İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/16173 K.2025/8925

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından…

Esas2024/16173Karar2025/8925Tarih26 Mayıs 2025Okuma12 dk · 2.375 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/16173 E., 2025/8925 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Mayıs 2025
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/53 E., 2024/263 K.
İlk derece mahkemesi
Ankara 23. İş Mahkemesi
Sayısı
2021/188 E., 2024/126 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.375 kelime·12 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'ın 10.05.2013 tarihinde inşaatta çalıştığı sırada inşaattan düşerek hayatını kaybettiğini belirterek eşi ... için 1000 TL, çocuklardan ... için 1000 TL ve ... için 1000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile ... için 100.000 TL manevi, çocuklardan her biri için 75.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini davacı ... yönünden 1.775.415,48 TL, ... yönünden 202.996,52 TL, ... yönünden 243.665,60 TL olarak arttırmıştır.

II. CEVAP

Davalı ... Grup İnş. Taah. Nak. Şirketi vekili cevap dilekçesinde; ... ...'ın, müvekkili şirket nezdinde kepçe operötürü olarak çalışırken 10.05.2013 tarihinde intihar ederek hayatına son verdiğini, yaşanan olaya ilişkin müvekkili şirketin sorumluluğu ve kusurunun bulunmadığını belirtilerek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacı ile Kurum arasında akdi ilişki bulunmadığını, iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat taleplerinin işveren ve varsa üçüncü kişilere yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... ...'ın işyerinde ekskavatör operatörü olarak çalışması nedeniyle inşaatın üst katlarında herhangi bir görevinin olmaması, olay hakkında T.C.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2013/67081 numaralı soruşturma sonucu düzenlenmiş olan 26.02.2014 tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar'da dosya kapsamına göre müsnet suçu işlendiğine dair hakkında kamu davasının açılması için yeterli delillerin bulunmadığının belirtilmesi, ...'ın işyerinde davalı ... Grup İnş. Taah. Nak. Haf. Pet. Ürn. Eml. Oto Kira. San. ve Tic. Ltd.

Şti.'nin ya da başka bir kişi ya da kuruluşun kasıtlı ya da ihmali bir eylemi ya da eylemsizliği sonucu düştüğünü gösterir delil bulunmaması nedeniyle, dava konusu kaza olayının meydana gelmesinde, davalı ... Grup İnş. Taah. Nak. Haf. Pet. Ürn. Eml. Oto Kira. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne atfı kabil kusur bulunmadığı, yine ... ... ile davalı ... arasında işçi işveren ilişkisi bulunmaması nedeniyle dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı ...

Başkanlığının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müteveffanın intihar ettiğine dair kesin nitelikte bir delil bulunmamasına rağmen, olayın intihar olarak değerlendirilmiş olmasının hatalı olduğunu, 20.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda da müteveffanın net bir şekilde nasıl öldüğüne ilişkin delil bulunmaması sebebiyle tazminat istemi yönünden soruşturmada maddi olgunun belirlenemediğinin, bilgi sahibi ...'ün beyanının, HTS telefon görüşmesi kayıtları ile ilgili çelişkili olduğunun, ... ...'ın aniden intihar etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığının, müteveffanın inşaattan atlamak suretiyle mi,

inşaattan düşmesi suretiyle mi ya da inşaattan itilmesi suretiyle mi düştüğüne dair kesin bir kanaat oluşmadığının ifade edildiğini, iş kazasının meydana gelmesinde işverenin iş sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini alma ve özen gösterme yükümlülüğüne aykırı davranışı ve ihmali olduğunu, somut olayda davalı şirket açısından kusursuz sorumluluk halinin olduğu , kaçınılmazlık durumunun değerlendirilmesi gerektiğini, eksik ve hatalı değerlendirme neticesinde davanın reddine karar verildiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğu iken, 4857sayılı Kanun'un 77. ve devamı bir kısım maddeleri 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 37. maddesiyle 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılmış olup 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yükümünü daha ayrıntılı bir biçimde düzenlemiştir.

2. Buna göre, 6331 sayılı Kanun’un "İşverenin Genel Yükümlülüğü" kenar başlıklı 4. maddesinde: "İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;

a)Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.

b)İş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.

c)Risk değerlendirmesi yapar ve yaptırır.

ç)Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu gözönüne alır.

d)Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışında ki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır." hükmü düzenlenmiştir.

3.Aynı Kanun’un 5 inci maddesinde de risklerden korunma ilkeleri düzenlenmiştir. Buna göre maddede, "İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur:

a)Risklerden kaçınmak,

b)Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek,

c)Risklerle kaynağında mücadele etmek,

ç)İşin kişilere uygun hale getirilmesi için iş yerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek,

d)Teknik gelişmelere uyum sağlamak,

e)Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek,

f)Teknoloji, iş organizasyonu çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek,

g)Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine öncelik vermek,

ğ)Çalışanlara uygun talimatlar vermek." hükmü yer almaktadır.

4.Görüldüğü üzere, işverenin çalışanlarla ilgili sağlık ve güvenliği sağlama yükümünün genel çerçevesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesinde çizilmiştir. Bu çerçevede işverenin, “çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü” olduğu belirtildikten sonra, yapacağı ve uymakla yükümlü bulunacağı birtakım esaslara yer verilmiştir. Bunun gibi 5. maddede, işverenin anılan yükümlülükle gerçekleştireceği korunma sırasında uyacağı ilkeler belirlenmiştir. 10. maddede ise işyerinde sağlık ve güvenlik sağlanırken, işverenin yapacağı risk değerlendirmesi çalışmasında dikkate almakla yükümlü bulunduğu hususlar belirlenmiştir (Hukuk Genel Kurulu’nun 09.10.2013 tarih 2013/21-102 Esas 2013/1456 sayılı kararı).

5.6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 ve 5. maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri, işverenin sorumluluğunu objektifleştiren kriterler olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan teknik iş güvenliği kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak, işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır.

6.Öte yandan, objektifleştirilen kusur, kusur sorumluluğunu kusursuz sorumluluğa yaklaştırsa da onu kusursuz sorumluluk haline dönüştürmez. Çünkü bu halde dahi işverenin sorumluluğu için kusurun varlığı şarttır. Kusurun objektifleştirilmesi kriterinin yanısıra, Türk Borçlar Kanunu’nun 417/2. maddesinin, Anayasa hükümleri ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesi kapsamında yorumlanması da işverenin sorumluluğunu oldukça genişletecektir.

7. Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda; işvereni zararlandırıcı olay nedeniyle sorumluluk halinden kurtaracak olan durum iş sağlığı ve güvenliği alanındaki ihmalleri ile oluşan zarar arasındaki uygun nedensellik bağının kesildiğini ispat etmekten ibarettir. Hukuk Genel Kurulunun 20.03.2013 tarih 2012/21-1121 E. 2013/386 sayılı kararında da belirtildiği üzere uygun nedensellik bağı üç durumda kesilebilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. Bu hallerden birinin varlığı halinde işverenin sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir.

8.Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işyerinde kepçe operatörü olarak çalışmakta olan ...'ın 10.5.2013 tarihinde inşaat alanında yüksekten düşmeye bağlı olarak vefat ettiği , Ankara 33 İş Mahkemesi 2020/43 Esas sayılı dosyasında açılan iş kazası tespiti davasında Mahkemece "Ankara Cumhuriyet Savcılığının takipsizlik kararında olayın intihar olarak değerlendirildiği, iş yerinde intiharın istikrar kazanmış yüksek yargı uygulamalarında iş kazası olarak değerlendirildiği "gerekçesiyle davanın kabulüne, davacılar miras bırakanı ...'ın 10.05.2013 tarihinde iş yerinde meydana gelen ölümünün iş kazasından kaynaklandığının tespitine karar verildiği ve kararın Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 2021/4507 Esas sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Davaya konu olayla ilgili olarak savcılık tarafından yürütülen soruşturma sonunda .." dosyada mevcut ölü muayene otopsi tutanakları, otopsi raporu, olay yeri inceleme raporu ve krokileri, tanık ...'ün beyanı, HTS raporu ve tüm dosya kapsamına göre ölen ...'ın çalışmakta olduğu inşaattan atlamak suretiyle künt genel beden travmasına bağlı iskelet sistemi kemik kırıkları ile karakterli iç organ ve büyük damar yaralanmalarından gelişen iç kanama ve medulla spinalis harabiyeti sonucu öldüğünün anlaşıldığı, olayda bir başkasının kusur yada kastının tespit edilemediği;

her ne kadar müşteki ve müşteki vekili şikayet dilekçelerinde olayın intihar olmayıp, intihar süsü verilen iş kazası olduğu, olay yeri incelenmesinde maktulün düştüğü yer de kan olmadığı, boyununda ve kafasında yüksekten düşmeye bağlı olabilecek unsurların bulunmadığı, maktulün üzerinde bulunan sigara paketinin hiçbir zarar görmediği ve içinde sigaralarının bulunduğu, yine cep telefonunun hiç zarar görmediği, olaya ilişkin inşaat görevlisinin sözlü beyanı dışında intihara dair delil bulunmadığı, olay yerine iş yeri görevlilerince müvekkili ve akrabalarının sokulmadığı, ifadesinde başvurulan ...'ün ifadelerinin gerçekçi olmadığı,

ölenin çalışmış olduğu projede iş yapan tüm şirketlerin tespit edilerek ilgili tüm yöneticilerin ve sorumlulularının cezalandırılması gerektiği belirtilmiş ise de; dosya kapsamına göre ölenin iş kazası sonucu öldüğüne dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı " gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, takipsizlik kararına davacı tarafından itiraz edildiği, Sincan 3.Ağır Ceza Mahkemesince itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.

Savcılık soruşturması kapsamında dosyaya eklenen olay görgü tespit kamera araştırma tutanağında, ".. blok no.lu inşaat dairesinin 16 katlı olduğu ve halen inşaat halinde olduğu, şahsın bu binanın arka kısmından zemine atlamış olduğu; olayın tanığının göstermiş olduğu zemine düştüğü yerde herhangi bir kan izi ve başkaca bir iz olmadığı, 16 katın her katı incelendiğinde herhangi bir iz ve delil olmadığı, şahsın kaçıncı kattan atladığının tespit edilemediği, şahsı inşaattan atlarken gören şahısların olmadığı, etrafta kamera sistemleri ve olayı gören başkaca tanıkların olmadığının" belirtildiği;

olayla ilgili olarak 10.05.2013 tarihli bilgi alma tutanağında ifadesi alınan ...'ün kendisinin inşaatta formen olarak çalıştığını, 10.05.2013 günü saat 08.05 sıralarında işyerinde çalıştığı sırada, aynı şirkette iş makinesi operatörü olarak çalışan işyeri arkadaşı ...'ın elinde su bidonu ile konteyner tarafına gittiğini gördüğünü, yaklaşık 4 dakika sonra kendisine ait cep telefonundan ...’ın kullandığı cep telefonunu aradığını ve nerede olduğunu sorduğunda;

..blokta olduğunu intihar edeceğini söylediğini, telefonu kapatınca şantiye içerisindeki görevlilere ...’ın intihar edeceğini telefondan söylediğini haber verdiğini, hep birlikte koşarak binanın çevresini kontrol ettiklerini, binanın arka tarafında ...’ı yerde sırt üstü yatar vaziyette gördüklerini beyan ettiği, HTS kayıtlarında ...'e ait numaralı telefon numarasından ... ...'a ait telefon numarasının arandığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

Eldeki dosyada alınan 29.3.2022 tarihli kusur raporunda bilirkişi heyetince, olayın ne şekilde olduğunun belli olmamasından ötürü taraflara kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığı, kazazedenin inşaatın üst katına çıkışının engellenmemesi gibi durum üzerinden de işverene kusur izafe edilemeyeceği kanaatinin bildirildiği, 15.12.2022 tarihli kusur raporunda ... ...'ın işyerinde ekskavatör operatörü olarak çalışması nedeniyle inşaatın üst katlarında herhangi bir görevinin olmaması,

olay hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2013/67081 numaralı soruşturma sonucu düzenlenmiş olan 26.02.2014 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda dosya kapsamına göre müsnet suçun işlendiğine dair kamu davasının açılması için yeterli delillerin bulunmadığının belirtilmesi, yine dosya üzerinde yapılan incelemede, ...'ın işyerinde davalı ... Grup İnş. Taah. Nak... Ltd.

Şti.'nin ya da başka bir kişi ya da kuruluşun kasıtlı ya da ihmali bir eylemi ya da eylemsizliği sonucu düştüğünü gösterir delil bulunmaması nedeniyle olayın ...'ın kendi iradesi ile gerçekleşmiş olabileceğine dair görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.

İtiraz üzerine alınan 20.07.2023 tarihli raporda ise, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2013/67081 numaralı soruşturma sonucu düzenlenmiş olan 26.02.2014 tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararında belirtilen ifadeden savcılıkça yapılan soruşturmada maddi olgu belirlenmediği, bilgi sahibi ...'ün beyanı, HTS (telefon görüşmesi) kayıtlarında çelişki olması, kesin görgü tanığı olmaması nedeniyle ... ...'ın aniden intihar etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı,

davaya konu olayda ...'ın ölümünün künt genel beden travmasına bağlı olduğu dikkate alındığında, olayın somut olarak yüksekten düşmeye bağlı olarak meydana gelmiş olduğu, ... ...'ın aniden intihar etmesi hayatın olağan akışına uygun olmasa da olayın yüksekten düşmeyle meydana gelmesinin kuvvetle muhtemel olduğu, ... ...'ın çalışmakta olduğu inşaattan atlamak suretiyle mi, inşaattan düşmesi suretiyle mi ya da inşaattan itilmesi suretiyle mi düştüğüne yönelik kesin bir kanaat oluşmaması,

iş kazasının meydana gelmesinde işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alma ve özen gösterme yükümlülüğüne aykırı davranışı ve ihmalinin belirlenememesi nedeniyle davalıya kazazedenin işvereni olarak kusur atfetmenin mümkün olmadığı,

ancak iş makinesi operatörü ...'ın inşaat sahasında yüksekten düşmesi sonucu olduğu konumda bulunduğunun kabulü halinde işveren tarafından işin yürütümü sırasında iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığı konusunda geniş ve etkin bir denetim ve gözetim mekanizması oluşturulmamış, işyerinde yapılan çalışmaların çalışanların inisiyatifine bırakılmış, Kazalıya kaza anında yapmakta olduğu işe yönelik güvenli çalışma alışkanlığı kazandıracak şekilde eğitim verilmemiş ve yüksekten düşmeye yönelik toplu koruma önlemlerinin alınmamış olacağı dikkate alındığında davalı işverenliğin kusurlu olacağı,

kazazedenin de yüksekten düşme riskinin olduğu yerde şahsi güvenliğini korumada gereken dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle kusurlu olacağı fakat olayın nasıl gerçekleştiğine dair kesin bir kayıt olmadığından kusur dağılımı yapmanın mümkün olmadığı, dosya muhteviyatında bulunan savcılık soruşturması ve diğer bilirkişi raporlarındaki kabulle olayın ...'ın kendi iradesi ile gerçekleşmiş olabileceği kabul edildiğinde işverenin bir sorumluluğu bulunmadığı,

29.03.2022 tarihli bilirkişi Heyet raporunda ve 15.12.2022 tarihli bilirkişi Heyet raporunda belirtilen olayın ...'ın kendi iradesi ile gerçekleşmiş olabileceği kanaatine Savcılıkça yapılan soruşturmda maddi olgu belirlenmemesi, bilgi sahibi ...'ün telefon görüşmesi beyanında çelişki olması, kesin görgü tanığı olmaması ve ... ...'ın aniden intihar etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması nedeniyle katılmadıklarına dair görüş beyan edilmiştir.

9. Davaya konu zararlandırıcı sigorta olayının nasıl gerçekleştiği konusunda yeterli delilin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla; olayın gerçekleşme şeklinin tespiti açısından davaya konu olayla ilgili Cumhuriyet Savcılığı nezdinde düzenlenmiş soruşturma dosyasında ve iş kazası tespiti davasında dinlenmiş olan tanıkların ve kaza anında inşaatta çalışması bulunan işçilerin beyanları alınarak müteveffanın çalışmakta olduğu inşaattan atlamak suretiyle mi, inşaattan düşmesi suretiyle mi vefat ettiği konusundaki belirsizliğin giderilmesi yönünden gerekli araştırmanın yapılması,

savcılık dosyasında bahsi geçen HTS kayıtları dosya arasına getirtilerek aramanın hangi saatte yapıldığının tespit edilmesi, intiharın varlığına ilişkin maddi vakıalar bu şekilde değerlendirilerek olayın gerçekleşme şekli tespit edildikten sonra,

davacı sigortalı ve davalı işverenlerin alması gereken önlemlerin neler olduğu hangi önlemlerin alınıp hangilerinin alınmadığı noktasında somut tespitlere dayalı yukarıda açıklanan ilkelere uygun şekilde kusur oran ve aidiyetini belirleyecek ve raporlar arasındaki çelişkileri giderecek mahiyette kusur raporunun düzenlenmesi için dosyanın iş kazasının gerçekleştiği alanda uzman A sınıf iş güvenliği uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak heyete tevdi edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde bu aşamada bozma sebeplerine göre davacıların temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin istinaf başvurularının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmalıdır.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/16173, K. 2025/8925, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/16173
Karar No
2025/8925
Tarih
26 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/16221 K.2025/7472
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/16226 K.2025/9850
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/16245 K.2025/7691
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/16247 K.2025/7408
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/16258 K.2025/7438
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/16269 K.2025/7627

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.