Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/4095 E. , 2024/12598 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerek
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/4095 E. , 2024/12598 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/550 Esas, 2016/191 Karar sayılı ilâmı ile sanık hakkında yargılama konusu suçtan verilen beraat kararının katılan vekilince temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 08.01.2024 tarihli ve 2021/27640 Esas, 2024/14 Karar sayılı bozma ilâmıyla; "... sanık hakkında (suça konu) bu senetler ve beraberinde verilen diğer senetler nedeniyle Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/291 Esas sayılı dava dosyası üzerinden resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davasının devam ettiği anlaşılmakla, bahse konu dava dosyası getirtilerek davaların birleştirilmesi hususu değerlendirilmeden ve senetlerde cirosu bulunan Murat Karaağa'nın beyanına başvurulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi" nedeniyle bozma kararı verildiği, Mahkemece bozma sonrası yeni esasa kaydedilen dava hakkında tensip zaptı ile kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği anlaşılmakla, 1412 sayılı CMUK'un 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326/2 maddesi gereği hükmün aleyhe bozulması hâlinde davaya yeniden bakacak Mahkemece sanıktan bozmaya karşı diyeceklerinin sorulmasında zorunluluk bulunmasının yanı sıra her ne kadar zamanaşımı dava şartı ise de Yargıtay mezkûr bozma ilâmı içeriği karşısında sanığa atılı suçun vasfının aleyhe değişme ihtimalinin bulunduğu gözetilerek bozma ilâmının gerekleri yerine getirildikten sonra suç vasfının tespit ve tayini yoluna gidilerek sanığın hukuki durumunun tespit ve tayininde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden sanık hakkında açılan kamu davasının, tensiben zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan şirket vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Antalya'da senetlere dayalı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik iddiasıyla yargılanan sanık hakkında ilk derece mahkemesi beraat kararı vermiş; katılan vekilinin temyizi üzerine karar, Bakırköy 8. Ağır Ceza'da devam eden ilişkili dava ile birleştirme değerlendirilmeden ve senette cirosu bulunan tanığın beyanı alınmadan verildiği için bozulmuş, bozma sonrası mahkeme davayı zamanaşımından tensiben düşürmüştür.
Hukuki İlke: Zamanaşımı bir dava şartı olsa da, bozma ilamı sanığa yüklenen suçun vasfının aleyhe değişme ihtimalini taşıyorsa, mahkemenin önce bozma gereklerini yerine getirip suç vasfını tespit etmesi ve sanığın hukuki durumunu belirlemesi zorunludur; ayrıca aleyhe bozma halinde CMUK 326/2 uyarınca sanıktan bozmaya karşı diyecekleri sorulmalıdır.
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: Aleyhe bozmadan sonra mahkemenin doğrudan zamanaşımından düşme kararı vermesi halinde katılan vekili, suç vasfının ağırlaşabileceğini ve diyecek sorma zorunluluğunun atlandığını ileri sürerek düşme kararını temyiz edebilir; birleştirilmesi gereken bağlantılı dosyaların araştırılmadığı da eksik inceleme gerekçesi olarak kullanılabilir.