KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/10045 E., 2023/11824 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/709 E., 2023/1136 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- ... İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/356 E., 2022/732 K.
Karar Metni
934 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki sigortalılık aidiyetinin ve sigorta başlangıç tarihinin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... sigorta sicil numaralı davalı ...
Turizm A.Ş.’de 09.09.1986 - 17.10.1986 tarihleri arasında işçi sıfatı ile çalıştığı, emeklilik işlemleri ile ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumu’na müracaat ettiğinde emeklilik süresinin dolmadığının bildirildiği, davacının SGK kayıtlardaki işe başlama tarihinin 1992 olduğu, ancak 09.09.1986 tarihinde işe başladığı ve sigortalı olarak çalıştığı, ancak bordroya bakıldığında davacının soyisminin “...” olarak yazıldığının görüldüğü, ...’nın bu çalışmaları sigortalık hizmetlerinden sayabilmesi ve davacının sigorta başlangıç tarihinin 09.09.1986 olarak tespiti için dava açılması zorunluluğu olduğu iddiasıyla davacının davalı ...
Turizm A.Ş.’de 09.09.1986 - 17.10.1986 tarihleri arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 09.09.1986 olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; işe giriş bildirgesinin tek başına fiili çalışma olgusunun bulunduğunu ispata yeterli olmadığı, davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlaması ancak aynı güçte yazılı deliller ile mümkün olduğu, davacının doğum tarihinin 10.01.1969 tarihi olduğu, sigorta başlangıcı olarak tespitini talep ettiği 09.09.1986 tarihinde henüz 18 yaşını doldurmadığı, sigorta başlangıcı olması ilgili yasa gereğince mümkün olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı idare tarafından ... sigorta sicil numarası ile 09.09.1986 tarihinde sigortalının işe alındığı tarih olarak bildirildiği, davalı idare tarafından davacıya dair yükümlülüklerini yerine getirdiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından.
10.01.1969 doğumlu olan davacının, dava konusu yapılan 09.09.1986 - 17.10.1986 tarihleri arasındaki çalışma dönemi bakımından taleple bağlılık ve bordro tanığı ...'ın dönem bordrosundaki çalışma süresi dikkate alınarak 30.09.1986 - 17.10.1986 tarihleri arasında 15 gün süreyle çalıştığı kanaatine varılmış, 506 sayılı Kanun'un 60-G maddesi gereğince 18 yaşını tamamladığı 10.01.1987 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak tespitine ve 15 günlük çalışmasının sigortalılık prim günü süresi hesabına dahil edilmesine,
fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işyerinde 30.09.1986 – 17.10.1986 tarihleri arasında 15 gün süreyle ve asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği; beyanı alınan davacı tanıklarının davalı işyerinden verilen işe giriş bildirgesi bulunup bulunmadığı araştırılmadığı gibi bu tanıkların SGK hizmet dökümünün de dosya içerisine getirtilmemesinin doğru olmadığı; işe giriş bildirgesi düzenlenmediği veya düzenlenmesine karşın kanuni hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmediği, bu süre içerisinde Kuruma verilen dönem bordroları ile bildirimin yapılmadığı, sigorta primlerinin Kuruma yatırılmadığı,
çalışmanın varlığı yönünde sigorta müfettişince herhangi bir saptamanın söz konusu olmadığı durumlarda, hizmetin varlığını ileri süren kişilerin hak düşürücü süre gerçekleşmeden yargı yoluna başvurması zorunlu olduğu; somut olayda; toplanan tüm delilleri birlikte değerlendirdikten sonra sonucuna göre davacı adına yapılmış herhangi bir sigortalılık hizmeti prim ödemesinin yapılmadığını, işe giriş bildirgesinin düzenlenmediğini, davalı işyerinde geçen çalışmasının müfettiş raporu ile de saptanmadığı anlaşılmakla, sunduğu belgelerle çalıştığı kanıtlansa bile,
sunulan bordrolarda bile prim kesintisinin olmadığı görülmekle, hak düşürücü sürenin geçtiği: mahkemece hak düşürücü sürenin gözetilmediği; işe giriş bildirgesinin başlı başına fiili çalışma olgusunun bulunduğunu ispata yeterli olmadığı. Kurum kayıtlarının resmi belge niteliğinde olması nedeni ile davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlamasının ancak aynı güçte yazılı deliller ile mümkün olduğu.
Yargıtay içtihatlarına uygun yeterli araştırma yapılmadan karar verildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bordro tanıklarından ...'ın beyanı ile davacı ... adına düzenlenen 09.09.1986 tarihli işe giriş bildirgesi gözetildiğinde Mahkemece, somut uyuşmazlıkta belirtilen şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, davalı SGK vekilince ileri sürülen tüm istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde olmayıp, incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, sigorta bildirimlerinin aidiyetinin ve sigorta başlangıç tarihinin tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 ve 108 inci maddeleri ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10045, K. 2023/11824, 27 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama