KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11731 E., 2024/10292 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/626 E., 2022/2633 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Çatalca 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/583 E., 2020/222 K.
Karar Metni
1.804 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki ek aylık prim ve hizmet belgesi düzenlenmesine dair Kurum işleminin iptali ile bu kapsamda yapılan ödemelerin istirdatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; Vergi Denetim Kurulu inceleme raporuna istinaden Çatalca SGM tarafından 2011 yılı tüm aylar için prim ve gecikme zammı borcu olarak 873.519,40 TL borç tebliğ edildiğini, Prim İtiraz Komisyonunca itirazın reddedildiğini, kararın 30.11.2015 tarihinde tebliğ alındığını, vergi müfettişliği raporunda işyeri kayıtlarına dayalı herhangi bir tespit yapılmadan ödenen brüt ücret ile işyeri kayıtlarındaki brüt ücretin farklı olduğu iddiası belirtilmişse de fiili tespit ve kayıt inceleme tutanağı düzenlenmediğini ileri sürerek, 883.461,39 TL prim borcu ve ferilerine ilişkin Kurum işleminin iptali ile ödenen veya mahsup edilen bedelin iadesine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müfettiş raporuna uygun olarak tahakkuk ettirilen borcun usul ve yasaya uygun olduğunu, yapılan tespitlerin kayıt incelemesine dayandığını, hazırlanan tutanakta yönetim kurulu başkanı ve başkan yardımcısının imzasının bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Dosya kapsamından, Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Vergi Müfettişi tarafından düzenlenen 19.12.2013 tarihli ve 2013-B-660/26 sayılı "Görüş ve Öneri Raporu" davalı Kurumca uygulamaya esas olarak alınarak idari işlemin tesis edildiği, söz konusu rapordaki tespitlerin ise davalı işveren vekillerinin de ihtirazi kayıt düşülmeden imzasının bulunduğu 17.12.2013 tarihli tutanağa dayandığı,
her ne kadar tutanağın ek sigorta ve işsizlik sigortası prim borcu ile gecikme zammına kaynak teşkil eden 5. ve 7. maddesinde işverenlik yöneticisinin beyanı, 6. maddesinde insan kaynakları yönetici ile birlikte oluşturulduğu belirtilen maaş listesi bulunduğu, işveren vekillerinin de ihtirazi kayıt düşmeden imzasının bulunduğu sabit olsa da, tutanak ekinde ilgili işleme dayanak olabilecek kayıt ve belge (hukuksal geçerliliği haiz olarak düzenlenmiş bulunmak kaydıyla, çalışanların imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgeler,) bulunmadığı,
5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinde bulunan "Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir.
Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir." hükmü, dava konusu işleme dayanak teşkil eden 17.12.2013 tarihli tutanakta tespit edilen hususlar ve bu tutanağın taraflarca ihtirazi kayıt düşmeden imzalandığı hususuyla beraberce değerlendirildiğinde, tutanağın aksi sabit oluncaya kadar geçerli olabileceği ancak, Kurumun bu tutanağa istinaden tesis ettiği işlem yönünden somut olay değerlendirildiğinde, 5510-86/8 ve Kamu İdarelerinin Denetim Elemanlarınca Yapılacak Tespitler Hakkında Yönetmelik 6/3 maddesinin göz önünde bulundurulması gerektiği,
bu maddelerde ise "Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca işyerinde fiilen yapılan tespitlerden ve kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden kayıt ve belgelere dayanmaksızın çalıştığı belirlendiği halde, hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının Kuruma bildirilmediği anlaşılan veya eksik bildirildiği tespit edilen sigortalıların geriye yönelik hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının, en fazla tespitin yapıldığı tarihten geriye yönelik bir yıllık süreye ilişkin kısmı dikkate alınır" hükmünün bulunduğu,
Kanun maddesiyle birlikte somut olay değerlendirildiğinde, 17.12.2013 tarihinde yapılan tespitlerin geriye doğru bir yıllık süreye ilişkin kısmının dikkate alınabileceği, Kurum işleminin ise 2011 yılı için tesis edildiği, 1 yıllık sürenin aşıldığı, bu itibarla Kurumca tesis edilen işlemin hükme mutabık olmadığı gerekçesiyle ve 23.02.2020 tarihli denetime elverişli bilirkişi raporu da dikkate alınarak, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı aleyhine 15.09.2015 tarihli 44529476-09 1004172.23 sayılı 873.519,40 TL'lik ödeme emrinin ve bütün ferilerinin iptaline, sair talebin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; davacı şirket yetkililerinin beyan, ikrar ve imzaları ile hazırlanan evrak ve tutanağın kayıt ve belge olarak görülmemesinin hatalı olduğu, davacı şirkete yönelik Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu tarafından yapılan incelemede bazı ücretli çalışanlara yönelik hangi dönemde ve hangi görevde çalıştıkları, kendilerine hangi isimler altında ödeme yapıldığı ve ne kadar ücret aldıkları yönünde yapılan mülakata ilişkin görüşme tutanaklarının da dosyaya sunulduğunu, denetim elemanları tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu,
hatalı değerlendirme yapan bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, 6183 sayılı Kanun'un uygulanmasından ... davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirlenmesi gerektiğinden, davacı yararına maktu vekalet ücreti yerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, davacı tarafından 3.825,50 TL yargılama gideri yapılmasına rağmen yatırılan 5.376,50 TL üzerinden kabul-ret oranı uygulanarak 5.268,97 TL nin Kurumdan alınmasına karar verildiğini, kurum tarafından yapılan 900 TL yargılama gideri hakkında karar verilmediğini, %10 haksız çıkma tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararı istinaf etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Vergi Müfettişi tarafından düzenlenen 2013 tarihli Görüş ve Öneri Raporu ekinde davacı şirket kayıtlarının 2011 yılı kapsamında incelenmesi sonucu çok sayıda çalışanın ücret ödemeleri üzerinden hesaplanan primlerin eksik hesaplandığının belirlendiği, davalı şirket hakkında 883.461,39 TL tutarında borç tahakkukunun iptali ve ödenen ya da mahsup edilen ödemenin iadesinin istendiği, ödeme emri düzenlenmeden davacı tarafça Kurumdan borcun ihtirazi kayıtla ödemesi talep edilerek faizin hesaplanmasının istendiği,
Vergi Dairesinden alacakları KDV iadesinden kurum alacağının mahsubunun istendiği, Mahkemece yapılan incele ve araştırmanın yeterli olduğu 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 8 inci fıkrası ve ilgili yönetmelik uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ek aylık prim ve hizmet belgesi düzenlenmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile bu kapsamda yapılan ödemelerin istirdatına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 59 uncu maddesinde, bu Kanunun uygulanmasına ilişkin işlemlerin denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eliyle yürütüleceği, bu kişilerin düzenlediği tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli oldukları, aynı maddenin yedinci paragrafında da kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler sırasında, çalıştırılanların sigortalı olup olmadığını da tespit ederek,
sigortasız çalıştırılanları Kuruma bildirmek zorunda oldukları, bu Kanuna göre sigortalı sayılanların prime esas kazançlarının veya sigortalı gün sayılarının eksik bildirilmesi sonucunu doğuran tespitlerini de Kuruma bildirmeleri gerektiği hükmünü öngörmektedir.
3.Aynı Kanun'un 86 ıncı maddesinde "Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden, ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde,
bu belgeler Kurumca re'sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir. İşveren, bu maddeye göre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz, takibi durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Yetkili Mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz.
Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde, 88 inci ve 89 uncu maddelerin prim borcuna ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü öngörülmüştür.
4.86 ncı maddenin 17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun'un 50 inci maddesi ile değişik 7 nci fıkrasında ise.
“Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde,
bu belgeler Kurumca re’sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir. İşveren, bu maddeye göre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz, takibi durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Yetkili Mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz.
Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde, 88 inci ve 89 uncu maddelerin prim borcuna ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.
3.Değerlendirme
1.Belirtmek gerekir ki, Mahkemece hükme esas alınan geriye doğru son bir yıllık sürenin esas alınacağı kuralı 5510 sayılı Kanunu'nun 86 ncı maddesinin 8 nci fıkrası olan "Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca işyerinde fiilen yapılan tespitlerden ve kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden kayıt ve belgelere dayanmaksızın çalıştığı belirlendiği halde, hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının Kuruma bildirilmediği anlaşılan veya eksik bildirildiği tespit edilen sigortalıların geriye yönelik hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının,
en fazla tespitin yapıldığı tarihten geriye yönelik bir yıllık süreye ilişkin kısmı dikkate alınır” hükmü ile Kamu İdarelerinin Denetim Elemanlarınca Yapılacak Tespitler Hakkında Yönetmeliğin 6 ıncı maddesinin 3 üncü fıkrasında “Kamu idarelerinin denetim elemanlarınca yapılan soruşturma, denetim ve incelemelerden;
kayıt ve belgelere dayanmaksızın çalıştığı belirlendiği halde, prime esas gün sayıları veya prime esas kazançları Kuruma bildirilmediği anlaşılan veya eksik bildirildiği tespit edilen sigortalıların geriye yönelik hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının, en fazla tespitin yapıldığı tarihten geriye yönelik bir yıllık süreye ilişkin kısmı Kurumca yapılacak değerlendirmeden sonra dikkate alınır" hükümleri, sigortalının hizmet süresinin tespitine ilişkin olup, Kurumun kayda dayanmadığı hallerde hizmet tespitinde dikkate alacağı bir durumdur.
Oysa inceleme konusu eldeki davada, tespit edilen Kurum alacağı olup, sigortalının hizmeti kayda dayandığı takdirde Kurum hizmet süresinin tamamını da tespit edebilecektir.
2.Somut olayda, davalı Kurum, kendi alacağının tespiti yönünden 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 59 uncu maddesinde belirtildiği üzere işlem yapmış, Kurum alacağını belirlemiştir. Düzenlenen Kurum alacağının tespitine ilişkin tutanak aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. Kurum alacağına yönelik tespitte, sigortalıya ait hizmetin kayda dayanmaması halinde son bir yıl geriye doğru tespit edileceğine dair hüküm uygulanmayacağından, Mahkemece anılan hükümler uyarınca davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Kaldı ki Kurum alacağının tespiti, Vergi Denetim Raporu olan kayda dayanmaktadır. Şu halde, davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11731, K. 2024/10292, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama