait işyerinde çalıştığı ancak hangi tarihler arasında çalıştığının bilinmediği, davacının davalıya karşı açtığı işçi alacaklarının tahsiline ilişkin davada davalı işyerinde 16.04.2010 ila 13.02.2017 tarihlerinde çalıştığını açıkça beyan ettiği anlaşıldığından sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve Fer'i Müdahil kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, çalışmanın tanık beyanlarıyla ispatlandığını, yeterli inceleme yapılmadığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Fer'i müdahil kurum vekili, kurum lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği yönünden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, davacı ve feri müdahil vekillerinin yerinde görülmeyen tüm istinaf nedenlerine ilişkin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, kamu düzenine ilişkin olarak karar gerekçesinin doğru olmadığı anlaşıldığından HMK'nun 353/1-b.2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçelerinde yer verdikleri hususları belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 17.10.2008-10.04.2010 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleridir.
3. Değerlendirme
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesidir. 506 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur.
Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut davada, davacının 17.10.2008-10.04.2010 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep ettiği, hizmet cetvelinde 16.04.2010-13.02.2017 tarihleri arasında davalı iş yerinden bildirim yapıldığı, talep sonu ile çalışma başlangıcı arasında başka iş yerinden sigorta bildiriminin bulunmadığı, davalı iş yerinin16.04.2010 tarihinde kanun kapsamına alındığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, öncelikle davacıya talebi açıklattırılmalı, hangi tarihler arasında çalıştığının tespitini talep ettiği belirlenmeli,16.04.2010 tarihine kadar talebi var ise hak düşürücü sürenin geçmeyeceği değerlendirilmelidir.10.04.2010-16.04.2010 tarihleri arasında başka yerde çalışması olmadığından altı günlük sürede ara verip vermediği, bu kesintinin neden kaynaklandığı davacının bu hususda beyanı alınarak açıklığa kavuşturulmalı, buna göre hak düşürücü süre irdelendikten sonra esasa yönelik inceleme yapılarak elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/11864, K. 2023/6605, 12 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama