İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/5326 Karar: 2025/3817 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/5326 K.2025/3817

11. Ceza Dairesi 2024/5326 E. , 2025/3817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.11.2022 tarihli ve 2021/247101 Soruşturma, 2022/173469 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğinin,

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/5326 E. , 2025/3817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.11.2022 tarihli ve 2021/247101 Soruşturma, 2022/173469 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğinin,

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/5326 E. , 2025/3817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.11.2022 tarihli ve 2021/247101 Soruşturma, 2022/173469 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.02.2023 tarihli ve 2023/668 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.02.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2023/29457 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96225 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96225 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre; müştekinin 18/11/2021 tarihli dilekçesi ile araç kiralama amacıyla Mais firması ile internet sitesi üzerinden iletişime geçmesi üzerine kendisine bildirilen ... hesap numarasına araç kiralama ve provizyon bedeli olarak 950,00 Türk lirası göndermesine rağmen araç kiralama hizmetini yerine getirmeyen kişiler hakkında dolandırıcılık suçunu işlediklerinden bahisle şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma sonucunda, müştekinin söz konusu bedeli gönderdiği hesap sahibinin şüpheli ... olduğunun tespit edildiği, şüpheli ...'nın alınan savunmasında araç kiralamak isteyip dolandırıldığını, kimlik ve ehliyetinin ön ve arka yüzlerinin fotoğraflarını bu kişilere gönderdiğini ve karşı tarafın ... hesabına 500,00 ve 5.750,00 Türk lirası para gönderdiğini, gönderdiği kimlik bilgisi içeren belge fotoğrafların kullanılarak kendi adına hesap açılıp dolandırıcılık yapıldığını beyan etmesi nedeniyle, şüphelinin bu beyanlarının aksi yönünde delil elde edilemediği gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 23/11/2022 tarihli 09/01/2023 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Dosya içinde bulunan ... Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri ... Şirketinin 03/03/2022 tarihli yazısından müşteki tarafından ... ... numaralı hesap sahibi ... isimli şahsa aktarılan tutarın 8784 terminal numaralı ''...'' isimli ... ATM üzerinden gerçekleştirilmiş olduğu, ATM görüntülerinin ilgili ATM'nin bağlı olduğu şubeden temin edilebileceğinin belirtildiği halde bu yönde bir araştırma yapılmadan ve şüpheli ... hakkında benzer eylemleri sebebi ile başkaca açılmış soruşturma olup olmadığı tespit edilmeden, sadece şüphelinin yazılı savunmasının alınması ile yetinilerek karar verildiği anlaşılmakla, belirtilen hususların temin edilerek sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin araç kiralamak amacıyla internet üzerinden temin ettiği ve MAİS firmasına ait olduğunu düşündüğü telefon numarası ile Whatsapp yoluyla iletişime geçtiğinin, kendisine ait sürücü ve kimlik belgesinin fotoğraflarını karşı tarafa gönderdiğinin ve devamında kiralama bedeli olarak 950,00 TL paranın da bildirilen hesap numarasına yatırılmasına karşın, araç kiralama hizmetinin yerine getirilmediğinin ve dolandırıldığını anladığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; 0 538 (...) (..) (..) numaralı GSM hattının sahibi olduğu belirlenen ... isimli kişinin açık kimlik ve adres bilgileri belirlenerek şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınması, paranın çekildiği bildirilen ATM cihazının suç tarihine ait güvenlik kamerası görüntülerinin ilgili bankadan temin edilmesi suretiyle parayı çeken kişinin kimlik bilgilerinin tespitine çalışılması, paranın havale edildiği ... isimli elektronik ödeme sistemindeki hesap sahibi şüpheli ...'nın 5271 sayılı Kanun'un 148/5. maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından olayla ilgili yeniden ayrıntılı olarak beyanına başvurularak, kendisinin de araç kiralamak isterken dolandırıldığını belirtilen şüphelinin, bu savunmasını doğrulayacak bilgi ve belgelerin dosyaya ibrazının talep edilmesi, şüpheli hakkında benzer suçlardan başkaca soruşturmalar bulunup bulunmadığının ortaya konulmasından sonra sonucuna göre, gerçek fail/faillerin tespiti amacıyla dosyanın zamanaşımı süresi boyunca daimi aramaya alınarak soruşturmaya devam olunması hususunun da değerlendirilmesi gerekirken, "...yapılan soruşturma beyan belge ve delillerden şikayetçinin 950 TL tutarında havale gönderdiği hesabın kendi adına oluşturulmuş hesap olup, bu hesaptan para transferi yapılan hesap sahibi ...’nın da savunma anlatımının aksi yönde delil olmadığı, belirtilen hesapların para miktarı itibariyle kimlik teyidi olmaksızın beyana dayalı olarak oluşturulduğu ve ... kartlara gönderilen tutarların sınırlı limitte ATM’den çekme ve bazı market niteliğindeki işyerlerinden harcama olarak kullanılabildiği, açıklanan nedenlerle şüphelinin şikayetçiye yönelik suç niteliğinde eylemi belirlenmediği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.02.2023 tarihli ve 2023/668 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla