KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/5800 E., 2023/7261 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/55 E., 2018/402 K.
- Karar
- Kabul
Karar Metni
1.021 kelime·5 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ölüm aylığına hak kazandığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 21. Hukuk Dairesince (kapatılan) Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 21.10.2014 tarihli tahsis talebini takip eden 01.11.2014 tarihinden itibaren (ölüm) yetim aylığına hak kazandığının tespitine, davacıya babası ...'dan 01.11.2014 tarihinden itibaren yetim (ölüm) aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, yargılama harç ve giderleri ve vekalet ücretinin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2016 tarih, 2015/153 Esas ve 2016/156 Karar sayılı ilamı ile davacının davasının kabulü ile davacı ...'ın, müteveffa babası ...'dan yetim (ölüm) aylığı tahsis talebini takip eden ayın başı olan 01.11.2014 tarihinden itibaren yetim (ölüm) aylığına hak kazandığının ve davacı ...'a müteveffa babası ...'dan yetim (ölüm) aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 14.02.2017 tarihli ve 22017/91 Esas ve 2017/219 Karar sayılı kararı ile; “Davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan ) 15.02.2018 tarihli ve 2017/2065 Esas ve 2018/1216 Karar sayılı ilamı ile "Yapılacak iş; davacının boşandığı eşinin restoran olarak işlettiği mekanda yaşadığına yönelik tanık anlatımları kolluk marifetiyle araştırmalı, mekanın ikametgaha uygun olup olmadığı tespit edilmeli, tarafların medula kayıtları getirtilerek tedavi gördükleri sağlık birimleri karşılaştırılmalı, eşin işyeri komşuları ve çalışanları, davacının apartman komşularının kamu tanığı olarak beyanları alındıktan sonra sonuca göre karar vermekten ibarettir" denilmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan araştırma ve değerlendirme neticesinde;
"1.
Dosya kapsamında toplanılan tüm delillerin değerlendirilmesi neticesinde; eldeki davanın yetim (ölüm) aylığına hak kazanıldığının ve yetim (ölüm) aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ilişkin bir dava olduğu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasına dayalı açılan bu tür davalarda, eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz ettiği,
somut davamızda davacı ile boşandığı eşinin yetim aylığı talep edilen tarihler arasında birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti bakımından ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere kolluk araştırması yapılarak ilgili Nüfus Müdürlüğünden adres hareketleri tarihleriyle birlikte istenildiği, ilgililerin su, elektrik, telefon vs.aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiği ve ilgililerin nerede oy kullandıklarının araştırıldığı, bozma ilamı kapsamında kurum ve kuruluşlardan araştırma yapılıp mahalinde keşif yapıldığı,
yapılan tüm araştırmalara ve dinlenilen tanık beyanlarına göre ölüm aylığı talep edilen tarih aralığında davacı ile boşandığı eşinin fiilen aynı yerde ikamet etmedikleri(farklı yerlerde ikamet ettikleri), davalı idarenin davacı ile boşandığı eşinin ölüm aylığı talep edilen tarihten sonra fiilen birlikte kaldıklarını ispat edemediği, aksine davacı tarafın boşanılan eş ile ölüm aylığı talep edilen tarihten sonra birlikte ikamet edilmediğini ispatladığı,
itibar edilen bilirkişi raporu ve çelişki görülmeyen tanık ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde davacı ile boşandığı eşinin fiilen birlikte ve aynı çatı altında yaşamaya devam ettiklerine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı ve adreslerinin birbirinden farklı olduğu anlaşılmakla, davacının 21.10.2014 tarihli yetim aylığı tahsis talebini takip eden 01.11.2014 tarihinden itibaren yetim aylığına hak kazandığının tespiti ile davacıya [TCKN] numaralı babası ...'dan 01.11.2014 tarihinden itibaren yetim (ölüm) aylığı bağlanmasına ilişkin talebin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur " gerekçesine dayalı olarak
"2. Davacının davasının kabulüne, davacı ...'ın müteveffa babası ...'dan 21.10.2014 tarihli yetim(ölüm) aylığı tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.11.2014 tarihinden itibaren yetim (ölüm) aylığına hak kazandığının ve yetim aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine," şeklinde karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işleminin yerinde olduğunu, Kurum denetmenlerince yapılan tespitin polis memurlarınca yapılan tespit ile desteklendiğini, Mahkemece beyanlarına başvurulan tanıkların davacının iddialarını destekler beyanlarının bulunmadığını, tanıklardan ...'un davacının boşandığı eşinin çalışanı olup beyanına itibar edilmemesi gerektiğini, dosya kapsamında yer alan bilgi, belgeler ve tanık beyanları incelendiğinde davacının davasını ispat edemediğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 5510 sayılı Kanun'un 56/2 nci fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının bağlanmamasına ilişkin davalı Kurum işleminin iptaliyle 21.10.2014 tarihinde yeniden tahsis talebinde bulunan davacıya 01.11.2014 tarihinden itibaren yetim aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56/2 ve 59/2 nci maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/5800, K. 2023/7261, 22 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama