Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/3870 E. , 2025/351 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/58 E., 2016/83 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanığın ve müdafiinin yokluğunda verilen hükümlere ilişkin 19.02.2016 tarihli gere
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/3870 E. , 2025/351 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/58 E., 2016/83 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanığın ve müdafiinin yokluğunda verilen hükümlere ilişkin 19.02.2016 tarihli gerekçeli kararın sanığa ve müdafiine ayrı ayrı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre 10.03.2016 ve 18.03.2016 tarihlerinde tebliğ edildiği, bu tebliğ işlemlerinin geçersizliği öne sürülse dahi 7201 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanık müdafiilerinin 18.03.2024 tarihli dilekçe içeriğine göre sanığın gerekçeli karara bir başka ilamının infazı nedeniyle yakalandığında 11.06.2023 tarihinde muttali olduğu, kaldı ki sanığa yapılan tebligatın aynı adresteki annesine usulüne uygun da tebliğ edildiği, sanığın tebligatın dışında karara da muttali olması karşısında müdafilerinin 18.03.2024 tarihli dilekçeyle, eski hale iade talepli temyiz dilekçesi sunmalarının açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu anlaşılmakla, sanığın ve müdafiinin yokluğunda verilen ve sanığın aşamalarda muttali olduğu tespit edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunulduğu, hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığından, sanık müdafilerinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve özel belgede sahtecilikten sanığın ve müdafiinin yokluğunda 19.02.2016'da mahkûmiyet hükümleri kurulmuş, gerekçeli karar 2016'da Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Sanık başka bir ilamın infazı için 11.06.2023'te yakalandığında karardan haberdar olmuş, müdafileri 18.03.2024 tarihli dilekçeyle eski hale getirme talepli temyiz başvurusu yapmıştır.
Hukuki İlke: Tebligat Kanunu'nun 32/1. maddesi uyarınca usulüne aykırı tebligat dahi muhatap tebliğe muttali olmuşsa geçerli sayılır; karara yakalanma sırasında muttali olan sanığın, öğrenmeden aylar sonra eski hale getirme talepli temyiz başvurusu yapması açıkça hakkın kötüye kullanılmasıdır ve bir haftalık yasal süre geçtikten sonraki istem reddedilir.
Uygulama Sonucu: Sanık müdafilerinin süresinden sonra yapılan temyiz istemi, hüküm resen temyize de tabi olmadığından 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği esasa girilmeksizin oy birliğiyle reddedildi.
Dava Strateji Notu: Yoklukta verilen kararlarda müvekkil karara fiilen muttali olduğu anda (örneğin infaz için yakalandığında) temyiz süresi işlemeye başlar; müdafi bu tarihten itibaren bir hafta içinde başvurmalıdır, çünkü bu emsal aylar sonra sunulan eski hale getirme talebinin hakkın kötüye kullanılması sayılarak reddedildiğini göstermektedir.