KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/3801 E., 2026/1253 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2026
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3209 E., 2024/4140 K.
- İlk derece mahkemesi
- Karşıyaka 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/254 E., 2024/426 K.
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirkete ait iş yerinde mevsimlik işçi olarak 23.09.1998 Tarihinden itibaren 97 gün çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının davalı şirkette 20.09.1999 tarihinde çalışmaya başladığını, davacının çalışmasının bildirilen süre kadar olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf başvurusunun reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili: Tanık beyanları ile çalışmanın kanıtlandığını, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddinin yerinde olmadığını beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/3801, K. 2026/1253, 11 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama