KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/7391 E., 2024/11010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/125 E., 2022/309 K.
Karar Metni
559 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen ödeme emrinin iptali istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı vekili, müvekkiline zarfı üzerinde herhangi muhatap ismi bulunmayan bir zarf ile bir grup ödeme emrinin gönderildiğini, müvekkilinin adına ödeme emirlerinin düzenlendiğini, müvekkilinin böyle bir şahsi borcu olmadığını, ödeme emirlerinin dava dışı ... Tekstil Day. Türk Malı Bas. Yayın Sos. Hlz. Paz. Tic. ve San. A.Ş'nin borçlan nedeniyle ve şirkette hissedar olmasından dolayı yapılmış ise davacının bu borçlardan sorumluluğunun olmadığını, 0000075 sayılı takip kart ile gönderilen tüm ödeme emirlerinin davacı yönünden iptalini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... Tekstil Day. Türk Malı Bas Yayın. Hiz. Paz. Tic. ve San. A.Ş'nin prim ve sair borçlarından dolayı 6183 sayılı Kanun gereği; 2005/... numaralı icra takip dosyasının açıldığını, adı geçen şirketin yönetim kurulu üyesi davacı ... aleyhine 6183 sayılı Kanun'un 55. maddesine göre ödeme emri düzenlenip gönderildiğini, şirket yönetim kurulu üyesi davacı müvekkilin Kuruma karşı sorumlu olduğunu, düzenlenen icra takibi işleminde usule ve yasaya aykırı bir durum olmadığı beyanıyla açılan davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Özetle; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Daire tarafından, "... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 389. (HMK’nın 298.) maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Yukarıdaki maddi ve hukuki olgular ile somut hüküm birlikte değerlendirildiğinde, hükümde, davacının her bir ödeme emri yönünden sorumlu olduğu dönem ve borç miktarlarının ayrı ayrı belirtilmesi gerekirken, infaza elverişli olmayacak şekilde, sadece sorumlu olunan dönemlerin gösterilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir..." gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi, 438. maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439. maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7391, K. 2024/11010, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama