Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/526 E. , 2024/11524 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2023 tarihli ve 2022/63023 Soruşturma, 2023/21894 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Küçükçekmece 1. Sulh Ceza Hakim
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/526 E. , 2024/11524 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2023 tarihli ve 2022/63023 Soruşturma, 2023/21894 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Küçükçekmece 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 08.09.2023 tarihli ve 2023/7039 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 08.09.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 19.12.2023 tarihli ve 2023/26004 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2024 tarihli ve KYB-2023/138571 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2024 tarihli ve KYB-2023/138571 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekilerin 06/10/2022 tarihli şikayet dilekçelerinde ve ifadelerinde özetle, şüpheli...'nin çalıştığı şirketin Apple firması ile anlaştığından ucuz fiyata cep telefona getirdiğini söylemesi üzerine müşteki Sinan'ın 4 adet İphone 13 promax, müşteki Kader'in 8 adet İphone 13 promax cep telefonunu tanesi 5.700,00 Türk lirasından sipariş verdikleri, müşteki Sinan'ın 22.800,00 Türk lirası, müşteki Kader'in 35.000,00 Türk lirası parayı şüpheli ...'nin banka hesabına transfer etmelerine rağmen cep telefonlarının şüpheli tarafından teslim edilmediği gibi para iadesi konusunda şüphelinin kendilerine sahte banka dekontu göndererek aldattığını, ayrıca şüpheli ...'nin ürünlerin teslimine ilişkin yetkili kişi olarak söylediği Murat isimli bir kişi ile telefon ile kendilerini görüştürerek kendilerini oyaladığını belirterek adı geçen şüpheliler haklarında şikâyette bulunulması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, taraflar arasındaki ilişkinin özel hukuk hükümlerine dayanan hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu gerekçesiyle Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Dosya kapsamına göre, müşteki Kader tarafından şikayet dilekçesi ekinde sunulan şüpheli ... ile yaptığını iddia ettiği yazışmaların tespit edilmesi, şüpheli ...'nin söz konusu yazışmaları da kapsayacak şekilde detaylı beyanın alınması, bu yazışmaların şüpheli ... ile müşteki Kader arasında yapıldığının tespit edilmesi durumunda şüpheli tarafından para iadesine dair banka dekontunun gerçek olup olmadığı hususunun ilgili bankadan sorularak araştırılması, Ziraat Bankası tarafından 16/01/2023 tarihli yazı ekinde gönderilen hesap hareketleri kapsamında, müştekiler tarafından yapılan para transferleri sonrası şüpheli ... tarafından yapılan para gönderme işlemlerinin muhatabı iş yerlerinden ilgili para transfer işlemlerinin hangi ilişkiye dayalı olarak gerçekleştirildiğinin araştırılması, müştekilerin telefon ile görüştüklerini iddia ettiği Murat isimli 0505 ***92 23 telefon numara kullanıcısının tespit edilerek ifadesinin alınması, bunların yanısıra olayın aydınlatılmasına yarar diğer delillerin toplanmasının ardından yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüpheli ...'un, çalışmış olduğu şirketin Apple markası ile anlaşma yaptığını ve piyasa fiyatının altında cep telefonu temin edebileceğini söylemesi üzerine, şikayetçiler tarafından telefon bedellerinin banka yoluyla şüpheliye gönderildiğinin ancak ürünlerin teslim edilmediğinin, şikayetçilerin çeşitli bahanelerle sürekli oyalandığının, şüphelinin Murat isimli bir kişi ile şikayetçileri görüştürdüğünün ve bu kişinin, telefonların kargoda takıldığını söylemesine rağmen aradan geçen süre zarfında şüpheliye ulaşılamadığının, bununla birlikte; para iadesi yapacağını söyleyen şüphelinin, şikayetçilere sahte banka dekontu gönderdiğinin, bu şekilde şüphelinin haksız menfaat temin ettiğinin iddia olunması karşısında; dosyada mevcut yazışmaların incelenerek gerekirse yazışmalar doğrultusunda şüphelinin yeniden beyanına başvurulması, şüphelinin herhangi bir yerde çalışıp çalışmadığının, işyerinin bu şekilde bir anlaşma yapıp yapmadığının belirlenmesi, ifadelerde geçen telefon numarası sahibi ile Murat isimli kişinin araştırılarak beyanına başvurulması, şüpheli tarafından yapılan herhangi bir iade işleminin bulunup bulunmadığının ve bu doğrultuda gönderilen banka dekontunun sahte olup olmadığının tespit edilmesi, sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşup oluşmayacağının takdir ve tayin edilmesi gerekirken, şüpheli ...'un sonradan dosyaya giren 15.06.2023 tarihli, "...şikayetçilerden ... ile uzlaştığı ve parasını iade edeceği..." yönündeki beyanı da değerlendirilmeden, "...taraflar arasındaki ilişkinin hukuki nitelikteki anlaşmazlık olduğu..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Küçükçekmece 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 08.09.2023 tarihli ve 2023/7039 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2024 tarihinde karar verildi.