KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/11469 E., 2025/14353 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/409 E., 2025/179 K.
Karar Metni
1.028 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 03.08.1989 Kültür Turizm Bakanlığı ... Arkeoloji Müzesi Müdürlüğünce ... İli Meram ilçesi ...
Mahallesinde yürütülen arkeolojik kazısında hizmet akdiyle çalışmaya başladığını ancak 03.08.1989 tarihli hizmetinin SSK tespit kısmında görünüp de hizmetinde gözükmemesi nedeniyle 25.03.2021 tarihinde Kuruma başvuruda bulunduğu, Kurumun 07.04.2021 tarihli cevabi yazısı ile dönem bordrosu verilmediğinden bahisle 03.08.1989 tarihli çalışma başlangıcı olarak kabul edilemeyeceği, Kültür İl Müdürlüğü ile görüşüldüğü,
davacı ve beraber çalıştığı diğer arkadaşlarının işe giriş bildirgelerinin verildiği gibi 4 aylık bordrolarında davalı Kuruma verildiğini ve davacıya ait puantaj kayıtları ile ücret bordroları onaylı birer suretleri verilmiş davacı ile birlikte çalışan ... isimli işçinin de ...
3. İş Mahkemesinin 2017/70 Esas sayılı dosya üzerinden açtığı davada SSK dönem bordrosunda davacınında çalışmasını bildirdiği görüldüğü, davacının 03.08.1989 tarihli bildirgeye göre, bu tarihte bir gün çalıştığının ve bu çalışmasının prim ödeme gün sayısına dahil edilmesini, sigortalılık başlangıcının 18 yaşını doldurduğu 30.03.1993 tarihi olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili; öncelikle zamanaşımı itirazında bulundukları, davacının açmış olduğu tespit davası süresinde açılmamış ve dava zamanaşımına uğradığı, bahse konu işyerinin 1989 yılı dönem bordrolarının verilmediği sigortalıya ait sigorta bildirimi yapılmadığı, Kurumun usul ve yasaya aykırı herhangi bir işlemi bulunmadığı beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2022 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacı adına Kurum kayıtlarına 24.08.1989 tarihinde intikal eden işe giriş bildirgesi geçerli kabul olunarak işe giriş tarihi 03.08.1989 esas alınarak davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşının ikmal ettiği 30.03.1993 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.05.2024 tarihli kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.05.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,"... Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, ...
Arkeoloji Müzesi-Arkeolojik kazı ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden davacı adına 03.08.1989 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, arkeolojik kazı mahiyetli işyerinin 01.08.1965-14.07.1994 tarihleri arası Kanun kapsamında olduğu, işyerinden hiç dönem bordrosu verilmediğinin Kurumca bildirildiği,
öte yandan davalı işveren Kültür Bakanlığı tarafından davacının da isminin bulunduğu 1989/8. ayına ait davacı imzası bulunmayan ve davacının 6,5 gün çalışmasına ilişkin ücret bordrosu, yine aynı döneme ait davacının imzasının bulunmadığı ve davacının 6,5 gün çalışmasının bulunduğu puantaj cetveli ile davalı Kuruma giriş tarih, kaşe, imza vs. olmayan, davacının da adının bulunmadığı 1989/2. dönem bordrosunun gönderildiği, davacı tanıkları olarak yukarıda belirtilen imzasız ücret bordrosu ve puantaj cetvelinde adı bulunan kişilerin dinlendiği,
dosya içine tanık olarak beyanı alınmayan ancak 19.08.1989 tarihli işe giriş bildirgesine istinaden sigorta başlangıcı istemli olarak ...
3. İş Mahkemesinde E.2017/70 sayılı dosyası üzerinden dava açan ve talebi kabul edilerek kararı kesinleşen ...'a ait dosyanın işbu dosyanın içine alındığı, davacının ve dinlenen tanıkların hangi kazı işinde çalıştıkları konusunda beyanları alınmadığı, buna göre Mahkemece bu kazı işinin hangi tarih aralığında yapıldığı ve bu kazı çalışmalarına ilişkin kayıtların araştırılmadığı böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Buna göre, Mahkemece davacının da beyanı alınmak suretiyle hangi yerdeki hangi arkeolojik kazıda çalıştığı belirlenmeli, bu kapsamda davalı işverenden dava konusu dönemde belirlenen kazı çalışmasının olup olmadığı işle kazı çalışmasına katılanların listesi istenilmeli, bildirilen isimlerin tanık olarak beyanlarına başvurulmalı, öte yandan dava konusu dönem için belirlenecek kazı çalışmasına ilişkin davalı SGK'ya bordro verilip verilmediği davalı Kültür Bakanlığından sorulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle,
sonucuna göre bir karar verilmelidir...." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının 03.08.1989 işe başlama tarihli bildirgesinin ... sicil nolu ... kazısı arkeoloji müzesi tarafından kuruma verildiği, bildirgenin 24.08.1989 tarihinde kurum kayıtlarına intikal ettiği, bildirgedeki sigortalı kimlik bilgilerinin davacının kimlik bilgileri ile uyumlu olduğu, davalı kurumca dönem bordrosu verilmediği gerekçesiyle bu işyerinden bildirilen hizmetlerin geçerli sayılmadığı ve sigortalılık başlangıcı 03.08.1989 olarak kabul edilmediği,
taraflar arasındaki ihtilafın davacıya ait kurum kayıtlarına 24.08.1989 tarihinde intikal eden işe giriş bildirgesine geçerlilik tanınıp tanınmayacağı noktasında toplanmakta olup, işverence sunulan puantaj cetveli incelendiğinde davacının 1989 yılı Ağustos ayında 6.5 günlük hizmeti karşılığı kesintilerden sonra net 44.724 TL ücret aldığı, ücretinden sigorta prim kesintisi yapıldığı, davacı ve aynı zamanda dönem bordro tanığı sıfatı taşıyan tanıkların davacı ile beraber ...
Arkeoloji kazı işlerinde 19 89... . ayında vasıfsız işçi olarak birlikte çalıştıklarını beyan ettikleri, tanıklara ait dava dışı işyerinden kuruma işe giriş bildirgesi verildiği görülmekle, davacının işe giriş bildirgesinin verildiği ... arkeoloji kazı işi ile ilgili olarak 03.08.1989 yılında fiilen çalıştığı, ücretini aldığı,
sigorta primi kesildiği anlaşıldığından bu tarihli bildirge geçerli sayılarak davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 30.03.1993 tarihi olduğunun kabulü gerekmiş...." gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacı adına Kurum kayıtlarına 24.08.1989 tarihinde intikal eden işe giriş bildirgesi geçerli kabul olunarak işe giriş tarihi 03.08.1989 esas alınarak davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşının ikmal ettiği 30.03.1993 tarihi olduğunun tespitine, 03.08.1989 tarihindeki bir gün süreli çalışmanın prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine ,karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, fiili çalışmanın ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/11469, K. 2025/14353, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama