KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3802 E., 2026/927 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2026
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/578 Esas, 2025/707 Karar
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
vekili Avukat ...
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
2024/60 E., 2025/33 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile ... arasında kurulan bayilik sözleşmesi ile davacı şirketin ... markasının bayisi ve Türkiye' deki tek distribütörü olduğunu, somut olayda davalı tarafından kurulan...(...) isimli kulüp ile bu kullanıcı isimli instagram hesabı üzerinden ... marka araçların yetkili ve sözleşmeli servisi gibi lanse edilerek paylaşımlarda bulunulduğunu, bu markanın görsellerine ve yine araç görsellerine paylaşımlarında yer verildiğini, ilgili kişi tarafından ... markası ile ... logosu doğrudan kullanılmak suretiyle tekstil ve tasarım işine girişildiğini,
... logolu kıyafetler satılarak bu kıyafetlerden büyük bir gelir elde edildiğinin tespit edildiğini ileri sürerek davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve tecavüzün men'ine, davalının haksız eylemleri nedeniyle davacının uğradığı yoksun kalınan kâr başta olmak üzere uğramış olduğu zararlara binaen 100,00 TL maddi tazminatı faizi ile beraber davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... ibareli markanın Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde dava dışı .../Birleşik Krallık tabiyetindeki şirket adına tescilli olduğu, davacının ise ... ...Limited (...) ile 2015 yılında bayilik hizmet sözleşmesi akdettiği, ancak sözleşme içeriği incelendiğinde, davacı şirketin Türkiye'de münhasır lisans hakkı sahibi olduğuna,
marka hakkı sahibi adına Türkiye'de tescilli olan ... markalarının kullanımı hususunda inhisari lisans sureti ile marka hakkı sahipliğini üzerinde barındırdığına ve markaların tescili hak sahibi olan ......Limited adına üçüncü kişilerin marka hakkı ihlalinden doğan fiil ve eylemlerine karşı dava yoluna başvurma hakkı bulunduğuna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, aksine anılan sözleşmenin 12.1 numaralı tanıtım maddesi uyarınca davacı şirketin münhasır olmayan bir marka kullanım hakkına sahip olduğu, dolayısıyla davacının dava açarken davacıdan izin aldığına dair belge sunmadığı,
marka hakkının ihlal edildiği iddiasıyla önleme ve tazminat davası açamayacağı, dolayısıyla aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından husumet yokluğu gözetilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve maddi tazminat talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3802, K. 2026/927, 11 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama