KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2022/8585 E., 2025/1790 K.
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2025
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/956 E., 2020/717 K
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
349 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2019 tarihli ve 2018/57 Esas, 2019/105 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1,158/3 ve 53. maddesi uyarınca 4 yıl 6 ay hapis ve 90.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
34. Ceza Dairesinin, 23.12.2024 tarihli ve 2020/956 Esas, 2020/717 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde: sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın kastının bulunmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmasına rağmen verilen beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de;
mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.