Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/531 E. , 2024/11108 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2022 tarihli ve 2022/152236 Soruşturma, 2022/76211 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.03
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/531 E. , 2024/11108 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2022 tarihli ve 2022/152236 Soruşturma, 2022/76211 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.03.2023 tarihli ve 2023/1215 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 07.03.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.12.2023 tarihli ve 2023/27288 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2024/1598 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2024/1598 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, müştekinin sosyal medya üzerinden tanıştığı şüpheli ile arkadaş olarak görüştükleri, müştekinin, oğlu ve yeğenleri için süpriz tatil planı yaptığını şüpheli ile paylaşması üzerine, şüphelinin ETS Tur'da arkadaşının olduğunu rezervasyon yaptırabileceğini söylemesi üzerine Kuşadası Aqua Fantezi Park Otel'den 5-6-7 Ağustos 2022 tarihlerinde geçerli olmak üzere 800,00 Euro karşılığında rezervasyon yapıldığını ve bu bedelin müştekinin şüphelinin hesabına gönderdiği, geçen zaman içerisinde müştekinin kredi ihtiyacını olduğunu belirttiği şüphelinin yine kendisine kredi çıkartabileceğini söyleyerek çeşitli tarihlerde para istediğini ve müştekinin bu bedelleri gönderdiği olayla ilgili olarak toplamda 1.600,00 Euro ödeme yapan müştekinin, şüphelinin kendisini sürekli oyaladığını, otel rezervasyonunun olmadığını, kredi işlemlerini gerçekleştirmediği gibi parasını da iade etmediğini belirterek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davası açmaya yeterli delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, Şüpheli'nin alınan ifadesinde, telefon numarasını bilmediği samet isimli arkadaşından otel rezervasyonunu yaptırdığını rezervasyon için gelene mesajı da müştekiye gönderdiğini, kredi işlemlerine ilişkin olarak da, müştekinin kredi çekemediğini, kendisinin de kredi çekip müştekiye gönderebilmesi için mevcut kredisini ödemesi gerektiğini söylemesi üzerine, kendisine 16.000,00 Tl gönderdiğini ve kredi borcunu kapattığını, takiben Akbank Girne Şubesine kredi müracaatında bulunduğunu ancak kendisine kredi çıkmadığını beyan etmiş ise de; müştekinin otel rezervasyonuna ilişkin olarak bedeli aldıktan sonra müştekiye rezervasyonun yapıldığı mesajının atılması ve müştekinin zor durumda olduğundan bahisle kredi çıkarmak bahanesiyle menfaat temin edildiği olayla ilgili olarak, şüphelinin, müştekiyi hileli hareketlerle kandırarak haksız menfaat elde ettiğinin anlaşılması karşısında, şüphelinin üzerine yüklenen dolandırıcılık suçunu işlediği hususunda mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve bu delillerin mahkemesince takdir edilip, değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçinin alınan beyanında; Almanya'da yaşadığını, zaman zaman tatil amacıyla Türkiye'ye geldiğini, şikayetçinin sosyal medya üzerinden kendisine ulaşarak mesaj gönderdiğini ve konuşmaya başladıklarını, tatil planı yaptığını şüpheliye söylemesi üzerine, ETS Tur'da arkadaşı olduğunu söyleyen şüphelinin rezervasyon yapabileceğinden bahisle ödeme talep ettiğini ve Western Union yoluyla şüpheliye 800,00 Euro para gönderdiğini, bununla birlikte; Türkiye'den kredi çekmek istediğini de belirtmesi sonrası, şüphelinin kendisine bankalardan araştırma yaptığını, kredi çekebileceğini söyleyerek, dosya masrafı adı altında para talep ettiğini ve bu paraları da aynı yöntemle şüpheliye gönderdiğini, bu kez şüphelinin kredi çıkmadığını, ancak kendisinin kredi çekerek parayı ödeyebileceğini belirtip bir miktar daha para göndermesini sağladığını, şüphelinin mesaj yoluyla tatil rezervasyon numarasını göndermesine rağmen, ETS Tur ile yaptığı görüşmede herhangi bir rezervasyonun olmadığını öğrendiğini, şüpheli ile telefon üzerinden ve bir kez de görüntülü konuştuklarını, fiziken yüz yüze gelmediklerini, hileli hareketlerle haksız menfaat temin eden şüpheliden şikayetçi olduğunu söylemesi, şüphelinin alınan ifadesinde; şikayetçi ile 2022 yılı Haziran ayında İnstagram isimli sosyal medya uygulaması üzerinden tanıştıklarını, telefon ile mesaj ve görüntülü konuşma yoluyla sohbete devam ettiklerini, tatil için gönderilen parayı çekmesine rağmen tatil rezervasyonunu açık kimlik bilgilerini bilmediği Samet isimli kişiye yaptırdığını ve bu kişiye ulaşamadığını, yine şikayetçinin gönderdiği paralar ile kendi kredi borcunu kapattığını ancak 300.000,00 TL kredi başvurusunda bulunmasına karşın kredinin çıkmadığını, şikayetçinin kendisine gönderdiği toplam 1.450,00 Euro parayı ödemek ve şikayetçinin mağduriyetini gidermek istediğini belirtmesi, dosyada mevcut dekont suretleri ile yazışma içerikleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde, şüpheli hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu ve atılı suça ilişkin delillerin takdir ve değerlendirilmesinin mahkemesince yapılması gerektiği anlaşılmakla; "...suçlamayı kabul etmeyen şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair kamu davası açmaya yeterli delil bulunmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.03.2023 tarihli ve 2023/1215 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.